Haber Detayı
Şiddet sarmalındaki çocuklarımız - Mustafa Gazalcı
Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.
Şiddete uğrayan, sömürülen çocuklara geçen günlerde bir de acımasızca öldürülen çocuklar eklendi.
Küçücük çocuklar birbirlerine kıymaya başladı.
Yüreğine ateş düşen acılı analar, babalar isyanda.
Hepimiz şaşkın, üzgünüz.
Nasıl oldu da bu duruma geldik, getirildik?
Geleceğimiz olan çocuklar spor, müzik, resim ya da sevdiği bir alanda yoğunlaşacağı yerde, bilgisayar oyunlarının bağımlısı oldular, çetelere bulaştılar, birbirini öldürür duruma geldiler.
Şiddetle ilgili raporlar yazılıyor, ancak önlem alınmadığı için şiddet artarak sürüyor.
Raporlar yazıldı TBMM’de Aralık 2006’da çocuklarda, gençlerde artan şiddet eğilimini araştırmak için bu konuda verilen önergeleri birleştirerek Meclis araştırma komisyonu kuruldu.
O zaman İstanbul milletvekili olan Halide İncekara’nın başkanlığında bizim de üyesi olduğumuz komisyon, 19 ildeki kapalı çocuk ve gençlik ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerinde ve çocuk eğitim evlerinde incelemeler yaptı.
Buralarda bulunan iki bin 115 çocuktan 1545’ine anket uygulandı; yerli, yabancı uzmanlar dinlendi; toplantılar düzenlendi.
Komisyon, 8 Mayıs 2007’de altı ana başlık altında hazırladığı kapsamlı raporu o zamanki TBMM Başkanı Bülent Arınç’a teslim etti. “Türkiye’de Ortaöğretime Devam Eden Öğrencilerde ve Ceza İnfaz Kurumlarında Bulunan Tutuklu ve Hükümlü Çocuklarda Şiddet ve Bunu Etkileyen Etkenlerin Saptanması” adlı araştırma raporunu, kitap olarak TBMM yayımladı. “Şiddet ülkemizde ve dünyada sadece şiddeti uygulayan ve şiddet ile karşılaşanları değil toplumun her bireyini dolaylı ya da doğrudan etkileyen çağımızın en önemli toplumsal sorunlarından biri” olarak gören rapor, 2007’deki durumu şöyle saptıyor: “Son üç ayda, ortaöğretim kurumlarına devam eden öğrencilerin yüzde 22'si fiziksel, yüzde 53'ü sözel, yüzde 36.3'ü duygusal, yüzde 15.8'i ise cinsel şiddetle karşılaştı.
Aynı dönemde, öğrencilerin yüzde 35.5'i fiziksel, yüzde 48.7'si sözel, yüzde 27.6'sı duygusal, yüzde 11.7'si cinsel şiddet uyguladı.
Ceza ve infaz kurumlarındaki çocukların, bu kurumlara girmeden önceki son 3 ayda fiziksel şiddet ile karşılaşma sıklığı yüzde 69.2, fiziksel şiddet uygulama sıklığı ise yüzde 69.3 olarak belirlendi.” OLAYLAR AZALACAĞINA ARTTI Aradan yaklaşık 20 yıl geçti.
Raporda belirtilen eksiklikler giderilmedi, çözüm önerileri yerine getirilmedi.
Sonraki yıllarda da komisyonlar kuruldu, uzmanlar konuştu.
Üç aşağı beş yukarı benzer çözüm önerileri sıralandı.
Ancak sorumlular, yönetenler tarafından somut adımlar atılmadığı için olaylar arttı: “Suça sürüklenen çocuk içeriğiyle ceza mahkemelerinde açılan dosya sayısı 2023’te 124 bin 686’ya ulaşırken 2024 özelinde açılan dava sayısı 134 bini geçti. (…) Suça sürüklenen çocuk kapsamında açılan soruşturma sayısı 2023’te 188 bin, 2024’te ise 188 bine ulaştı. (Cumhuriyet, 23.01.2026) ARTIK GEREĞİ YAPILSIN Yaslı ana babalar, kadınlar şiddete karşı isyanda.
Çocukların ölmemesi için sorumlulara ivedi çağrıda bulunuyorlar.
Ailelere destek veren bir yurttaş, “Nasıl koruyalım biz çocuklarımızı?
Atlas’ın anası ağladı, Ahmet Minguzi’nin anası ağladı, Velinin anası ağladı, sırada kimin anası var?
Ben çocuğumu evimin yanındaki fırına ekmek almaya gönderemiyorum artık” diye isyan etti. (Cumhuriyet, 26.01.2026) Eğer bu çığlıklara kulak verilmez, 1990’da devlet olarak imzaladığımız Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin gereği yapılmaz, Meclis’in, uzmanların, ilgili kuruluşların hazırladıkları raporlar uygulanmaz, okullar, sokak şiddetten kurtarılmazsa ağlayan, isyan eden ana-babaların sayısı artacaktır.
Olaya yalnızca güvenlik olarak bakmak, suça sürüklenenlerin cezalarını artırmak, hapislere atmak, yeni yeni yasaklar getirmek sorunu çözmüyor.
Bataklıklar kurutulmadan, çocuğa, gence, okulöncesinden başlayarak nitelikli bir eğitim ortamı hazırlamadan, okul bitirenleri işe, üretime sokmadan sorunların çözülmediği ortada.
Bu yüzden ivedi olarak raporlar uygulanmalı, geleceğimiz olan çocuklar şiddet sarmalından kurtarılmalıdır.
MUSTAFA GAZALCI 16., 22.
DÖNEM DENİZLİ MİLLETVEKİLİ, EĞİTİMCİ