Haber Detayı

Hamdi Erçelik: Operasyonel verimlilik, maliyetler ve doğru konumlanma önem kazandı
Ekonomi dunya.com
17/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Hamdi Erçelik: Operasyonel verimlilik, maliyetler ve doğru konumlanma önem kazandı

Jeopolitik gelişmeler ve güvenlik risklerinin de etkisiyle yeniden dengelenme sürecine giren küresel denizcilik sektöründe, sertleşen rekabet karşısında operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve doğru stratejik konumlanma hiç olmadığı kadar kritik önem kazandı.

Hamdi ERÇELİK Türkiye Liman İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu BaşkanıPandemi sonrası küresel denizcilik, geçici büyüme­den yapısal yeniden den­gelemeye geçti.

Yeni gemi kapa­sitesinin hızla devreye alınması arz fazlası meydana getirdi.

Ay­rıca, navlunları gerileten bu du­rum rekabetin de sertleşmesini sağladı.

Jeopolitik gelişmeler ile güvenlik riskleri rotalarda sap­malara yol açarak ton-mil tale­bini dönemsel olarak destekle­se de bu etki kalıcı bir rahatlama getirmedi.

Tüm bunların yanı sı­ra ABD’nin uyguladığı korumacı tarifeler ile AB’nin iklim odaklı düzenlemeleri ticaret akışların­da dalgalanmaya neden oldu.

Do­layısıyla sektör büyürken öngö­rülebilirlik zayıfladı.

Bu nedenle işletmeler açısından operasyo­nel verimlilik, maliyet kontrolü ve doğru stratejik konumlanma artık kaçınılmaz bir rekabet gere­ği hâline geldi.Öte yandan ABD’nin yeni ve genişletilmiş gümrük tarifele­ri, küresel akışlarda yön değişik­liklerine ve tedarik zincirlerin­de yeniden konumlanmaya yol açıyor.

Artan maliyet baskısı, ba­zı yük gruplarında alternatif pa­zar ve üretim merkezlerini öne çıkarırken; bu durum deniz ti­caretinde rota optimizasyonla­rını ve liman tercihlerini doğru­dan etkiliyor.

Aynı dönemde Or­ta Koridor, Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Hindistan-Or­ta Doğu ve Avrupa Koridoru gibi lojistik hatlara entegrasyon ça­baları hızlanmış; ülkeler liman, demir ve kara yolu bağlantılarını kapsayan çok modlu yatırımla­rını gözden geçiriyor.

Nearsho­ring (yakın kıyıya taşıma) eğili­mi bölgesel hub’ların değerini ar­tırdığı gibi yedeklilik ve kapasite dengeleme öncelik hâline gel­di.

Böylece sektör yalnızca ticari dalgalanmalarla değil, altyapı ve jeoekonomik rekabetin yeniden şekillendiği bir evreye girdi.Jeopolitik riskler ve Akdeniz Koridoru kritik Bununla beraber Karade­niz’deki savaş ortamı ile Kızılde­niz–Süveyş hattındaki riskler, küresel ticaretin süre ve mali­yet dinamiklerini kalıcı biçimde etkiliyor.

Sefer sürelerinin uza­ması ve maliyet artışları, bölge­deki belirsizliği artırıyor.

Ancak, hizmet güvenilirliğini ve hinter­land bağlantılarını güçlendiren limanlar görece avantaj sağlaya­biliyor.

Güvenilir, kesintisiz hiz­met sunan ve hinterland bağlan­tıları güçlü limanlar bu ortamda ayrışabiliyor.

Bu çerçevede rota esnekliği, çok modlu entegras­yon ve operasyonel dayanıklılık liman rekabetinin temel belirle­yicileri hâline geldi.Türkiye’deki limancılık sektö­rünün 2025 yılındaki performan­sına baktığımızda ise farklı di­namiklere rağmen Cumhuriyet tarihinin rekorları kırıldı.

Söz ko­nusu dönemde elde edilen verile­re bakıldığında:* Toplam yük elleçlemesi yüzde 4 artışla 553,2 milyon tona ulaştı.* Kuru dökme + genel yük 226,8 milyon ton ile yüzde 8 bü­yüdü.* Sıvı dökme yük 169,7 milyon ton ile yüzde 4,6 arttı.* Konteyner hacmi yüzde 3,5 artarak 14 milyon TEU seviyesi­ne çıktı.* Ro-Ro araç taşımaları yüz­de 9 artışla 2 milyon 967 bin 284 adet oldu.* Kruvaziyer yolcu sayısı yüz­de 12,5 artışla 2 milyon 138 bine ulaştı.* Denizyoluyla yurt dışı yük taşımaları ise yüzde 3,8 artarak 414,4 milyon tonu gördü.Bu tablo, küresel yavaşlama­ya rağmen Türkiye limanlarının hem dış ticaretin hem de bölgesel lojistik akışların ana taşıyıcısı ol­maya devam ettiğini gösteriyor.Bölgesel hub olmak için gereken fırsatlara sahibiz Ayrıca, Türkiye’nin Orta Kori­dor ve bölgesel hub potansiyeli­ni kullanabilmesi için liman-de­miryolu ve geri saha bütünlüğü­nün güçlendirilmesi gerekiyor.

Sonuç olarak 2025 yılı rekor per­formansı, Türkiye limancılığının dayanıklılığını kanıtladı.

Bu yılın ilk verileri ise küresel konjonktü­rün kırılganlığını ve sürdürülebi­lir büyümenin önemini hatırlattı.

Türkiye limanlarının kalıcı reka­bet gücü; planlı kapasite yöneti­mi, lojistik entegrasyon, yeşil dö­nüşüm ve öngörülebilir düzenle­yici çerçeve ile mümkün.Yeni rekabet parametrelerini anlamak elzemIMO’nun 2030 hedefleri ve AB düzenlemeleri (ETS, FuelEU Maritime, AFIR) karbon maliyetlerini içselleştiriyor.

Yaklaşan takvim, limanların yatırım önceliklerini yeniden şekillendiriyor.

Sahil elektriği (OPS), yenilenebilir enerji altyapısı, elektrikli ekipmanlar ve dijital operasyon sistemleri artık yalnızca çevresel uyum değil; hat tercihlerini ve maliyet yapısını etkileyen stratejik araçlar oldu.

MRV, enerji verimliliği ve gerçek zamanlı veri analitiği, hizmet kalitesi ile karbon ayak izinin birlikte yönetimini sağlıyor.

Dolayısıyla Türkiye’deki limanlar açısından dönüşüm yatırımlarının başarısı; finansmana erişim, teşvik mekanizmalarının netliği ve işletme süreleriyle yatırım geri dönüş süreleri arasındaki uyuma bağlı.

İklim regülasyonlarının fiilî sonuçları belirginleştikçe, yatırımlarını zamanında ve bütüncül planlama ile hayata geçiren limanlar rekabette öne çıkacak.

İlgili Sitenin Haberleri