Haber Detayı

Çiçeklerin dünyaya bu kadar zarar verdiğini biliyor muydunuz? Sevgililer Günü’nde sevgilinize alırken bir kere daha düşünün
Dünya hurriyet.com.tr
14/02/2026 09:21 (2 saat önce)

Çiçeklerin dünyaya bu kadar zarar verdiğini biliyor muydunuz? Sevgililer Günü’nde sevgilinize alırken bir kere daha düşünün

Bu Sevgililer Günü'nde, buketiniz muhtemelen yerel çiçekçiye ve nihayetinde sevgilinize ulaşmadan önce bir uçağın kargosunda veya soğutmalı kamyonunda binlerce kilometre yol kat edecek.

Amerika Birleşik Devletleri'nde taze kesme çiçeklerin çoğu Kolombiya ve Ekvador'dan geliyor.

Güller, krizantemler ve karanfiller ithal edilen çiçeklerin en yaygın üç türünü oluşturuyor.Sevkiyatlar için en yoğun zamanlar Sevgililer Günü ve Anneler Günü oluyor; Kolombiya'dan her yıl ithal edilen çiçeklerin yaklaşık %30'u bu günlerde ABD'ye getiriliyor.

Kolombiya merkezli havayolu şirketi ve diğer kargo hava yolu şirketleri her yıl büyük miktarlarda çiçek taşıyor.

Bir havayolu şirketi, 2026 Sevgililer Günü için Kolombiya ve Ekvador'dan 19.000 tondan fazla çiçek taşıdı; bu da geçen yıla göre %6'lık bir artış anlamına geliyor.

Sevgililer Günü, hava kargo sisteminde büyük ölçekli bir operasyonel artış gerektiriyor.Çiçekler ABD topraklarına ulaştıktan sonra soğutmalı kamyonlara yükleniyor veya bağlantılı uçuşlara bindiriliyor.

Bir gülün yetişmesi 15 hafta kadar sürüyor. 15 haftanın sonunda güller kesilir kesilmez, hassas şekilde koordine edilmiş bir yarış başlıyor… Taze kalmaları için çiçekler soğutularak uyku haline getiriliyor ve soğutmalı kamyonlarla havalimanlarına taşınıyor.

Havaalanında, Miami'ye giden bir uçağa yükleniyorlar.  14 Şubat’tan önceki haftalar boyunca her gün 30'dan fazla uçuş Kolombiya'dan Miami'ye çiçek taşıyor.

Yaklaşık dört saat sonra güller Miami'ye iniyor.Soğutulmuş depolara taşınıyor ve ABD gümrüğü tarafından denetleniyorlar.

Daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin dört bir yanına gönderilmek üzere soğutmalı kamyonlara yükleniyorlar.

Güller mağazalara ulaştığında, toplanmalarının üzerinden 48 saat gibi kısa bir süre geçmiş oluyor.

Bu hızlı akış hiç durmuyor.

Herhangi bir saatte, herhangi bir yerde satılabilen bu çiçeklerin ‘seri üretim’ yarışı, doğanın yok edilmesine önemli ölçüde katkıda bulunuyor.

Elbette süreç sadece ABD’de böyle işlemiyor.

Çiçeklerle dolu uçaklar her gün dünyanın dört bir yanını dolaşıyor.

Kolombiya'dan gelen krizantemler Japonya'ya, Kenya'dan gelen güller İngiltere’ye, Ekvador'dan gelen karanfiller Rusya'ya uçuyor.

İthal edilen kesme çiçeklerin neredeyse tamamı aynı emisyon yoğunluklu yolculuktan geçiyor: İklim kontrollü seralar, soğutmalı kamyonlar ve uzun, soğuk bir uçuş.

Sonuç olarak ise taze çiçekler, devasa bir karbon ayak izine sahip 34 milyar dolarlık küresel bir sektör olarak karşımıza çıkıyor.

Dünyanın dört bir yanına taşıdığımız diğer bozulabilir ürünlerle karşılaştırıldığında, çiçekler belki de iklime en çok zarar veren ürünler olarak öne çıkıyor.Neredeyse diğer her şey, hava taşımacılığının yüzde 1'i kadar karbon ayak izine sahip olan gemilerle taşınıyor.

İklim uzmanı Mike Berners-Lee tarafından 2020 yılında İngiliz marketlerinde satılan ürünler üzerinde yapılan bir analiz, bir buket ithal çiçeğin Brezilya'da ormansız bir arazide yetiştirilen ve Londra'da tüketilen yaklaşık 250 gramlık bir biftekten daha önemli bir etkiye sahip olduğunu ortaya koydu.

İyi haber şu ki, bundan vazgeçmemize gerek yok.

Çünkü sektörün iklim üzerindeki etkisini azaltmak için yapabileceği pek çok şey var.

Seraların yenilenebilir enerji ile ısıtılması gerekiyor ve ülkeler enerji kaynaklarını çeşitlendirdikçe bu daha da kolaylaşacak.

Bu, özellikle dünyanın en büyük kesme çiçek ihracatçısı olan Hollanda için çok önemli.

Bulutlu, kuzey iklimine sahip bu ülkede, çoğunluğu fosil yakıtlarla çalışan, yüksek otomasyonlu ve enerji yoğunluklu seralar standart.Kısa bir süre önce Hollanda hükümeti ve bahçecilik sektörü bu seralardan kaynaklanan emisyonları azaltma konusunda anlaşmaya vardı.

En önemlisi, sektörün hava taşımacılığından uzaklaşması gerekiyor.

Bazı şirketler çok daha az emisyona neden olan deniz yoluyla çiçek nakliyesini denemeye başladı bile.

Konteynırlardaki atmosferin dikkatlice kontrol edilmesiyle, kesilmiş sapların haftalarca hareketsiz kalması mümkün olabiliyor.

Öte yandan sadece sektörün adımları değil tüketicilerin tercihleri de kesme çiçek yarışında önemli bir fark yaratabilir.

Konunun uzmanları, ithal çiçeklerin büyük çoğunluğunu oluşturan üç tür olan gül, krizantem ve karanfilden kaçınılması gerektiğini, çiçekler yerel olarak yetiştirildiğinde ve mevsiminde olduğunda bir buketin çevresel etkisinin azaldığını söylüyor.

Dayanıklı ve uzun vazo ömrüne sahip olan bu üç büyük tür, ucuz seri üretim ve dünya çapında hızlı teslimat için mükemmel seçenekler.

Bu sebeple daha az bilinen çiçekleri satın almak, kesme çiçek yarışının etkilerini azaltmak için etkili bir yol gibi görünüyor.

Tüketiciler olarak bizlerin yapabileceği bir başka şey de zincirler yerine, yerel bir çiçekçiden gül, karanfil ve krizantem dışında bir buket satın almak.

Daha etkili olacak yol ise, çiçeği direkt yetiştiricinin kendisinden satın almak olacaktır.Sonuçta, çiçek endüstrisinin çevreye verdiği zararlar, ucuz ve anlık tatmin arzumuzdan ve özel sektörün bunu üretmek için acımasızca verimli bir şekilde istekli olmasından kaynaklanıyor.

İnsanların ve gezegenin refahı ikinci sırada geliyor.

İlgili Sitenin Haberleri