Haber Detayı
Uzak Doğu'da yüksek talep: Türk zeytinyağı altın değerinde... Sağlıklı yaşam trendi
Uzak Doğu’da büyüyen sağlıklı yaşam trendi zeytinyağı talebini artırıyor. Türk firmaları, Japonya ve Güney Kore gibi pazarlarda premium ve hikâyeli ürünlerle litre başına 25-40 euroya alıcı buluyor. Sektör, markalaşma ve doğru tanıtıma odaklanıyor.
Sağlıklı beslenme trendi Uzak Doğu’da zeytinyağı talebini her geçen yıl yükseltmeye devam ediyor.
Uzak Doğu’da Çin, Japonya, Güney Kore ve Singapur’da zeytinyağı pazarının hızla büyüdüğünü belirten sektör temsilcileri, söz konusu pazarda ham yağ yerine markalı, ambalajlı, hikâyesi olan ürünler satıldığına ve kilo başına gelirin arttığına dikkat çekiyor.Dünya'dan Mehmet H.
Gülel'in haberine göre, Türkiye’de litre başına 5 ile 7 euro bandında satılan premium zeytinyağlarının Japonya ve Güney Kore gibi pazarlarda 25 ile 40 euro arasında alıcı bulduğunu belirten temsilciler, söz konusu pazarlarda Türk zeytinyağının tadım etkinlikleri, sağlık trendleri ve şeflerle iş birlikleri gibi aktivitelerle doğru tanıtılabileceğine vurgu yapıyor.RAKİPLERDE DÜŞÜK KALİTELİ ÜRÜNLERGüney Kore pazarında sağlıklı beslenme bilincinin yüksek olduğunu, premium ve katma değerli ürünlere açık bir pazar konumunda bulunduğunu aktaran Balıkesir Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kürlek, bu potansiyeli değerlendiren Türk firmalarının özellikle erken hasat ve özel seri zeytinyağlarının büyük ilgi gördüğünü söyledi.
Bu pazarlarda şube açan firmaların Türk zeytinyağının kalitesini tanıtma konusunda bir vitrin görevi gördüğüne dikkat çeken Kürlek, “Güney Kore’yi incelediğimiz zaman market raflarında İtalyan ve İspanyol markalarının düşük kaliteli zeytinyağları görülüyor.
Bizim gibi üst düzey zeytinyağı satışı yapan mağazaları bulunmuyor.
Ülkemiz için Güney Kore önemli bir pazar.
Türk firmalarının önümüzdeki dönemde Avrupa’da, ABD’de ve Uzak Doğu’da büyüme hedefleri bulunuyor” dedi."ZEYTİN AĞACI VARLIĞIMIZ 90 MİLYONDAN 200 MİLYON ADETE YÜKSELDİ"Türkiye’nin zeytinyağında dünyada daha güçlü bir konuma gelmesi için katma değerli üretime yönelmesi gerektiğini ifade eden Kürlek, bunun yanı sıra markalaşmayı teşvik eden desteklerin artırılması ile kalite ve sürdürülebilirlik odaklı yatırımların öncelikli hale geldiğini belirtti.
Kürlek, ayrıca Türk zeytinyağının menşei, hikâyesi ve kalite farkının uluslararası pazarlarda daha güçlü anlatılmasının büyük önem taşıdığını iletti.Diğer yandan küresel iklim krizi ve afetlerin tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi zeytin üretimini de olumsuz etkilediğine değinen Kürlek, “Bu bağlamda su kaynaklarına erişim ve yenilikçi tarım uygulamaları önem kazanıyor.
Türkiye’de son yıllarda zeytincilik sektörüne yapılan yatırımlarla üretim kalitesinin artması nedeniyle, yurt dışının bakış açısı da olumlu yönde değişti.
Zeytin ağacı varlığımız son 20 yılda 90 milyondan 200 milyon adete yükseldi.
Tabii ki isteğimiz bu sayının daha da yukarıya çıkması.
Büyük firmaların yanı sıra pek çok butik firma da zeytincilik sektöründe yer alıyor” diye konuştu."KALİTELİ ÜRÜNÜMÜZÜ DOĞRU ANLATARAK, DOĞRU KİŞİLERLE TEMAS EDEREK BÜYÜYEBİLİRİZ"Ayvalık’ın sahip olduğu marka değeri ve marka sayısı ile zeytinyağı sektörünün vitrini konumunda bulunduğunu kaydeden Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, yurt dışında olunması gereken yerin kaliteli bir şekilde restoran masaları olduğuna işaret etti.
Türkiye’nin zeytinyağında üretici korunmadan, ihracat sürdürülebilir hale getirilmeden ve değer zinciri güçlendirilmeden büyümesinin mümkün olmadığına vurgu yapan Uçar, “Öncelikli olarak tüm yetkili kurumları üreticinin ve markalaşmanın yanında durmaya davet ediyoruz.
Uzak Doğu pazarı tüketimde hızla büyüyor.
Zeytinyağı, sağlıklı yaşam ve Akdeniz diyetinin sembolü.
Uzak Doğu’ya baktığınız zaman da bu trend yükseliyor.
Ham yağ yerine markalı, ambalajlı, hikâyesi olan ürünler satıldığında kilo başına gelir artıyor.
Burada ürünü hikâye üzerinden markalaştırabilmek değerli.
Her şeyi neyi, ne kadar doğru anlatabildiğinizle alakalı.
Yoksa İtalyanlar ve İspanyollar bu pazarlarda varlar.
Biz burada ancak kaliteli ürünümüzü doğru anlatarak, doğru kişilerle temas ederek büyüyebiliriz.
Uzak Doğu’da kısıtlı olan zeytinyağı kültürünü, tadım etkinlikleri, sağlık trendleri, şeflerle iş birlikleri gibi aktivitelerle doğru anlatabiliriz” dedi."FARKLI PAZARLAMA TEKNİKLERİYLE ZEYTİNYAĞIMIZI SATMALIYIZ"Uzak Doğu’da Akdeniz diyeti ve uzun yaşamın hızla yayıldığını bildiren Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, zeytinyağının bu pazarda hâlâ gündelik bir ürün olmadığını, fonksiyonel ve premium bir ürün olarak algılandığını bildirdi.
Türkiye’nin bu pazarda yer almasının, farklı bir hikâye ve kimlik oluşturma fırsatı sunduğunu ileten Çetin, şunları kaydetti:“Türkiye’de litre başına 5 ile 7 euro bandında satılan premium zeytinyağları, Japonya ve Güney Kore gibi pazarlarda 25 ile 40 euro arasında alıcı bulabiliyor.
Uzak Doğu pazarında dökme zeytinyağı alıcısı çok sınırlı.
Tüketici ürünün hikâyesine, estetiğine ve güvenilirliğine önem veriyor.
Bu nedenle ‘ucuz ürün’ yaklaşımı yerine ‘premium değer ürünü’ yaklaşımı gerekiyor.
Bu yüzden farklı pazarlama teknikleriyle zeytinyağımızı satmalıyız.
Soğuk sıkım, erken hasat ve polifenol vurgusu yapılmalı.
Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin kültürü güçlü bir avantaj.
Edremit, Ayvalık, Kazdağları gibi coğrafi kimlikler öne çıkarılmalı.
Organik sertifikalar ve coğrafi işaret belgeleri tüketici güvenini artırır.”Odatv.com