Haber Detayı

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biriydi: Gizem sonunda çözüldü mü? ‘Mektuplar açık bir mesaj veriyor’
Dünya hurriyet.com.tr
15/02/2026 11:57 (2 saat önce)

Dünya edebiyatının en önemli isimlerinden biriydi: Gizem sonunda çözüldü mü? ‘Mektuplar açık bir mesaj veriyor’

İngiltere’de sıradan görünen bir taş ev, dünya edebiyatının en büyük isimlerinden birinin son nefesine tanıklık etti. Bu ev, yalnızca bir yazarın ölümünü değil, hâlâ çözülememiş karanlık bir gizemi de saklıyor. Jane Austen’ın son günlerinde yaşadıkları, mektupları ve romanları bugün yeniden mercek altında. Peki, 41 yaşında hayata veda eden yazarın ardında bıraktığı bu sır neydi? Cevaplar, yıllar sonra ortaya çıkan şaşırtıcı ipuçlarında gizli…

İngiltere’nin Hampshire bölgesinde, Winchester Koleji kampüsünün hemen yanı başındaki 8 numaralı College Street, dışarıdan bakıldığında sıradan bir taş bina gibi görünebilir.Ancak bu ev, dünya edebiyatının en önemli yazarlarından birinin son günlerini geçirdiği yer olması bakımından tarihsel bir anlam taşıyor.

Evde, kapının üzerinde Jane Austen’ın son günlerini bu mekânda geçirdiği ve burada 18 Temmuz 1817’de öldüğü yazılı bir levha yer alıyor.GİZEMLİ VE KARANLIK BİR DÖNEM Ancak bu evin anlamı, Austen’ın hayranları için çok daha derin.

Çünkü bu mekân, yazarın kısa ama oldukça etkili hayatının en gizemli ve karanlık dönemine ev sahipliği yapıyor.

Hastalığının ne olduğu ve ölümüne neyin sebep olduğu hâlâ netleşmiş değil.Şimdi, bu gizemi çözmeye çalışan akademisyenler, yazarın son dönemine dair ipuçlarını, yazdığı romanlar ve mektuplar üzerinden keşfetmeye çalışıyor.Peki, şu ana kadar nasıl bir yol alındı?

Dünya edebiyatının en güçlü yazarlarından biri olan Jane Austen neden ve nasıl öldü?Alıntı MetniSON GÜNLERİNE YOLCULUKJane Austen ve kız kardeşi Cassandra, Austen’ın hastalığının şiddetlendiği dönemde, 1817’nin başlarından itibaren Winchester’daki 8 College Street’te sekiz hafta süresince yaşadılar.

Austen, o dönemde teşhis konulamayan bir hastalık nedeniyle tedavi görmekteydi.Gözlemlenen semptomlar arasında sık sık yorgunluk, eklem ağrıları, ateş, deri döküntüleri ve diğer birçok sağlık problemi yer alıyordu.

Ancak ölümünden önceki süreçte sağlığı birkaç kez iyileşme belirtisi gösterse de yazar 41 yaşında hayatını kaybetti.

Austen’ın ölümüne dair ilk spekülasyonlar, 1964 yılında Zachary Cope tarafından yayımlanan makalede yer almıştı.

Cope, yazarın Addison hastalığından hayatını kaybettiğini öne sürmüştü.

Ancak zamanla bu teoriye karşı başka öneriler de dile getirildi: Mide kanseri, tüberküloz veya lenfoma gibi hastalıklar.

Her biri, yazarın hastalığının farklı yönlerini vurguluyor, fakat hiçbiri kesin bir cevap sunamıyordu.

Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Devoney Looser, “Austen’ın ölümüne dair kesin bir cevap yok.

Ancak onun son günlerine dair elde edilebilecek veriler sınırlı olduğu için, yazdığı mektuplar ve romanları bu alanda araştırmalar için çok kıymetli.

Çoğu da aslında açık mesajlar veriyor” diyor.Alıntı MetniHAYATINA IŞIK TUTAN MEKTUPLAR VE ROMANLARAusten’ın son dönemini anlamak için uzmanlar, özellikle onun yazılı materyallerine başvuruyorlar.

Yazarın yazışmalarında, zaman zaman sağlığındaki değişimleri ve hastalığının belirtilerini görmemiz mümkün.

Örneğin, Austen’ın 1816 yılının sonlarına doğru yazdığı mektuplarda sıklıkla şikâyet ettiği ağrılar ve yorgunluk öne çıkıyor.Ünlü yazar, özellikle sırt ve diz ağrılarından, yorgunluk nöbetlerinden ve bazen yüzünde görülen renk değişimlerinden bahsediyordu.

Ayrıca, ateş ve deri döküntülerinin de semptomlar arasında yer aldığını belirtiyordu.

Yazarın mektuplarından birinde, 1817’nin mart ayında, “Hayatımın bu döneminde hastalık, gerçekten tehlikeli” diyerek durumunun ciddiyetine dair ipuçları veriyordu.

Elde edilen bu metinler, onun içsel dünyasına dair önemli veriler sunuyor, ancak hastalığına dair kesin bir teşhis koymayı zorlaştırıyor.ÖLÜMÜNÜN ARKASINDAKİ GİZEM: ADDİSON HASTALIĞI MI, LUPUS MU?1960’lı yıllardan itibaren, Jane Austen’ın ölümünün nedenine dair çeşitli hipotezler ortaya atılmaya başlandı.

Bunlar arasında en popüler olanlardan biri, Addison hastalığına sahip olduğuydu.Addison hastalığı, böbrek üstü bezlerinin yeterli hormon üretmemesi sonucu gelişen nadir bir hastalık.

Ancak bu teori, yazarın mektuplarındaki semptomlarla tam olarak örtüşmüyor.

Özellikle cilt döküntülerinin zaman zaman geçici olması, bu teorinin güçsüz kalmasına yol açtı.

Sonraki yıllarda yapılan araştırmalarda, Austen’ın semptomları lenfoma (kanser) veya tüberküloz gibi başka hastalıklarla da ilişkilendirildi.

Ancak 2020 yılında Dr.

Michael D.

Sanders ve meslektaşı Dr.

Elizabeth Graham’ın yaptığı araştırmalar, ünlü ismin semptomlarının lupus eritematozus (SLE) adı verilen bir otoimmün hastalığı işaret ettiğini ortaya koydu.

Bu hastalık, genellikle genç kadınlarda görülüyor ve şiddetli eklem ağrıları, yorgunluk, cilt döküntüleri gibi belirtilerle kendini gösteriyor.LUPUS TEORİSİ VE SONUÇLARISanders ve Graham, Austen’ın hastalığının lupus olabileceğini öne sürerken, bu hipotezi pekiştiren bazı yeni bulgular da elde ettiler.

Austen’ın yaşadığı dönemde, lupus hastalığı henüz tanımlanmamıştı ve bu nedenle doktorlar, yazarın hastalığını doğru bir şekilde teşhis edemediler.Ancak araştırmacılar, Austen’ın sık sık yaşadığı eklem ağrılarını ve cilt döküntülerini, lupus hastalığına işaret eden kanıtlar olarak yorumladılar.

Ayrıca, lupus hastaları zaman zaman iyileşme dönemleri geçirebilirler, bu da yazarın sağlığındaki dalgalanmalara benzer bir özellik.

ÖLÜMÜ VE SON SÖZLERİSağlık durumu, 1817’nin Haziran ayında hızla kötüleşti. 15 Temmuz’da son şiirini yazdırarak, kısa bir süre sonra bilincini kaybetti.

Ölümünden önceki günlerde, Cassandra’ya söylediği son sözleri arasında “Tanrım, bana sabır ver, benim için dua et, ah, benim için dua et!” ifadeleri yer alıyordu. 17 Temmuz’da, bilincini kaybeden yazar, 18 Temmuz sabahı saat 4.30’da uykusunda hayatını kaybetti.

ÖLÜMÜNÜN EDEBİYAT VE TIP DÜNYASI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİAusten’ın ölümü, sadece EDEBİYAT dünyasında değil, aynı zamanda tıp alanında da büyük bir etki yaratmış durumda.

Hastalığının gizemi, hâlâ çözülemeyen bir soru olarak kaldı.

Ancak bu durum, araştırmacıları daha fazla bilgi edinmeye ve tıbbi teşhislerin tarihsel olarak nasıl evrildiğini incelemeye teşvik ediyor.CNN’in “Jane Austen’s cause of death has remained a mystery.

But her letters and books offer clues” başlıklı haberinden derlenmiştir.

İlgili Sitenin Haberleri