Haber Detayı
‘Gençlere çiftçiliğin vizyonsuz bir iş olmadığını gösteriyoruz’
Gündelik iş tempolarını filtresiz şekilde paylaşan fenomen çiftçiler hem emeklerinin görünmesinden hem de “Sayende köye dönmeyi düşünüyorum”, “Tarıma bakışım değişti” diyen gençlerin mesajlarından çok mutlular. Paylaşımlarıyla bize de ‘Başka bir yaşam mümkün’ dedirtiyorlar.
Ahmet Çelik ve Ramazan Çelik Kütahya’nın Alibey Köyü’nde yaşayan iki kuzen.
Nida Elif Selci’yse Çanakkale’de yaşayan genç bir kadın çiftçi.
Onlar sabahın ilk ışıklarıyla uyandıklarında kalabalıklarla yollara dökülmüyor, günü korna sesleriyle değil, hayvan sesleriyle karşılıyorlar.
Sosyal medyada hayli aktif olan genç çiftçiler, şehir hayatının temposundan yorulan insanlara doğal yaşamın güzelliklerini hatırlatırken üretimlerinin ardındaki emeği de gözler önüne seriyor. 29 yaşındaki kuzenler Ahmet ve Ramazan Çelik için çiftçilik sadece bir iş değil, bir ata mirası. “Biz bu emeğin içinde büyüdük” diyorlar.◊ Çiftçiliğe nasıl başladınız?
Ahmet Çelik: Kendimi bildim bileli toprağın ve hayvanların içindeyim.Ramazan Çelik: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği’nden mezun oldum.
Çiftçilik ve hayvancılık çocukluğumdan gelen bir hayat biçimi.
Ailem uzun yıllardır bu işle uğraşıyor.◊ Sosyal medyada içerik üretme fikri nasıl oluştu?Ramazan Çelik: İnsanlar sofralarına gelen ürünün arkasındaki emeği merak ediyor ama çok azını görüyor. ‘Olduğu gibi’ anlatmak istedik.
Gösterişsiz, filtresiz, gerçek bir çiftlik hayatı...
Aslında kamera açıldığında yaptığımız şey günlük hayatımızı paylaşmak.Ahmet Çelik: Üretimin mutfağını, emeği ve doğallığı göstermek istedik. ‘Çelik Çiftliği’ bir nevi dijital bir tarım günlüğü olarak doğdu. ‘Binlerce insan tanık’◊ ‘İyi ki buradayım’ dediğiniz anlar ve zorlayıcı yanlar neler?Ramazan Çelik: Hayvanların bakımı, yemleme, saha işleri derken zaman çok hızlı geçiyor.
Günün sonunda işlerin yolunda gittiği anlarda ‘İyi ki buradayım’ diyorum.
En zorlayıcı tarafsa belirsizlik; maliyetler ve emeğin karşılığını her zaman hemen alamamak.Ahmet Çelik: Sabahın ilk saatlerinde ‘İyi ki buradayım’ diyorum.
En zorlayıcı yanıysa iklim şartları ve bedensel yorgunluk.
Toprak ve hayvanlar hata kabul etmiyor, sürekli tetikte olmanız gerekiyor.◊ Hayatınızda neler değişti?
Nasıl yorumlar geliyor?Ramazan Çelik: En büyük değişim, yaptığım işin görünür olması oldu.
Eskiden sadece kendi çevrem biliyordu, şimdi binlerce insan aynı emeğe tanıklık ediyor.Ahmet Çelik: “Bize doğayı hatırlatıyorsun” yorumları, benim için en büyük yakıt oluyor. “Hayalimdeki hayatı yaşıyorsun” gibi yorumlar geliyor.
Şehir hayatının gürültüsünden sıkılanlar için paylaşımlarımız bir nefes alma durağı gibi.◊ Sizce paylaşımlarınız gençleri tarıma ve hayvancılığa yönlendirmede nasıl bir katkı sağlıyor?Ramazan Çelik: Gençlere şunu gösteriyor: Bu işler sadece zor değil, aynı zamanda anlamlı.
Doğru bilgiyle, teknolojiyle ve sabırla yapıldığında sürdürülebilir bir yaşam mümkün.
En azından ‘yapılamaz’ algısını kırıyor.Ahmet Çelik: Gençlere çiftçiliğin ‘eski usul ve vizyonsuz’ bir iş olmadığını, aksine teknolojiyle birleşince ne kadar prestijli olabileceğini gösteriyoruz.
Kendi yaş grubumdaki insanlara ‘Biz de burada varız ve üreterek kazanabiliriz’ mesajını vermek en büyük motivasyonum. ‘Kadın çiftçilerin sahada olduğunu doğru bir dille anlatmak istedim’Nida Elif Selci Çanakkale’nin Gelibolu ilçesine bağlı Cumalı Köyü’nde yaşıyor.
Tarım ve hayvancılık, ailesinin uzun zamandır içinde olduğu bir alan. “Üretimin tam merkezinde olmayı seçtim.
Hem tarım hem hayvancılıkla uğraşıyor, bu emeği görünür kılmayı çok önemsiyorum. 12 yıldır aktif olarak bu sektördeyim” diyor.◊ Sosyal medyada içerik üretmeye nasıl karar verdiniz?Bizim yaptığımız, şehirde yaşayan insanlar için ya çok romantize ediliyor ya da tamamen göz ardı ediliyor.
Tarladaki emek, ahırdaki sorumluluk, üreticinin yaşadığı zorluklar pek bilinmiyor.
Bu gerçekliği olduğu gibi anlatmak istedim.
Özellikle kadın çiftçilerin sahada var olduğunu göstermek, gençlere ilham vermek ve tarımı daha doğru bir dille anlatmak içerik üretme fikrimin temelini oluşturdu.◊ Bir gününüz nasıl geçiyor?Hayvanların bakımı, yemleme, tarla işleri derken günün büyük bir kısmı sahada geçiyor.
İçerik çekimleri, sosyal medya mesajları ve takipçilerle iletişim de günün bir parçası.
Sakin görünse de aslında oldukça tempolu bir yaşam.◊ Takipçilerinizin artmasının hayatınıza nasıl bir etkisi oldu?
Hem yeni işbirlikleri hem de farklı gelir modelleri kazandırdı.
En değerli kazanımım “Sayende köye dönmeyi düşünüyorum” ya da “Tarıma bakışım değişti” diyen gençlerin mesajları.◊ Tarım ve Orman Bakanlığı Gençlik Konseyi Çanakkale temsilcisisiniz...
Bu görev sayesinde gençlerin tarım politikalarındaki sesi olmayı önemsiyorum.
Paylaşımlarımda sadece üretimi değil; bilinçli tarımı, sürdürülebilirliği ve gençlerin bu alanda nasıl yer alabileceğini anlatmaya çalışıyorum.
Yol haritam bilgiyi sahadan aktaran, gençleri üretime dahil eden ve özellikle kadın çiftçilerin görünürlüğünü arttıran bir yapı kurmak üzerine.◊ Genç çiftçilere ne söylemek istersiniz?Tarım zor ama imkânsız değil; emek veren, öğrenen ve vazgeçmeyen için geleceği olan bir alan.