Haber Detayı

Kadıköy'de "Sağlıklı Alışkanlıklar Güçlü Nesiller" semineri düzenlendi
Güncel haberler.com
12/02/2026 19:24 (2 saat önce)

Kadıköy'de "Sağlıklı Alışkanlıklar Güçlü Nesiller" semineri düzenlendi

İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü, suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılması ve ailelerin bilinçlendirilmesi amacıyla 'Sağlıklı Alışkanlıklar Güçlü Nesiller' semineri düzenledi. Seminerde, beslenme ile suç oranları arasındaki ilişkilere değinildi.

İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, "Sağlıklı Alışkanlıklar Güçlü Nesiller" başlıklı seminer düzenlendi.Suça sürüklenen çocukların topluma kazandırılması ve ailelerin bilinçlendirilmesi amacıyla müdürlüğün Kadıköy'deki binasında düzenlenen seminerin açılışında konuşan İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürü Seviyya Sancı, anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.Müdürlüklerinin yaptığı çalışmaları anlatan Sancı, "Denetimli serbestlik uygulamaları, hükümlü ve yükümlülerin yeniden hayata tutunması, ailesi ve toplumla sağlıklı bağlar kurması gibi birçok fonksiyonel iyileştirme faaliyeti yürütmektedir.

Bu çalışmalarımız içerisinde en çok önem verdiğimiz hizmetlerin başında toplumumuza ışık tutan bilim insanları ile siz değerli katılımcılarımızı buluşturmak ve onların rehberliğinden hep birlikte istifade edebilmemiz gelmektedir." diye konuştu.Sancı, "Bilimin rehberliğinde çocuklarımızı ve aileyi merkeze alan, bu anlamlı konferansın yükümlü bireylerimize umut, ailelerimize bilinç ve toplumsal birlikteliğimize güç katacağına yürekten inanıyorum." dedi.Açılış konuşmasının ardından Doç.

Dr.

Yavuz Dizdar tarafından suça sürüklenen çocuklar ve ailelerine yönelik seminer gerçekleştirildi.Beslenmeyle suç oranları arasındaki ilişki konusuna değinen Dizdar, "Beslenmeyle suç oranının artması arasında şöyle bir bağ var, ama nasıl var?

Yani 'Şunu yediği için azıyor çocuk ve gidiyor suç işliyor.' şeklinde olmuyor işler.

Ama beslenmeyle ilişki meselesini değişik yollardan bağlayabilirsiniz.

Birincisi, gıdanın içine birtakım maddeler koyuyorlar." diye konuştu.Dizdar, şu an gıdanın çok ucuz olduğunu belirterek, şunları söyledi:"Siz farkında değilsiniz ama gıda ucuz.

Normalde o çocukların ellerinde cips poşetiyle gezememeleri gerekiyor.

Çünkü bizim çocukluğumuzda cips dediğimiz şey çok pahalıydı, bulunmazdı, yoktu.

Ancak sinemalarda, bazı özel yerlerde satılırdı.

Şimdi ise bir markete girdiğiniz zaman o marketin üçte biri cips, bisküvi ve gazlı içecek reyonundan oluşuyor.

Bu da normal değil.

Bir başka markete gir aynı şey.

Üçte bir temizlik reyonundan oluşuyor.

Bu da normal değil.

İngiltere'de de bir market gördüm.

Özellikle baktım ne satıyor?

Yüzde 80'i gıda satıyor.

Yüzde 20'sinin içinde geri kalan her şey var.

Yani temizlik malzemesi çok az.

Bizde öyle değil."Dizdar, "Fiyat ucuzsa çocuğun cebine 20 lira koyarsan çocuk gidiyor bunları alıyor.

Şimdi bunları alması onu kurtarmıyor.

Alma ve tüketme hazzını yaşamaya başlıyor.

Bu hazzı yaşamayı öğrenmeye başladığı zaman daha çoğunu istiyor.

Bu insanın doğal tabiatıdır.

Bir kere başlarsa hazzı yükseltmeye çalışıyor.

Dolayısıyla birincisi çocuklara kazandırılacak olan erdem, çalışmanın üstünlüğü ve çalıştığı, kazandığı parayı kendi harcama, doğru harcama becerisini edindirmektir." ifadelerini kullandı.Çeteleşmenin de çok fazla gözlemlendiğini vurgulayan Dizdar, şöyle konuştu:"Çeteleşmenin mantığı şu.

Çocuk eğer üstüne bir sorumluluk düşüyorsa ve bunu tam yerine getirip tatmin olamazsa çeteleşir.

Yetişmekte olan gençler kendilerine statü bulamıyorlar.

Yani çocuğun kendine güvenini pekiştirecek bir toplum içinde yeri olması lazım.

O ilgilenmiyor, bu ilgilenmiyor.

Bu çocuk ne yapacak?

O zaman çocuk Batı Yakasının Hikayesi'ni oynamaya başlıyor.

Batı Yakasının Hikayesi nedir?

Çeteleşiyorlar.

Aşağı mahallenin çetesi, yukarı mahallenin çetesi.

Eskiden de vardı.

Fakat eskiden suç düzeyine varmazdı.

Yani arada kapışmalar olurdu.

Nasıl kapışılırdı?

Maç yaparak kapışırdık.

O grup gelirdi.

Siteler arası voleybol turnuvası yapılırdı.

Biz de oynardık.

Kim kazanırsa diğeri onu alkışlardı.

Bu kapışma bizim için yeterli olurdu.

Şimdi öyle değil."

İlgili Sitenin Haberleri