Haber Detayı
30 milyon dolarlık soygunda profesyonel ekip izi! Bilal Durmaz'ın tam ifadesi ortaya çıktı
Bakırköy'de, site otoparkındaki 2 araçtan 30 milyon dolar çalındığı iddiasına ilişkin gözaltına alınan şüpheli sayısı 11'e yükselirken soygunun profesyonel bir ekip tarafından gerçekleştirildiği belirlendi. Buna göre, 15 dakikalık soygun ekibinde en çok dikkat çeken isim, baskında evinden 1 milyon 655 bin dolar nakit para çıkan Kemal Kırmızıdemir oldu. Kırmızıdemir'in ikamet ettiği sitenin kamera görüntülerinin silindiğinin tespit edilmesinin ardından 4 güvenlik görevlisini daha gözaltına alındı. Paraları otoparkta tuttuğunu belirten Bilal Durmaz ise ifadesinde, "Paraların bu şekilde muhafaza altında olduğunu bilenlerden şüphelendiğim kimse yoktur." dedi.
Türkiye'nin 11 Şubat'tan bu yana konuştuğu Bakırköy'deki yüksek güvenlikli sitede Mestur dövizin sahibi Bilal Durmaz'a (28) yapılan yaklaşık 1 milyar 300 milyon TL'lik soygunun ardından geriye birçok soru işareti kaldı. 30 milyon dolarlık soygunda 11 gözaltı 30 MİLYON DOLARLIK SOYGUNDA İMAMOĞLU İZİ TAKVİM, Soygunun kara para soruşturmasında 33 kişiyle beraber tutuklanan ve İmamoğlu soruşturmasında 'emanetçi' olarak bahsedilen TAÇ dövizin sahibi Atilla Durmaz ile olan bağlantısını ortaya çıkardı.
Mestur dövizin sahibi Bilal Durmaz'ın, Atilla Durmaz'ın oğlu olduğu belirlenmişti.
Soygunun ardından Hırsızlık ve Yankesicilik Büro Amirliği yaptığı çalışmayla İstanbul, Antalya, Kocaeli olma üzere 3 ilde baskın düzenleyerek 7 kişiyi gözaltına aldı.
SOYGUNU AZILI KADRO HAZIRLADI 30 milyon dolarlık vurgunu gerçekleştiren şebekenin, sıradan hırsızlardan değil, operasyonun her aşaması için farklı uzmanlıklara sahip azılı bir kadrodan oluştuğu ortaya çıktı.
Şebeke içinde bilişim hırsızlığı ve nitelikli dolandırıcılıkla sisteme sızabilecek isimlerin yanı sıra, işler ters gittiğinde 'kan dökmekten' çekinmeyecek kasten yaralama ve tehdit sabıkalı şiddet yanlısı isimlerin bir araya geldiği görüldü.
Grubun içinde daha önce 'kara para aklama' suçundan soruşturma geçiren Ömer Faruk Savaşçı'nın yer alması, şebekenin çalınan devasa meblağı sisteme sokma konusundaki hazırlığı da olabileceğini gözler önüne serdi. 15 DAKİKADA SOYDULAR Aralarında 14 suç kayıtlı 17 yaşındaki bir çocuktan, kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan dolandırıcılara ve uyuşturucu tacirlerine kadar uzanan bu tehlikeli kadro, soygun için gereken planı profesyonelce 15 dakikada tamamladı.
Soygun ekibinde en çok dikkat çeken isim, baskında evinden 1 milyon 655 bin dolar nakit para çıkan Kemal Kırmızıdemir oldu.
Ayrıca Kırmızıdemir'in grubun organizatörü olduğu değerlendirildi.
KIRMIZIDEMİR'İN EŞİ DE GÖZALTINDA Kemal Kırmızıdemir'e yoğunlaşan polisler şüphelinin yakın çevresini de mercek altına aldı.
Kırmızıdemir'in ifadesinin ardından eşinin bilgisine başvuruldu.
Ancak Kırmızıdemir'in eşi bilgi ve ifade vermek istemedi.
İlk belirlemelere göre polisten ve Savcılıktan bilgi sakladı.
Bunun üzerine gözaltına alınarak Asayiş Şube Müdürlüğüne getirildi.
LÜKS SİTENİN 4 GÜVENLİĞİ GÖZALTINDA Daha sonra polisler, Kemal Kırmızıdemir'in soygun ve soyguna yakın saatlerde ne yaptığını belirlemek için yaşadığı sitesinden giriş çıkış anlarına ait kapsamlı çalışma yürütüldü.
Ancak sitede o anlara ait kamera görüntülerinin silindiği belirlendi.
Silinen görüntüler için geri getirme çalışmaları başlatılırken mevcutta bulunan farklı açılar ve saatlerdeki kayıtlar kontrol edildi.
Bir görüntüde site yöneticisi ve 4 güvenliğin kamera odasından beraber ayrıldığı belirlendi.
Görüntüleri silen kişilerin bu grup olduğu değerlendirildi.
Polis ekipleri, Savcılığın talimatıyla Kırmızıdemir'in sitesindeki 4 güvenlik görevlisini daha gözaltına aldı.
Böylece operasyon kapsamında toplam gözaltı sayısı 11'e ulaşırken şüphelilerin bugün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. 'BANKAYA YATIRMAK ZAHMETLİ GELDİ' Polis tarafından neden bu kadar parayı bagajda tuttuğu sorulan Bilal Durmaz ifadesinde, 'Yaptığım iş gereği paraları bankaya yatırıp çekmek zahmetli oluyor.
Bu paralar 3 aydır bana lazım olmadığı için araçlarda duruyordu' demişti.
Bu cevap, devasa meblağın operasyonlardan kaçırmak veya 'emanetçilerden' gizlemek amacıyla saklandığını akıllara getirmişti. '30 MİLYON DOLARI İKAMETE GETİRDİM' Durmaz, emniyetteki ifadesinde, 'Yeni adrese taşınmam ile döviz bürosunda bulunan 30 milyon doları, ikamete getirdim.
Tamamı 100 dolarlık banknot şeklindeydi.
Son 3 aydır parayı nakit olarak 2 araçta bulundururum, paralar yarısı bir araçta diğer yarısı diğer araçtaydı.
Araçların birini yaklaşık 3 aydır hiçbir şekilde kullanmadım.
Diğerini ara ara kullanırım.
Son olarak yaklaşık 3 hafta kadar önce adresini kullandığım güzergahı hatırlamadığım bir yere gitmek amaçlı kullandım.
Ve aracımı belirtmiş olduğum adresimin kişisel kapalı otopark kısmına park ettim.
Diğer araçta aynı adreste sürekli park halindedir.
Otopark girişi elektrikli otomatik bariyer mevcuttur, sadece daire sakinlerini ve misafirleri girebilmektedir.
Ben gündelik olarak işe gitmek amaçlı kendi aracımı kullanırım.
Rutin olarak işe gitmek amaçlı 11 Şubat'ta saat 10.00 sıralarında ikametimden ayrıldım.
Önce sahil yolunu kullanarak Laleli de bulunan teyzemin oğlunun ofisine gittim ve yaklaşık saat 13.00-14.00 sıralarında ofisten ayrıldım ve yine Laleli civarlarında farklı adreslerde tek başıma yaya olarak gezdim.
Gün içinde hiç döviz bürosuna uğramadım.
Yaklaşık saat 21.00 sıralarında ikametime geldim, saat 01.00 sıralarında uyumak üzereyken araçları kontrol ettim, aracın sağ arka camının kırılmış olduğunu gördüm, araçta başkaca bir zarar yoktu, araç çevresinde cam kırmaya yarayacak alet vs bir şey görmedim.
Ben hemen diğer aracı kontrol ettim, onun da arka kasa kısmını bir cisim ile açmışlardı.
Ve kontrollerde paraların tamamının yerinde olmadığını fark ettim.' dedi. 'EN SON 2 GÜN ÖNCE KONTROL ETMİŞTİM' Durmaz, ifadesinde 'Arka koltuklar öne doğru yatırılmak suretiyle bagaja ulaşılmış ve paralar öyle alınmış, bu paralar yaklaşık 10 kadar çuval içinde duruyordu, bu çuvallar bankaların kullandığı sentetik malzemeden yapılı beyaz renkliydi. 30 milyon dolarlık soygunda gözaltı sayısı 11'e yükseldi Ben paraları da en son 2 gün önce kontrol etmiştim.
Ben paraların yerinde olmadığını görünce hemen otoparkı ve giriş kısımlarını gösteren kameraları inceledim. 11 Şubat günü saat 16.55 sıralarında bir aracın garajın giriş kısmından içeri girdiği, aracımın yanına yanaştığını, araçtan 3 kişi indiğini ve şoförün araçtan inmediğini, araçtan inen 3 kişinin aracımın camını kırarak içeri girdiği ve bir süre sonra ellerinde çuvallar ile araçtan çıkarak çuvalları kendi araçlarına koyduklarını, bir süre sonra da diğer aracımın kapalı kasa kısmına gelerek ellerinde bulunan bir cisim ile kasa kapağını kanırtmak suretiyle açtıklarını ve aynı şekilde paraları alarak araca yükledikleri gördüm.
Tespitleri yaptığımda saat 02.00 sıralarıydı.
Ben müracaat için İlçe Emniyete gittim, oradan da İl Emniyet Müdürlüğüne gittim ve daha sonra ikametime döndüm.' dedi. 'İŞİM GEREĞİ BANKA ZAHMETLİ OLUYOR' '30 milyon ABD doları gibi bir parayı neden güvenli sayılamayacak bir yerde muhafaza ediyordunuz?' sorusuna Durmaz, 'Yaptığım iş gereği parayı bankaya yatırıp geri çekmek benim zahmetli oluyor, parayı araçta taşıyordum.
Bu paralar bana 3 aydır hiç lazım olmadığı için olduğu yerde duruyordu.
Benim şirketimin 2025 yılında sermayesi 40 milyon liradır.
Ciroyu avukatım dosyaya sunacaktır.
Benim döviz işi yaptığımı yakın çevrem bilir ancak paraların bu şekilde muhafaza altında olduğunu bilenlerden şüphelendiğim kimse yoktur.
Ben konuyla ilgili aracımın hasarı dışında aracımda bulunan 30 milyon ABD dolarını çalarak beni zarara uğratan otoparkıma giren araç sahibinden, araç bulunan diğer kişilerden ve suça iştirak edenlerden davacı ve şikayetçiyim.' diyerek cevap verdi.
SOYGUNUN BİR UCUNDA İMAMOĞLU'NUN KASALARI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, geçtiğimiz haftalarda Laleli'deki Taç Döviz'e düzenlenen operasyonda ele geçirilen 5 milyar liralık belgelenemeyen servetin, Ekrem İmamoğlu'na yakın isimlere uzanan bir rüşvet ve suç geliri ağına ait olduğu iddia edilmişti.
Hazırlanan iddianamede; Taç Döviz'in sahibi Atilla Durmaz ile İmamoğlu'nun Koruma Müdürü Mustafa Akın ve 'para kasaları' Adem Soytekin ile Hüseyin Köksal'ın şoförleri arasında yoğun bir iletişim trafiği saptanmıştı.
Tanık Tolgahan Erdoğan'ın beyanlarına göre ise VIP araçlarla 50 milyon dolar taşındığı belirtildi.
MASAK kayıtlarının firmanın beyanlarıyla örtüşmemesi ve paraların mülkiyetinin ispatlanamaması üzerine savcılık, bu büronun örgütün 'emanetçisi' olarak faaliyet gösterdiğini ve deşifre olmamak için nakit sevkiyatının motorlu kuryeler aracılığıyla yapıldığını kaydederek paraların doğrudan kurulan suç örgütüne ait olduğu sonucuna varıldı.