Haber Detayı

Yeğenlerine cinsel istismarda bulunmaktan en az 42 yıl hapsi istenen dayının tutuklanması talebi reddedildi
Türkiye cumhuriyet.com.tr
19/02/2026 10:05 (3 saat önce)

Yeğenlerine cinsel istismarda bulunmaktan en az 42 yıl hapsi istenen dayının tutuklanması talebi reddedildi

Ankara’ya ziyarete geldiği sırada 5 ve 8 yaşlarındaki yeğenlerine cinsel istismarda bulunmakla suçlanan sanığın yargılandığı davada tutukluluk talebi reddedildi. Sanığın adli kontrol tedbirinin devamına karar verilerek sonraki duruşma 14 Mayıs'a bırakıldı.

Ankara’da, 8 yaşındaki çocuğu Y.Ö.Ç’nin sünnet sonrası tedavisi sırasında yaşadıklarını Dayım bize böyle yaptı diyerek anlatması sonrası cinsel istismarı öğrendiğini söyleyen baba Fikri Çelik savcılığa şikayette bulunmuştu.

Sanık Özdemir'in çocuklardan birine yönelik eylemleri nedeniyle çocuğun cinsel istismarı suçundan en az 15, diğerine yönelik eylemleri nedeniyle de en az 27 yıl hapsi istendiği davanın ilk duruşması Ankara Batı 5.

Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya sanık Resul Özdemir SEGBİS üzerinden katılırken müşteki baba Fikri Çelik de salonda hazır bulundu.

Öte yandan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) avukatları da dosyaya katılma talebinde bulundular.

UCİM’in katılma talebi taraflara ilişkin husumeti bulunmaması nedeniyle reddedilirken Bakanlığın katılma talebi kabul edildi.

Duruşmada mağdur çocuğun ifadesi psikolog eşliğinde ayrı bir odada alındı. 10 TANE YEĞENİM VAR HEPSİYLE DE ARAM ÇOK İYİ SAVUNMASI Kimlik tespitlerinin ardından başlayan duruşmada sanık Resul Özdemir savunma yaptı.

Özdemir savunmasında şunları öne sürdü: “Biz, ablam çağırdığı için 2 yıl önce Şubat ayındaki 15 tatilde Ankara’ya gitmiştik annem ve diğer yeğenimle birlikte.

Burada bir aya yakın kaldık.

Yeğenlerimle aram iyidir benim. 10 tane yeğenim var hepsiyle de aram çok iyi.

Olay tarihinde de iyiydi.

Ben, iddianamedeki eylemlere benzer eylemlerde bulunmadım.

Benim 10 yeğenim var, niye öyle bir şey yapayım.

Hiçbir şekilde benim cinsel organımı görmüş olamazlar.

Ben onların özel bölgelerine dokunmadım.

Ablamla boşandığı için böyle iftiralar atıyor, çocuğu da yönlendiriyor.

Ablamla boşanma aşamasında aramızda husumet doğdu.

Başta abime iftira atacaktı, ben ona saldırınca bana bu iftirayı attı.

Boşanma davası açıldıktan bir gün sonra bu iftira atıldı.

Bizden bir talebi olmadı ama bizi sahte hesaplardan tahrik ediyor.

Fotoğraflarımı internette paylaşıyor.

Bu nedenle bana sürekli tehdit mesajları geliyor.

Can güvenliğim yok.

Bana aile içinde Can diye hitap ederler, yeğenlerim de beni Can diye biliyor.” SANIK, ŞİKAYETİMDEN VAZGEÇMEM İÇİN BENİ BIÇAKLADI Müşteki Fikri Çelik ise “Ben eve akşamları dönüyordum.

O yüzden şüphelenmedim böyle bir durumdan.

En son oğlumu tatile gönderdiğimde Elazığ'da oğlum dönmek istedi.

Ben bu olayı oğlumu sünnet ettirdikten sonra öğrendim.

Oğlumu aynı yılın Temmuz ayında sünnet ettirdim, belediyenin toplu etkinliği ile.

Eşim amcasının oğlunun düğünü olduğu için gelmedi sünnete.

Krem sürerken oğlum bana bu olayı anlattı.

Kızım Elazığ’daydı ben de hemen gittim kızımı almak için.

Bizim aramızda eşimle hiçbir sorun yoktu.

Bu olaydan sonra aramız bozuldu.

Ondan iki hafta sonra da boşanma davası açtım.Sanığın abisine iftira atacağım düşüncesi nereden çıktı ben anlamadım.

Ben boşanma davasından bir gün sonra şikayetçi olmadım.

Bu olayı boşanma davasından önce öğrendiğime yönelik kanıtları da sundum.

Yani boşanma olayıyla alakası yoktur bu durumun.

Benim bu olay öncesinde ne maddi ne de manevi bir talebim oldu.

Ancak onlar ‘kızı sana verelim, sen de şikayetini geri çek’ şeklinde pazarlık etmek istediler.

Bu isteklerini reddettim.

Sanık, şikayetimden vazgeçmem için beni bıçakladı.

Bu süreçte ben çocuklarımın her zaman yanında oldum, bıçaklandım, yuvam dağıldı ama.

Ben sanığın tutuklanmasını talep ediyorum” dedi.

Sanık Resul Özdemir avukatı, “Soruşturmanın başından beri çocuğun babası tarafından yönlendirildiğini düşünüyoruz” savunmasını yaptı.

Sanık vekilinin dinlenmesi talebinde bulunduğu M.B.Y, “Resul benim çocukluk arkadaşım olur.

Her zaman yan yanayız.

Aile dostuyuz.

Fikri Çelik’in geldiği gün Resul’un amcasının evindeki kavgaya şahit oldum.

Fikri’yi de ilk defa o zaman gördüm.

Resul’un abisine döndü ‘ben senin başına ne işler açacağım.

Çocuğuma tecavüz ettin’ dedi.

Resul ‘sen abime nasıl konuşursun’ dedi.

Ben de Resul’u tuttum.

Orada bağrış, çağrış oldu.

Sonrasında da Fikri taksiye binerek gitti” ifadelerini kullandı.

ÇOCUK ANNEYE VERİLİRSE SANIK İLE MAĞDUR ÇOCUK AYNI YERDE YAŞAYACAK Tanık beyanına karşı söz verilen müşteki Çelik, Anlattığı olay hakkında Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığına intikal etmiştir.

Tanık olay yerinde değildir, kendisini ilk defa burada görüyorum.

Bahsi geçen kişi orada yoktu.

Ayrıca kardeşlerden H. de orada değildi.

Hatta bu yönde amcası ve amca oğulları da bu doğrultuda ifade vermiştir” dedi.

Müşteki Çelik vekili Enes Doğan da şu savunmayı yaptı: Taraflar arasındaki ceza davası incelendiğinde tüm bu davalarda Resul Özdemir’in sanık tamamında Fikri Çelik’in müşteki olduğu ortadadır.

Mağdur çocuğun huzurda alınan ifadesi de diğer ifadelerle uyuşmaktadır.

Bu yaştaki bir çocuğun durduk yere dayısı hakkında böyle ithamlarda bulunması hayatın olağan akışına aykırıdır.

Tanık da ilk defa burada geçmektedir.

Huzurda dinlenen çocuğun velayeti anneye verildi.

Her an çocuk anneye verilebilir Elazığ 3.

Aile Mahkemesi tarafından.

Sanık Resul ile anne aynı yerde yaşamaktadır bir kilometre uzaklıkta.

Çocuk anneye verilirse sanık ile mağdur çocuk aynı yerde yaşayacak.

Bu yüzden sanığın tutuklu yargılanmasını talep ediyoruz.” TUTUKSUZ YARGILANMAYA DEVAM KARARI Cumhuriyet Savcısı mütalaasında, tutuklama talebinin reddini istedi.

Mahkeme Heyeti, sanık Özdemir’in adli kontrol tedbirinin devamına karar verdi.

Heyet, taraflar arasındaki diğer dava dosyalarının celbini isteyerek sonraki duruşmayı 14 Mayıs saat 11.00’e bıraktı.

BİZ ÇOCUKLARA İNANIYORUZ, ÇOCUKLARA GÜVENİYORUZ Duruşmayı takip eden Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) avukatlarından Yeşim Sağra, duruşma sonrası ANKA Haber Ajansı’na şu değerlendirmede bulundu: “Bugün gönüllülerimizle beraber 5 ve 8 yaşında istismara maruz kalan kardeşlerin davası için buradaydık. 8 yaşındaki çocuğumuz adli görüşme odasında yeniden dinlendi.

Çocuk aslında ikinci kez dinlenmiyor belki de sayısızca kez dinlendi.

Bugün onun bir kez daha mağdur edilişini duruşma salonunda izledik.

Duruşma salonunda izlediğimiz ifade ayrıntılıydı, netti, çelişkisizdi.

Çocuk İzlem Merkezi’nde verdiği ifadeyi çocuk tekrar etti.

Biz çocuklara inanıyoruz, çocuklara güveniyoruz.

Bugün o yüzden çocuğun yanındayız.

Çocukların bu kadar çelişkisiz ve ayrıntılı ifadeleri varken de tutuklu yargılanmayan sanıklar çocukları korkutuyorlar.

Bugün velayeti annesinde olan bir çocuktan bahsediyoruz ve annesi ile sanığın evinin arasındaki mesafe 1 kilometre.

Uzaklaştırma kararı olabilir ama bu kararı çocuklara anlatamayız.

O yüzden çocukların korkuları devam ediyor.

Şu aşamada çocuk hala bir adalet arayışı içinde ve ailecek bekliyorlar.

Taraflar arasında hala devam eden dosyalar var.

Bu dosyaları mahkeme celb etmek istedi. 14 Mayıs’ta bir karar çıkmasını umuyoruz.

Çocuklar zaten zorla konuşuyorlar.

Özellikle sünnet olduktan sonra babasına kendini anlatabilmiş.

Kardeşinin de istismara maruz kaldığını bir abi olarak o anlatabilmiş.

O yüzden bu kahraman çocukların arkasında millet olarak hep beraber durmamız gereken bir davayı izledik.

İlgili Sitenin Haberleri