Haber Detayı

2026 Neptün–Satürn Koç Kavuşumu: Dünya Yeni Bir Eşiğe Gelirken
Funda yılmaz tv100.com
19/02/2026 00:02 (4 saat önce)

2026 Neptün–Satürn Koç Kavuşumu: Dünya Yeni Bir Eşiğe Gelirken

2026 yılındayız ve Neptün ile Satürn Koç burcunda kavuşmuş durumda.

Bu kavuşum yaklaşık her 36 yılda bir gerçekleşir.

Yani bu, sadece bir transit değil; tarihsel bir eşik.

Önceki döngülere baktığımızda dünya düzeninin her seferinde ciddi biçimde değiştiğini görüyoruz.1917’de Bolşevik Devrimi yaşandı. 1953’te Stalin’in ölümüyle Sovyet sisteminde yeni bir dönem başladı. 1989’da Berlin Duvarı yıkıldı ve iki kutuplu dünya düzeni çözüldü.

Daha geriye gittiğimizde 1703’te büyük fırtınalar, taht değişimleri ve siyasi kırılmalar görüldü. 1738’de depremler, salgınlar ve savaşlar gündeme geldi.

Her 36 yıllık eşikte sistem bir şekilde yeniden ayarlandı.Neptün idealleri, kolektif bilinci ve çözülmeyi temsil eder.

Satürn yasaları, devlet aklını ve sistemi temsil eder.

Biri dağıtır, diğeri yapı kurar.

Bu iki gezegen birleştiğinde hayalin gerçekle karşılaşması söz konusu olur.

Önce çözülme yaşanabilir; ardından yeni bir düzen inşa edilmeye çalışılır.Koç burcunda gerçekleşmesi bu süreci hızlandıran bir faktör.

Koç başlangıçtır, askerî enerjidir, liderliktir, ateştir.

Bu nedenle 2026 yılı pasif bir geçiş değil; daha hızlı, daha görünür ve daha sert dönüşümlerin konuşulabileceği bir dönem olabilir.Küresel ölçekte güç dengelerinin yeniden tanımlanması gündeme gelebilir.

Batı–Doğu hattında yeni bloklaşmalar oluşabilir.

Eski ittifakların zayıflaması ve yeni diplomatik ortaklıkların kurulması ihtimali yüksektir.Neptün küresel akışları, Satürn yasal düzenleri temsil eder.

Bu kavuşum göç hareketlerinin hızlanmasına zemin hazırlayabilir.

Yeni vatandaşlık tanımları, dijital kimlik sistemleri ve ulus-devlet kavramının yeniden tartışılması gündeme gelebilir.

Kimlik ve aidiyet anlayışı dönüşüm sürecine girebilir.Yönetimler açısından bu kavuşum tarihsel olarak değişimlerle çakışmıştır.

Satürn yasayı, Neptün çözülmeyi ve affı temsil eder.

Bu nedenle bazı ülkelerde reform girişimleri, bazı ülkelerde ise kriz yoluyla yenilenme görülebilir.

Lider profilleri değişebilir.

Teknokratik ya da kolektif karar sistemleri daha fazla konuşulabilir.Ekonomi tarafında da dönüşüm olasılığı güçlüdür.

Satürn mevcut finansal sistemi, Neptün çözülmeyi temsil eder.

Klasik bankacılık sisteminin zorlanması, dijital para modellerinin daha fazla gündeme gelmesi ve enerji–kaynak güvenliğinin merkezî mesele haline gelmesi mümkündür.

Gıda, su ve enerji kaynaklarının stratejik değerinin artması beklenebilir.Askerî ve güvenlik alanında Koç hareketliliği anlatır.

Satürn stratejik planlamayı, Neptün ise görünmeyen cepheleri temsil eder.

Bu nedenle doğrudan büyük çaplı bir savaş yerine, vekâlet savaşları, siber saldırılar ve veri temelli güç mücadeleleri öne çıkabilir.

Enerji ve teknoloji altyapıları hassas hale gelebilir.Jeolojik ve endüstriyel riskler açısından sembolizm dikkat çekicidir.

Neptün suyu ve gazları temsil eder.

Satürn teknolojiyi, mühendisliği ve sıkışmayı anlatır.

Koç ise ateştir.

Bu kombinasyon deniz tabanlı depremler, volkanik hareketlilik, gaz sızıntıları ya da endüstriyel kazalar açısından riskli senaryoları gündeme getirebilir.

İklim değişikliğiyle ilgili daha sert çevre düzenlemelerinin konuşulması mümkündür; karbon, su ve enerji politikalarında zorlayıcı kararlar gündeme gelebilir.Toplumsal psikoloji açısından Neptün umut, Satürn baskı enerjisidir.

Bu iki enerji birleştiğinde kolektif sıkışma hissi artabilir.

Özellikle genç kuşakta aidiyet ve anlam arayışı derinleşebilir.

Depresyon ve intihar riskinde artış ihtimali ciddiye alınmalıdır.

Aynı zamanda yeni bilinç akımlarının, spiritüel yönelimlerin ve alternatif terapi yaklaşımlarının yükselmesi mümkündür.Bilimsel alanda da paradigma değişimleri konuşulabilir.

Neptün algıyı, Satürn maddeyi temsil eder.

Zaman algısı, bilinç araştırmaları ve yapay zekâ çalışmaları hız kazanabilir.

Gerçeklik kavramı yeniden tartışmaya açılabilir.

Kuantum fiziği ve çoklu evren teorileri daha fazla görünürlük kazanabilir.Türkiye açısından bakıldığında Koç vurgusu eylem alanını tetikleyebilir.

Savunma sanayi, enerji bağımsızlığı ve diplomatik denge politikaları güçlenme potansiyeli taşır.

Ancak bu süreç ekonomik ve sistemsel ayarlamalarla birlikte ilerleyebilir.

Önce dalgalanma, ardından daha yapılandırılmış bir model oluşması olasıdır.Bireysel düzeyde ise bu kavuşum kimlik sorgulamasını tetikler. “Ben kimim ve neye inanıyorum?” sorusu daha yüksek sesle sorulabilir.

Sahte duruşlar zorlanabilir.

Yön değişimleri, kariyer dönüşümleri ve inanç sistemlerinde kaymalar görülebilir.36 yıllık döngü yeniden başlamıştır. 2026 yılı bir eşik niteliği taşır.

Önce çözülme ihtimali, ardından yeni sistem arayışı.

Tarih bize bu kavuşumların dünyayı yerinde bırakmadığını gösteriyor.

Bu sefer nasıl çalışacağını ise zaman gösterecek. 

İlgili Sitenin Haberleri