Haber Detayı

Kamu Yöneticilerinin Sosyal Medya Kullanımı: Fırsatlar, Riskler ve Stratejik Öneriler
Prof. dr. levent eraslan tv100.com
19/02/2026 00:02 (1 saat önce)

Kamu Yöneticilerinin Sosyal Medya Kullanımı: Fırsatlar, Riskler ve Stratejik Öneriler

Beş dönem boyunca mülki idare amirleri eğitim programlarında yüzlerce kaymakam adayına; aynı zamanda İçişleri Bakanlığı müşavirlerine ve farklı kademelerdeki kamu üst yöneticilerine sosyal medya üzerine dersler verdim.

Neredeyse her konferansa aynı cümleyle başladım: “Sosyal medya sizin için hem çok güçlü bir iletişim fırsatı hem de yanlış yönetildiğinde ciddi sonuçlar doğurabilecek büyük bir tehlike alanıdır.” Yıllar geçti, platformlar değişti, etkileşim arttı; ancak bu cümlenin geçerliliği hiç azalmadı, aksine daha da güçlendi.Dün Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Valiler Buluşması’nda yaptığı değerlendirmeler, bu uyarının neden hâlâ ve hatta daha yüksek sesle yapılması gerektiğini açık biçimde ortaya koydu.

Sayın Cumhurbaşkanı, sosyal medya kullanımında ölçünün kaçabildiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:“Beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz.”Bu tespit, sahada birebir gözlemlediğimiz birçok örneğin kısa ve net bir özetidir.Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir diğer uyarısı ise meselenin özünü tartışmaya yer bırakmayacak biçimde ortaya koymaktadır:“Devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta.”Bu cümle, sosyal medyanın artık yalnızca bir iletişim mecrası değil; doğrudan devlet ciddiyetinin sınandığı bir alan hâline geldiğini göstermektedir.Bugün sosyal medya, kamu yöneticisi açısından klasik iletişim kanallarının çok ötesinde bir etkiye sahiptir.

Vatandaşla doğrudan temas kurma, yapılan hizmetleri anlatma, kriz anlarında doğru bilgiyi hızla yayma gibi önemli imkânlar sunar.

Ancak beğeni, etkileşim ve görünürlük motivasyonu ön plana çıktığında; kamusal sorumluluk yerini bireysel reflekslere bırakabilmektedir.

Eğitimlerde özellikle altını çizdiğim husus şudur: Sosyal medya, kamu yöneticisinin şahsi vitrininden çok, devletin aynasıdır.Sahada karşılaşılan temel sorunlardan biri, kişisel üslup ile kurumsal dil arasındaki sınırın giderek silikleşmesidir. “Benim kişisel hesabım” gerekçesi, kamuoyunda karşılık bulmamaktadır.

Çünkü vatandaş, paylaşıma değil; o paylaşımı yapan kişinin temsil ettiği makama bakmaktadır.

Bu nedenle sosyal medyada yapılan her paylaşım, niyetinden bağımsız olarak kurumsal bir anlam üretir.Sayın Cumhurbaşkanı’nın işaret ettiği tablo, aynı zamanda önemli bir uyarıdır: Devlet aklı; popülerlik arayışıyla değil, mesafe, soğukkanlılık ve tutarlılıkla görünür olur.

Her yoruma cevap vermek zorunda değilsiniz.

Her gündeme dâhil olmak bir zorunluluk değildir.

Bazen susmak, bazen geri çekilmek, bazen de tek cümlelik net bir açıklama yapmak; en etkili iletişim biçimi olabilir.Aşağıda yukarıda bahsettiğim eğitim programlarındaki notlarından hazırladım kısa  bilgileri de dikkatlerinize sunuyorumA) Kamu Yöneticileri Açısından Sosyal Medyanın ÖnemiSosyal medya platformları, kamu yöneticilerine üç temel alanda önemli avantajlar sağlamaktadır:-Doğrudan iletişim: Vatandaşın soru, talep ve beklentilerine aracısız ve hızlı geri dönüş imkânı-Şeffaflık ve hesap verebilirlik: Yapılan çalışmaların ve alınan kararların kamuoyuna doğrudan aktarılması-Kriz yönetimi: Kriz anlarında doğru bilgiyle spekülasyonun önüne geçilmesiÖzellikle X, Instagram ve YouTube gibi mecralar, kamuoyunun gündemi belirlediği ve yöneticilerden anlık ama ölçülü refleksler beklediği alanlar hâline gelmiştir.

Bu durum sosyal medyayı, kamu yönetimi açısından tali bir araç olmaktan çıkarıp stratejik bir iletişim alanına dönüştürmüştür.B) Karşılaşılan Temel Sorunlar ve RisklerKurumsal Dil SorunuKişisel üslup ile kurumsal dilin karıştırılması, devlet ciddiyetine zarar verebilmektedir.

Duygusal, sert veya polemik içeren paylaşımlar; yöneticinin şahsını değil, temsil ettiği kurumu ve devleti etkiler.Tarafsızlık ve Siyasallaşma RiskiKamu görevlilerinin güncel siyasi tartışmalara doğrudan taraf olarak katılması, anayasal tarafsızlık ilkesini zedeleyebilir ve kamuoyunda güven kaybına yol açabilir.Bilgi Güvenliği ve Yanlış BilgiTeyit edilmemiş bilgilerin paylaşılması, yanlış anlaşılmalara ve krizlerin büyümesine neden olabilmektedir.Dijital Linç ve ProvokasyonTahrik edici yorumlara verilen fevri tepkiler, yöneticiyi haklıyken haksız konuma düşürebilmekte ve kurumsal zarar doğurmaktadır.C) Etkili Sosyal Medya Kullanımı İçin Temel İlkeler-Kurumsal kimlik bilinci: Paylaşımların kişisel değil, kamusal sonuçlar doğurduğu unutulmamalıdır.-Net rol ayrımı: Kişisel hesaplar dahi kamusal kimlikten bağımsız değildir.-Dil ve üslup denetimi: Sertlikten, alaydan ve imadan özellikle kaçınılmalıdır.-Doğruluk ve teyit: Bilgi paylaşımı öncesi doğrulama temel refleks olmalıdır.-Sessiz kalmanın da bir tercih olduğu bilinci: Her gündeme cevap vermek zorunlu değildir.D) Kurumsal ve Stratejik ÖnerilerSosyal Medya Yönergesi Hazırlanmalı Her kamu kurumu, yöneticileri kapsayan açık ve bağlayıcı bir sosyal medya rehberi oluşturmalıdır. (Mülki İdare amirler için bir sosyal medya rehberi hazırlık çalışmasında ben de yer almıştım ama sanırım devam etmedi bu çalışma)Dijital İletişim Eğitimi VerilmeliKriz iletişimi, algı yönetimi ve dijital etik konularında düzenli eğitimler yapılmalıdır.Profesyonel Destek Mekanizması KurulmalıÜst düzey yöneticilerin sosyal medya içerikleri profesyonel ekiplerce planlanmalıdır.Kriz Senaryoları Önceden ÇalışılmalıOlası krizlerde mesajın dili, zamanı ve içeriği önceden belirlenmelidir.Değerlendirme Anlayışı DeğiştirilmeliBeğeni ve etkileşim değil; kamu güveni ve doğru bilgilendirme esas alınmalıdır.Sonuç; Sosyal Medya Asla Sadece Sosyal Medya Değildir.Sosyal medya, doğru kullanıldığında devlet ile vatandaş arasındaki mesafeyi kapatan, şeffaflığı artıran güçlü bir köprüdür.

Ancak "etkileşim" büyüsüne kapılındığında, devlet ciddiyetine gölge düşüren bir alana dönüşebilir.Unutmayalım ki; sosyal medya üzerinden kurulan iletişimde atılan her adım, sadece o anı değil, temsil edilen makamın ve devletin tarihsel saygınlığını etkiler.

Dijital dünyada iz bırakırken, o izin devletin vakarına yakışıp yakışmadığını her defasında sorgulamak, modern dönem devlet adamlığının ilk kuralıdır.Çünkü mülki idarede ve kamu yönetiminde, sosyal medya asla sadece sosyal medya değildir; o, devletin dijital yüzüdür.

İlgili Sitenin Haberleri