Haber Detayı
Hande Soral: ‘Bir olmak beni hâlâ çok heyecanlandırıyor’ / İsmail Demirci: ‘Onunla puzzle’ın parçaları gibiyiz, onsuz eksik kalırım’
Onlar oyunculuk dünyasının en sevilen çiftlerinden. Birbirlerine duydukları aşk ve güvenle ilişkilerinde yılları devirdiler. 14 Şubat Sevgililer Günü vesilesiyle Hande Soral ve İsmail Demirci çiftiyle buluşuyoruz. Tanışma hikâyelerini, evlilik teklifi sırasında yaşadıklarını, aşklarını, çocuklarını ve yeni projelerini konuşuyoruz.
Aralarında muhteşem bir elektrik var.
Birbirlerine aşkları sanki dün tanışmışlar gibi devam ediyor.
Fotoğraf çekimi boyunca bakışlarını birbirlerinden ayırmıyorlar.
Konu aşka geldiğinde ikisinin de gözlerinin içi parlıyor.
Biz de başlıyoruz aşk dolu bir muhabbete... ◊ Sevgililer Günü için bir planınız var mı?
Hande Soral: Aslında biz de ilk defa seninle beraber, şu an Sevgililer Günü kutluyoruz.◊ Nasıl yani?
Hande Soral: Normalde çok sakin, evde sadece birbirimizi öperek kutlarız.İsmail Demirci: Bize her gün Sevgililer Günü.◊ Anladım, buradan bana çok malzeme çıkmayacak.
O zaman ilişkinin en başına dönüp başlayalım. 1 sene sevgililiğin ardından 9 senedir evlisiniz.
Peki, nasıl tanıştınız?
Hande Soral: Birbirimizi ilk olarak Bodrum’da bir plajda gördük.
Akşam da butik bir yerdeki konserde karşılaştık.
Uzun süre yanıma gelmesini bekledim.◊ Plajda konuşmadınız yani...
Hande Soral: Hayır.
Ben onun eski menajeriyle arkadaştım ve onunla konuşuyordum.
Aslında o da beni görmüş.İsmail Demirci: Mayoylayım, üstüm çıplak falan diye tanışmak istemedim.Hande Soral: Gerçi vücudun da iyiydi o zamanlar.İsmail Demirci: -Di’li geçmiş zaman kullandığın için çok teşekkür ederim (gülüyor).Hande Soral: Şimdi de gayet iyisin de...◊ Durun, gerilmeden devam edelim.
Sonra ne oldu?
Gece karşılaştınız ve...
Hande Soral: Akşam kulüpte konser sırasında uzun süre bakıştık.
Yaz akşamı, güzel güzel giyinmişiz, yanıma gelmesini bekledim.◊ Sen neden gitmiyorsun kızın yanına?İsmail Demirci: Bu kadar güzel bir kızın bana bakacağını düşünmedim.
Arada arkama dönüp başka biri mi var diye bakıyordum ama ağaç vardı.
Biraz da astigmatım.Hande Soral: Kardeşim ve arkadaşımla birlikteydim.
Onlar da artık gitmek istiyorlardı.
En sonunda elimle ‘Hadi artık’ işareti yaptım.
Geleceksen gel yani.
Bir tesadüf daha bekleyemeyecek durumdayız.İsmail Demirci: Ben hareketi görünce koşarak gittim.
O günden beri de o hareketi görünce koşuyorum (gülüyor).
Ertesi gün benim Çeşme’ye gitmem gerekiyordu, telefonlarımızı aldık.Hande Soral: O bir hafta içinde bir kere mesajlaştık. “Kahvaltı yapalım” dedik. ◊ İlk mesajı kim attı?
İsmail Demirci: Bakışmada çok aktif olmasam da mesajı ben attım.
Ama bir hafta sonra Handeler Çeşme’ye geldi ve benim bu sefer de oradaki son gecemdi.Hande Soral: Evet, İsmailler plajdaydı, “Ne tesadüf, biz de oraya geliyoruz” dedim, buluştuk.İsmail Demirci: Yani beni o mayoyla göreceği varmış.Hande Soral: Çeşme’de son gecemizde beraber yemek yedik, eğlendik, sabah uçağı vardı.
Ve gitti.
Gerçekten gitti, kalır diye düşünüyordum.◊ Sendeki rahatlık, hiç geri dönülür mü?İsmail Demirci: Ben oraya arkadaşlarımla beraber gitmiştim, beraber döneceğiz diye sözleşmiştik.
Onları satamazdım, zaten Hande’yle konuşuruz diye düşündüm.Hande Soral: Fakat hayat ona ‘Dönemezsin’ dedi, uçak altı saat rötar yaptı.
Havalimanından gece geri geldi.
O günden beri de hiç ayrılmadık, sevgili olup hayatımıza devam ettik.◊ Birbirinizi daha önceden beğenir miydiniz?Hande Soral: Televizyonda izlediğim bir işinde çok beğenmiş, yetenekli bulmuştum.
Ben kafama koymuştum aslında (gülüyor).İsmail Demirci: Evet, ben de beğeniyordum.
O gün plajda da o yüzden tanışmak istemedim, insan gibi bir yerde görürüm dedim ve oldu.◊ Bir insan karşısındakinin evlenilecek kişi olduğunu nasıl anlar?
Hande Soral: Ben İsmail Çeşme’ye geri döndüğünde anlamış ve söylemiştim.◊ Ne dedi sana?İsmail Demirci: Sevgili olduğumuzun ikinci günü “Sen benim çocuğumun babasısın” dedi ve şu an öyle!◊ Sen ne oluyor diye korkup kaçmadın mı?
İsmail Demirci: (Gülüyor) Kaçabilirdim çünkü Hande’yi tanıyana kadar evlenmeyi düşünmemiştim.
Ama o söyleyince çok mantıklı geldi.◊ Nasıl evlenme teklif etmiştin?İsmail Demirci: Tanışma yıldönümümüzde bir yemek organize ettim, yüzük aldım.
Ama Hande’nin bir huyu var, mesela telefonu, cüzdanı cebime koyduğum zaman orada kocaman görünmesinden rahatsız olur, “Ver çantama koyayım” der.Hande Soral: Ağustos ayındaydık ve İsmail keten pantolon ve gömlek giymişti.İsmail Demirci: Ben de anlayacak diye yüzüğü cebime koyamadığım için belime, pantolonumla tenimin arasına bir yere sıkıştırdım.
Yürüyerek gidebileceğimiz bir yerdi... ◊ Tabii yürürken o yüzük aşağıya kayıyordur...
İsmail Demirci: Tabii kayıyor, düzeltmeye çalışıyorum.
Sonra o kutuyla oturdum.
Ama nasıl çıkaracağım?
Dedim ki “Tuvalete gidiyorum”.
Tuvalette kutuyu çıkardım.
Bir de yüzük büyük değildi ama kutu büyüktü.
Sonra “Benim karım olur musun” dedim.‘Bambaşka iki insanız’◊ Birbirinizde neye vuruldunuz?
Hande Soral: Beni yeteneği inanılmaz etkilemişti.
Tanıdıkça, ne kadar doğal, gerçek ve hayata benim gibi bakıyor diye düşündüm.
Ne kadar aynıyız ama aslında bir o kadar da farklıyız kısmı beni heyecanlandırdı.
Hâlâ da bambaşka iki insanız ama bu başkalık beni heyecanlandırıyor.İsmail Demirci: Bir kere çok güzel.
Sonra tabii konuşunca bambaşka özellikleri insanı vuruyor.
İyi biri olduğunu, aile yapılarımızın benzediğini, benzer ama ayrı insanlar olduğumuzu görünce zaten iyice âşık oldum.◊ Şu anda birbirinizde en çok neye vurgunsunuz?Hande Soral: Mesela bir markette alışveriş yaparken kendimle ilgili bir şey aklıma gelmez ama onun sevdiği bir şeyi alırım.
O da her zaman öyle.
Beni kendimden önce düşünüyor.
Ben de onu kendimden önce düşünüyorum.
Bu da inanılmaz bir güven veriyor.
Hayatın boyunca seni kendinden önce düşünen birinin varlığı ve bir aile olmak bunun temeli bence.
Bir olmak beni hâlâ çok heyecanlandırıyor.İsmail Demirci: Ben onsuz bir hayat düşünemiyorum.
Onunla puzzle’ın parçaları gibiyiz, onsuz eksik kalırım.◊ Sizce evliliğin en zor yanı ne?
Hande Soral: Tabii ki insanız, tartışıyorsun, kızıyorsun, kapıyı çarpıp çıkamıyorsun.
Aslında böyle birlikte olmayı ve o aileyi sağlam tutmayı öğreniyorsun.İsmail Demirci: Biz kavga ettiğimizde de aynı odada oturuyoruz bu arada.
Evimiz büyük de küçük de olsa ona göre dizayn ediyoruz herhalde.
Tabii evliliğin zor tarafları var.
Bence bunu kolaylaştırmanın yolu kendine ait zaman, alan yaratmak.◊ Sizce birbirinizde en çok neleri dönüştürdünüz?İsmail Demirci: Bende çok saman alevi bir sinir vardı.
Hemen sinirlenip hemen düşerdim.
Hande bunu çok törpüledi.
Ben küçük şeylere bile sinirlendiğimde Hande bana güldü.
Gülünce ne kadar manasız bir şey yaptığımı gördüm.
Ve aslında törpülenmemin sebebi o oldu.Hande Soral: Ben çok kontrolcüydüm, her şeyi ben planlayayım istiyordum.
Çok büyük bir yük ve bunu yapmaktan çok da memnun değildim aslında ama fark ettim ki onun hayatından bir şey alıyorum.
Yani onun bir bardağı orada bırakma, o planı yapma özgürlüğünü elinden alıyorum ve onun hayatına çok fazla müdahale ediyorum.
İşini kolaylaştırdığımı düşünürken doğru bir şey yapmadığımı fark ettim.‘Annelik acayip bir şeymiş’◊ Aynı mesleği yapmak yakınlık mı sağlıyor, zorluk mu?
Hande Soral: İkisi de ama bence bizim mesleğimiz özelinde yüzde 70 yakınlık sağlıyor, yüzde 30 çalışma şartlarının çakışması zorlu oluyor.
Bir de birbirimizi aydınlatıyor ve yardımcı olmaya çalışıyoruz.
O da bir avantaj. ◊ İlk evlenmeye karar verdiğinizde kariyeriniz de yeni yeni başlıyordu. ‘Hayran kaybederiz’ falan diye tereddüt yaşadınız mı?
Hande Soral: Hayatımdaki önceliğim bireysel mutluluğum.
Ben mutlu olacağımı hissettiğim için evlenmeyi tercih ettim.
Çok mutlu olacağımı bildiğim için çocuk sahibi olmayı istedim.
Dışarıdan algının ne olacağıyla inan hiç ilgilenmiyorum.
Hiçbir zaman da ilgilenmedim.İsmail Demirci: Oynadığım rol beğenilmiyorsa bende problem vardır, yanlış oynuyorumdur, evliliğimle bunun hiçbir ilgisi yoktur.
Gerçekten de aklımıza gelmedi.◊ Oğlunuz Ali 4 yaşına yaklaştı.
Anne ve babalık sizde neyi değiştirdi?Hande Soral: Endişe, yüreğinin sürekli pırpır olması, uyuduğun uykunun gerçekten uyku olmaması ama bir yandan da aslında kalbinin daha ne kadar çok sevebileceğini hissetmek.
Annelik gerçekten çok acayip bir şeymiş.
Eminim ki 40 yaşına da gelse aynı endişelerle, her anıyla ilgili düşünerek yaşayacağım.İsmail Demirci: Baba olunca ilk anladığım şey anneliğin ne kadar zor olduğu.
Gerçekten babalar olarak bazen çileli başım moduna giriyoruz ama annelik babalıktan kat kat zor.
Hande’nin anneliğini gördükten sonra kendi annemi 10 kat daha fazla sevmeye başladım.
Baba olunca da tabii sorumlulukların, sabrın artıyor.
Mesela uyandırılmaktan hoşlanan biri değilim.
Ama Ali sabahın 6’sında bazen üstüme atlıyor, içimde herhangi olumsuz bir his olmadan sadece sarılıyorum.
Çok güzel bir şey baba olmak.‘Böyle bir oyuncuyla oynamak çok isterim’◊ İsmail yarın ‘Anlaşılmaz Konuşmalar’ isimli oyunun başlıyor.
Senin ilk tiyatro oyunun mu?
İsmail Demirci: Profesyonel anlamda ilk tiyatro oyunum.
Aslında her sezon başında tiyatro yapmaya niyetleniyordum.
Oyuncuyu yenilediğini düşünüyorum.
Ama sonra başka bir şey çıkıyordu.
Bu sene menajerimle konuştuk ve “Ben artık yapayım.
Çünkü yavaş yavaş yapamayacak mıyım hissi gelmeye başladı” dedim.
Çok heyecanlıyım ama provalar iyi gidiyor.◊ Ne anlatıyor ‘Anlaşılmaz Konuşmalar’?İsmail Demirci: Günümüz ilişkilerindeki çıkmazları anlatıyor.
Çağın getirileriyle beraber ilişkileri sorgulayan bir oyun.
Ben iki karakter canlandırıyorum, biri polis, biri zanlı.
İnşallah seyircinin de takdirini kazanır.◊ Başka projeleriniz var mı?İsmail Demirci: Haziranda dijital platforma yaptığımız işin ikinci sezonunu çekeceğiz.
Ayrıca iki film yaptım.
Biri Selçuk Aydemir’le, çok güzel bir komedi.
Biri de Cansu Dere ve Diogo Morgado’nun oynadığı ‘Portekiz Aşkı’ filmi.Hande Soral: Ben en son çektiğimiz ‘Gassal’ın üçüncü sezonunun yayımlanmasını bekliyorum.◊ Birlikte iş yapar mısınız?
Hande Soral: Televizyon dizisi yapmayı tercih etmeyiz.İsmail Demirci: Çünkü çocuğumuz var.
Ama sinema, dijital işler, reklam filmi olur.
Böyle bir oyuncuyla oynamak çok isterim.Hande Soral: Estağfurullah efendim, o ne demek?