Haber Detayı
Getir'den Mubadala'ya Tazminat Davası!
Dünyanın en değerli girişimleri arasında gösterilen ve bir dönem "decacorn" unvanıyla küresel pazara damga vuran Getir, Abu Dabi merkezli varlık fonu Mubadala'ya karşı tazminat davası açtı.
Dünyanın en değerli girişimleri arasında gösterilen ve bir dönem "decacorn" unvanıyla küresel pazara damga vuran Getir, şimdi dev bir hukuk savaşıyla gündemde.
Financial Times'ın (FT) haberine göre, şirketin kurucuları Nazım Salur ve Serkan Borancılı, Abu Dabi merkezli varlık fonu Mubadala’ya karşı en az 700 milyon dolarlık tazminat davası açtı.
İşte milyar dolarlık girişimin mutfağında yaşanan krizin detayları: "Değerli Varlıklar Teslim Edilmedi" İddiası Davanın merkezinde, Getir’in 2024 yılında gerçekleştirdiği kapsamlı yeniden yapılandırma anlaşması yer alıyor.
Kurucu ortaklar Salur ve Borancılı, bu süreçte kendilerine vadedilen stratejik varlıkların teslim edilmediğini savunuyor.
Yeniden yapılandırma sonrası kendilerine yalnızca "kârlılığı en düşük" olan FreshDirect ve n11 gibi iştiraklerin devredildiği öne sürülüyor.
İddiaya göre, başta Getir Finans olmak üzere söz verilen yüksek değerli varlıklar hala kurucuların kontrolüne geçmedi.
Kurucular, bu "eksik teslimat" ve süreçteki kayıplar nedeniyle Mubadala'dan en az 700 milyon dolar talep ediyor.
Ne Olmuştu?
Pandemi döneminde hızla büyüyerek 12 milyar dolar değerlemeye ulaşan Getir, değişen küresel ekonomik şartlar ve artan faiz oranlarıyla zorlu bir viraja girdi.
Şirket; İngiltere, Almanya, Hollanda ve ABD operasyonlarını sonlandırarak Türkiye odağına geri dönme kararı aldı.
Nakit ihtiyacı ve operasyonel kayıplar sonrası ana yatırımcı Mubadala ile masaya oturuldu. 2024 ortasındaki anlaşmayla grup ikiye bölündü: Türkiye’deki ana market ve yemek teslimatı işinin kontrolü Mubadala’ya geçerken, yan iştiraklerin yönetiminin kurucu ortaklarda kalması kararlaştırıldı.
Taraflar Sessizliğini Koruyor Konuyla ilgili Financial Times’a açıklama yapmayı reddeden Mubadala, henüz davaya ilişkin resmi bir savunma metni yayımlamadı.
Ancak bu dava, bir zamanlar "Türk girişimcilik ekosisteminin gururu" olarak adlandırılan Getir’in, yatırımcı-kurucu ilişkilerinde geri dönülmesi zor bir noktaya geldiğini gösteriyor.