Haber Detayı

Uzak Doğu’da katma değerli zeytinyağının fiyatı 5 kat artıyor
Ekonomi dunya.com
17/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Uzak Doğu’da katma değerli zeytinyağının fiyatı 5 kat artıyor

Uzak Doğu’da özellikle Güney Kore pazarında sağlıklı beslenme bilincinin artmasıyla zeytinyağı tüketimi de her geçen gün yükseliyor. Uzak Doğu'da kilo başına gelirin artığını kaydeden sektör temsilcileri, Türkiye’de litre başına 5 ile 7 Euro bandında satılan premium zeytinyağlarının Güney Kore'de 25 ile 40 Euro arasında alıcı bulduğunu belirtiyor.

Mehmet H.

GÜLELmehmet.gulel@dunya.comSağlıklı beslenme trendi Uzak Doğu’da zeytin­yağı talebini her geçen yıl yükseltiyor.

Uzak Doğu’da Çin, Japonya, Güney Kore ve Singapur’da zeytinyağı paza­rının hızla büyüdüğünü be­lirten sektör temsilcileri, söz konusu pazarda ham yağ ye­rine markalı, ambalajlı, hikâ­yesi olan ürünler satıldığına ve kilo başına gelirin artığına dikkat çekiyor.

Türkiye’de lit­re başına 5 ile 7 euro bandın­da satılan premium zeytin­yağlarının Japonya ve Güney Kore gibi pazarlarda 25 ile 40 euro arasında alıcı bulduğu­nu belirten temsilciler, söz konusu pazarlarda Türk zey­tinyağının tadım etkinlikle­ri, sağlık trendleri ve şeflerle iş birlikleri gibi aktivitelerle doğru tanıtılabileceğine vur­gu yapıyor.Rakipler düşük kaliteli ürünlerle yer alıyor Güney Kore pazarında sağ­lıklı beslenme bilincinin yük­sek olduğunu, premium ve katma değerli ürünlere açık bir pazar konumunda bulun­duğunu aktaran Balıkesir Sa­nayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Kürlek, bu potansi­yeli değerlendiren Türk fir­malarının özellikle erken ha­sat ve özel seri zeytinyağla­rının büyük ilgi gördüğünü söyledi.

Bu pazarlarda şube açan firmaların Türk zey­tinyağının kalitesini tanıt­ma konusunda bir vitrin gö­revi gördüğüne dikkat çeken Kürlek, “Güney Kore’yi ince­lediğimiz zaman market raf­larında İtalyan ve İspanyol markalarının düşük kaliteli zeytinyağları görülüyor.

Bi­zim gibi üst düzey zeytinyağı satışı yapan mağazaları bu­lunmuyor.

Ülkemiz için Gü­ney Kore önemli bir pazar.

Türk firmalarının önümüz­deki dönemde Avrupa’da, ABD’de ve Uzak Doğu’da bü­yüme hedefleri bulunuyor” dedi.Markalaşmayı teşvik eden destekler önem kazanıyor Türkiye’nin zeytinyağında dünyada daha güçlü bir konu­ma gelmesi için katma değer­li üretime yönelmesi gerek­tiğini ifade eden Kürlek, bu­nun yanı sıra markalaşmayı teşvik eden desteklerin artı­rılması ile kalite ve sürdürü­lebilirlik odaklı yatırımların öncelikli hale geldiğini belirt­ti.

Kürlek, ayrıca Türk zeytin­yağının menşei, hikâyesi ve kalite farkının uluslararası pazarlarda daha güçlü anla­tılmasının büyük önem taşı­dığını iletti.Diğer yandan küresel ik­lim krizi ve afetlerin tüm ta­rım ürünlerinde olduğu gibi zeytin üretimini de olumsuz etkilediğine değinen Kürlek, “Bu bağlamda su kaynakları­na erişim ve yenilikçi tarım uygulamaları önem kazanı­yor.

Türkiye’de son yıllarda zeytincilik sektörüne yapılan yatırımlarla üretim kalitesi­nin artması nedeniyle, yurt dışının bakış açısı da olum­lu yönde değişti.

Zeytin ağa­cı varlığımız son 20 yılda 90 milyondan 200 milyon ade­te yükseldi.

Tabii ki isteğimiz bu sayının daha da yukarıya çıkması.

Büyük firmaların yanı sıra pek çok butik firma da zeytincilik sektöründe yer alıyor” diye konuştu.“Kaliteli ürünümüzü doğru anlatmalıyız” Ayvalık’ın sahip olduğu marka değeri ve marka sayı­sı ile zeytinyağı sektörünün vitrini konumunda bulundu­ğunu kaydeden Ayvalık Tica­ret Odası Başkanı Ali Uçar, yurt dışında olunması gere­ken yerin kaliteli bir şekil­de restoran masaları ol­duğuna işaret etti.

Tür­kiye’nin zeytinyağında üretici korunmadan, ih­racat sürdürülebilir hale geti­rilmeden ve değer zinciri güç­lendirilmeden büyümesinin mümkün olmadığına vurgu yapan Uçar, “Öncelikli olarak tüm yetkili kurumları üretici­nin ve markalaşmanın yanın­da durmaya davet ediyoruz.

Uzak Doğu pazarı tüketim­de hızla büyüyor.

Zeytinya­ğı, sağlıklı yaşam ve Akdeniz diyetinin sembolü.

Uzak Do­ğu’ya baktığınız zaman da bu trend yükseliyor.

Ham yağ ye­rine markalı, ambalajlı, hikâ­yesi olan ürünler satıldığında kilo başına gelir artıyor.

Bu­rada ürünü hikâye üzerinden markalaştırabilmek değerli.

Her şeyi neyi, ne kadar doğ­ru anlatabildiğinizle alakalı.

Yoksa İtalyanlar ve İspanyol­lar bu pazarlarda varlar.

Biz burada ancak kaliteli ürünü­müzü doğru anlatarak, doğru kişilerle temas ederek büyüyebiliriz.

Uzak Doğu’da kısıt­lı olan zeytinyağı kültürünü, tadım etkinlikleri, sağlık trendleri, şeflerle iş birlikleri gibi ak­tivitelerle doğru anla­tabiliriz” dedi. “Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin kültürü güçlü bir avantaj” Uzak Doğu’da Akdeniz diyeti ve uzun yaşamın hızla yayıldığını bildiren Edremit Ticaret Odası Başkanı Ahmet Çetin, zeytinyağının bu pazarda hâlâ gündelik bir ürün olmadığını, fonksiyonel ve premium bir ürün olarak algılandığını bildirdi.

Türkiye’nin bu pazarda yer almasının, farklı bir hikâye ve kimlik oluşturma fırsatı sunduğunu ileten Çetin, şunları kaydetti: “Türkiye’de litre başına 5 ile 7 euro bandında satılan premium zeytinyağları, Japonya ve Güney Kore gibi pazarlarda 25 ile 40 euro arasında alıcı bulabiliyor.

Uzak Doğu pazarında dökme zeytinyağı alıcısı çok sınırlı.

Tüketici ürünün hikâyesine, estetiğine ve güvenilirliğine önem veriyor.

Bu nedenle ‘ucuz ürün’ yaklaşımı yerine ‘premium değer ürünü’ yaklaşımı gerekiyor.

Bu yüzden farklı pazarlama teknikleriyle zeytinyağımızı satmalıyız.

Soğuk sıkım, erken hasat ve polifenol vurgusu yapılmalı.

Anadolu’nun binlerce yıllık zeytin kültürü güçlü bir avantaj.

Edremit, Ayvalık, Kazdağları gibi coğrafi kimlikler öne çıkarılmalı.

Organik sertifikalar ve coğrafi işaret belgeleri tüketici güvenini artırır.”

İlgili Sitenin Haberleri