Haber Detayı

Buzdolabındaki tehlike
Prof. dr. ramazan i̇nci aydinlik.com.tr
15/02/2026 17:37 (1 saat önce)

Buzdolabındaki tehlike

Buzdolabındaki tehlike

Evin en çok kullanılan yeri mutfaktır.

Yemeklerin hazırlandığı, pişirildiği mekân.

Ailelerin bir araya geldiği, yemeklerin yenildiği yer olması nedeniyle mutfak evin kalbi sayılır.

Mutfakta çoğu gıdanın tutulduğu yer ise buzdolabı.

Yiyeceklerimizin çoğunu güvenle burada saklarız.

Her ne kadar son teknoloji buzdolapları kullansak da sıcaklık en kritik olanıdır.

Yiyecekleri taze tutmak için buzdolaplarına güveniyoruz, ancak sıcaklık doğru değilse, tam tersini yapabilirler; esasen bakteriler için rahat birer kuluçka makinesi haline gelirler.

Buzdolaplarının güvenli ortalama sıcaklık aralığı 0-5°C.

Bu sıcaklık aralığını sabit tutabilmek çok kolay olmaz.

Aç kapa, iç sıcaklık aralığını dalgalandırır ve yükseltir.

Güvenlik aralığının üstündeki sıcaklıklarda bakteriler hızla çoğalarak gıda bozulması veya gıda kaynaklı hastalık riskini artırabilir.

BASİT ÖNLEMLERLE GÜVENLİ SAKLAMA Sorunun bir kısmı, birçok buzdolabının iç sıcaklığını doğru ve kolay bir şekilde izleme olanağına sahip olmamasından kaynaklanıyor.

Bir başka sıkıntı ise; kapıyı her açtığınızda içeriye sıcak hava doluyor.

Kapı ne kadar uzun süre açık kalırsa, özellikle de atıştırmalık seçerken oyalanıyorsanız, iç sıcaklık oda sıcaklığına o kadar yaklaşıyor ve bakterilerin üremesi için daha uygun bir ortam oluşuyor.

Bakterileri kontrol altında tutmak kolay değil.

Buzdolabında yiyeceklerinizi daha taze ve daha güvenli tutmanın basit yolları var.

Mümkünse; kapı açma-kapama işlemlerini en aza indirin.

Market alışverişini boşaltırken buzdolabının kapağını açık bırakmayın.

Kapı contalarınızı (lastiklerini) temizleyin.

Birkaç ayda bir küf veya kir olup olmadığını kontrol edin ve contaların sıkıca kapandığından emin olun.

Buzdolabınızın içindeki sıcaklık da değişir.

En soğuk nokta genellikle arkada, en sıcak nokta ise kapıdadır.

Bu da süt veya çiğ et gibi ürünlerin kapıda değil, arka tarafta saklanmasının daha uygun olduğu anlamına gelir.

Kapı, tereyağı veya gazlı içecekler için uygundur.

Ayrıca, buzdolabı rafları sıkış tepiş olmamalı.

Soğuk havanın düzgün bir şekilde dolaşabilmesi için buzdolabınızı yaklaşık dörtte üçü dolu tutmaya çalışın.

Çekirdekli meyveler, domates, biber, patates ve bal gibi buzdolabında saklanması gerekmeyen ürünleri serin ve kuru bir dolapta saklayarak yer açabilirsiniz.

GÖRÜNMEZ RİSK: LİSTERİA Ancak sıcaklık tek endişe kaynağı değil.

İyi soğutulmuş bir buzdolabı bile görünmez riskler barındırabilir.

Çalışmalar, buzdolaplarının, muhtemelen daha önce kirlenmiş yiyecek veya ambalajlar yoluyla bulaşmış patojenler içerebileceğini göstermektedir.

Soğuk ortam birçok bakterinin büyümesini durdururken, Listeria gibi bazı bakteriler düşük sıcaklıklarda hayatta kalabilir ve hatta çoğalabilir.

Özellikle hamileler ve yaşlılar için tehlikeli olan Listeria, yumuşak peynirlerde, füme balıklarda (suşi dahil), şarküteri ürünlerinde, önceden paketlenmiş meyvelerde, dondurulmuş sebzelerde ve hazır sandviçlerde bulunabilir.

RİSKİ AZALTMAK ELİNİZDE • Kendinizin ve başkalarının riskini azaltmak için gıda güvenliği tavsiyelerine dikkat. • Pişirilmesi gereken et ve balık gibi çiğ gıdaları, meyve veya sandviç gibi yemeye hazır ürünlerden ayrı tutun. • Çiğ et ve balığı buzdolabının alt rafında saklayın.

Böylece, herhangi bir su sızıntısı olursa, diğer yiyeceklerin üzerine damlamaz. • Hazır tüketilebilir ürünleri buzdolabından çıkardıktan sonra dört saat içinde tüketiniz. • Yemek hazırlamadan önce, yemek hazırlığı sırasında ve sonrasında ellerinizi düzenli olarak sabun ve suyla yıkayın. • Mümkünse, ambalaj üzerindeki pişirme talimatlarına uyun.

Buzdolabı kullanım alışkanlıklarınızı iyileştirmek düşüncesine, "Bu da nereden çıktı?" diyebilirsiniz.

Ancak yiyeceklerin daha uzun süre taze kalmasına, buzdolabınızın daha verimli çalışmasına ve en önemlisi, sizin ve ailenizin sağlığını korumasına yardımcı olur.

Ha, bir de hafta sonu akşam yemeğinden kalan tavuktan bahsedelim… Hepimiz koklama testini yaptık.

Ama yemekten arta kalanlar güzel kokuyor diye, iyi oldukları anlamına gelmez.

Salmonella veya Listeria gibi bakteriler her zaman kötü bir kokuyla gelmezler.

Her şeyden önce sağlık!

Sağlığınızla kumar oynamayın!

İlgili Sitenin Haberleri