Haber Detayı

Anaokul çocuklarına dini fişleme: 'Okulları dinsel denetim alanına dönüştürme politikasının somut bir yansıması'
Eğitim cumhuriyet.com.tr
17/02/2026 17:46 (1 saat önce)

Anaokul çocuklarına dini fişleme: 'Okulları dinsel denetim alanına dönüştürme politikasının somut bir yansıması'

Antalya'da bir anaokulunda ramazan etkinlikleri kapsamında Ramazan Çetelesi hazırlanmasına tepki gösteren Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay söz konusu uygulamaya ilişkin, Okulları adım adım dinsel denetim alanına dönüştürme politikasının somut bir yansımasıdır. Bu belge masum bir “takip çizelgesi” değil; çocukların ibadet edip etmediğinin izlenmesi, işaretlenmesi ve fiilen kayıt altına alınmasıdır. Bu, laik eğitim ilkesinin açık ihlalidir açıklamasını yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul öncesinden liseye kadar tüm kademelerde Ramazan Ayı boyunca dini etkinlikler düzenleme kararı eğitimcilerin tepkisine neden oldu.

Söz konusu etkinlikler kapsamında Antalya'da bir anaokulunda çocuklar için Ramazan Çetelesi hazırlandı. “Oruç, namaz, Kuran (sayfa sayısı), sadaka, teravih, Salavat-ı Şerife (100 adet) ve Kelime-i Tevhid (100 adet) kutucuklarının yer aldığı “Ramazan Çetelesi” uygulamasına ilişkin gazetemiz Cumhuriyet'e açıklamalarda bulunan Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulları adım adım dinsel denetim alanına dönüştürme politikasının somut bir yansımasıdır.

Bu belge masum bir “takip çizelgesi” değil; çocukların ibadet edip etmediğinin izlenmesi, işaretlenmesi ve fiilen kayıt altına alınmasıdır.

Bu, laik eğitim ilkesinin açık ihlalidir dedi.

OKUL İBADET İZLEME YERİ DEĞİLDİR Devlet okulunun görevinin 'çocuğun oruç tutup tutmadığını, namaz kılıp kılmadığını, kaç salavat getirdiğini takip etmek' olmadığını vurgulayan Özbay, Bu yaklaşım pedagojik açıdan da hukuken de kabul edilemez.

Çocukların dini pratiklerini ölçmeye kalkmak, eğitimcinin rolünü yok saymak; okulu bir inanç kontrol mekanizmasına dönüştürmektir.

Burada tartışılan mesele inanç değildir.

İnanç, bireyin ve ailenin vicdan alanıdır.

Asıl sorun, devlet eliyle çocuklar arasında “yapan–yapmayan”, “uygun–uygun olmayan” ayrımı yaratacak uygulamaların okul ortamına sokulmasıdır.

Bu tür uygulamalar çocuklarda baskı, dışlanma ve damgalanma riskini doğurur; sınıf ortamını güvenli bir eğitim alanı olmaktan çıkarır diye konuştu.

Laik ve Cumhuriyetçi eğitim anlayışının hayati önemde olduğunun altını çizen Özbay, Devlet okulu ibadet izleme yeri değildir.

Eğitim, çocukların eşit, özgür ve güvende olduğu bir ortamda verilir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nı bir kez daha uyarıyoruz: Okullar ideolojik dayatmaların değil, bilimsel ve kamusal eğitimin mekânıdır.

Çocukların vicdanı sizin denetim alanınız değildir ifadelerini kullandı.

ERGENLİK ÇAĞINA ULAŞANA FARZ Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun 9 Nisan 2025 tarihli açıklamasında ise Oruç Müslüman, akıllı ve ergenlik çağına ulaşmış olanlara farzdır ifadeleri yer alıyor.

Söz konusu çizelge

İlgili Sitenin Haberleri