Haber Detayı

Türkiye için yeni fırsat
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
18/02/2026 04:00 (3 saat önce)

Türkiye için yeni fırsat

Münih Güvenlik Konferansı’ndaki tablo, Türkiye için yeni bir fırsattır.

Münih Güvenlik Konferansı’ndaki tablo, Türkiye için yeni bir fırsattır.

KAÇIRILAN FIRSAT Varşova Paktı ve Sovyetler Birliği dağılırken (1990) Fransa’nın AKKA* Heyet Başkanı, Büyükelçi Curien bana, “Tarih Türkiye’ye altın tepside bir ödül getiriyor” demişti.

Türkiye, Balkanlar’dan Orta Asya’ya uzanan geniş coğrafyada doğan bu fırsatı, yanlış politikalarla; Irak’ta ABD’nin peşine takılan Özal ve ABD-AB emperyalizmine destek olan AKP ile kaçırdı.

Yakın tarihte dünyayı iki büyük savaşın içine atan Avrupa da dünyanın yakaladığı bu barış içinde yaşama fırsatını heba etti.

Irak, Afganistan ve Ukrayna’da, ebedi dünya hâkimiyeti rüyasına kapılan ABD’nin peşine takılıp kargaşanın ve bilinmezliğin girdabına sürüklendi.

AVRUPA KURTULUŞUNU ARIYOR İki dünya savaşında yok olmaktan ABD sayesinde kurtulan Avrupa (AB) şimdi, dünyaya kendi düzenini zorla kabul ettirmek istediğini, bu yolda Rusya, hatta Çin ile işbirliği yapabileceğini gördüğü ABD ile daha dengeli ve ona mahkûm olmayacağı bir ilişki kurmaya çalışıyor.

AB, ABD’ye güvenerek emperyal amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmanın nelere mal olabileceğini nihayet anlamış görünüyor.

İngiltere Başbakanı Starmer ’in, Almanya Başbakanı Merz ’in, Von der Leyen ’in, Rutte ’nin, NATO’nun önemini ve işlevini yitirmediğini, NATO Antlaşması’nın 5. maddesinin yürürlükte olduğunu, müttefiklerinin yanında olacaklarını söylemeleri inandırıcı değildir.

Dünyada yeni bir düzen kurulmaktadır ve bu düzende, uluslararası ilişkileri yöneten, çatışmaları önleyen antlaşmalar, sözleşmeler inandırıcılığını, güvenilirliğini yitirmektedir.

Bunlar artık açıkça dile getirilirken yeni düzende Türkiye’ye özel bir yer verileceğini ihsas eden sözlerin gerçek anlamlarıyla söyleyenlerin amacı farklıdır.

Münih Konferansı’na, Türkiye için yıllardır güvenlik sorunu olan, güya Suriye devleti ile bütünleşmiş SDG terör örgütünün başı Mazlum Abdi ile İlham Ahmed ’in davet edilmeleri; Türkiye’nin, GKRY ve Yunanistan’ın baskısıyla AB’nin SAFE programının dışında bırakılması, bu sözlerin aldatmaca olduğunun kanıtıdır.

TÜRKİYE İÇİN YENİ FIRSAT Ancak Avrupa’yı telaşlandıran bu gelişme, Türkiye’ye yine bir büyük fırsat sunmaktadır.

Türkiye gücünü, potansiyelini, coğrafyasının stratejik avantajını, Cumhuriyetin ilk yıllarında hatta Özal dönemi hariç, 2002 yılına kadar izlediği dış politikanın Lozan, Montrö, Londra-Zürih Kıbrıs Anlaşmaları vb. kazanımlarını yerinde ve doğru kullanabildiği takdirde, İsmet İnönü ’nün dediği gibi, “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye yerini bulur” .

TÜRKİYE NE YAPMALI?

Avrupa’nın, ABD ile farklı bir ortaklık planladığı yeni dönemde güvenliğini sağlayabilmek, ekonomik çıkarlarını gerçekleştirebilmek, radikal İslamın Avrupa Hıristiyan kültürüne, düzenine verebileceği zararı önleyebilmek, göç dalgalarını Avrupa dışında tutabilmek için Türkiye ile her konuda dayanışmaya ve Türkiye’nin sahip olduğu, Montrö Sözleşmesi gibi araçlara gereksinimi olduğu gibi Türkiye’nin de Avrupa’ya ihtiyacı vardır.

Bu çıkar ilişkisi dengeli olmalıdır.

ABD’nin de Türkiye’ye ihtiyacı vardır.

İsrail’in güvenliği bile, demokratik ve laik bir Türkiye’nin desteği olmadan sağlanamaz.

İşte Türkiye için yeni fırsat, bu yeni düzen arayışıdır.

Ancak Türkiye’nin bu kez fırsatı değerlendirebilmesi, yukarıda özetlenen katkıları yapabilecek niteliklere sahip olmasına bağlıdır.

NASIL BİR TÜRKİYE?

Türkiye’nin, değişen dünyada çıkarlarını koruyabilmesi, ağırlığını kullanabilmesi, öncelikle kendisine çeki düzen vermesine bağlıdır.

Türkiye bunu ancak Cumhuriyetin kuruluş değerlerine döndüğü, Batı’yı ve Doğu’yu ürküten radikal İslamdan, yeni Osmanlıcılıktan uzak, demokratik, laik, insan haklarına ve özgürlüklerine bağlı, sosyal hukuk devleti olduğu takdirde yapabilir.

Başaramazsa Avrupa ve ABD, madenlerini yaptığı gibi ülkenin tüm değerlerini sömürmekle yetinmeyip Türkiye’yi ucuz asker kaynağı, emperyalizmin kullanışlı ancak hep kaybeden destekçisi olarak görecek ve vermeden almayı sürdürmeye çalışacaktır.

AKP değişmeyecek gibi görünmektedir.

Tek seçenek, iktidarın demokratik yoldan değişmesidir.

Aksi takdirde, tarihin Türkiye’ye altın tepside sunduğu bu fırsat da kaçırılacaktır.

Türk ulusunun bu gerçeği görmesi, CHP’nin de emperyalizmin DEM Parti ile özdeşleşen ve terörsüz Türkiye görüntüsü altında sunulan, ulus devleti yok etme oyununa gelmeyip iktidar değişiminin bir an önce gerçekleşmesi için bugüne kadar yaptığının ötesinde ve farklı bir çaba göstermesi şarttır. --- *Avrupa’da Konvansiyonel Kuvvetler Antlaşması.

İlgili Sitenin Haberleri

BRICS Yazarlar cumhuriyet.com.tr
3 saat önce

BRICS