Haber Detayı
Ahmet Özer'den savunma: 'Dosyamda rüşvet, yolsuzluk iddiası yok'
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan davada savunma yapan Ahmet Özer "Dosyamda rüşvet suçlamasına dair herhangi bir şey yok. İrtikap, yolsuzluk iddiası yok. Esenyurt Belediyesi ile ilgili tek bir kuruş kamu zararı yok" dedi.
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında, 7'si belediye başkanı olmak üzere toplam 200 kişinin yargılandığı davada 33 sanık tutuklu bulunuyor.
Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesinde görülen davada aralarında Zeydan Karalar'ın da bulunduğu 9 sanık tahliye edilmişti.
Daha önceki duruşmalarda Oya Tekin, Zeydan Karalar ve Utku Caner Çaykara'nın da aralarında bulunduğu bazı kişilerin savunmaları alınmıştı.
Duruşma, İstanbul 1.
Ağır Ceza Mahkemesi salonunun yetersiz kalması nedeniyle Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 numaralı salonda görüldü.Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları duruşmada hazır bulundu.“DOSYAMDA RÜŞVET, İRTİKAP, YOLSUZLUK İDDİASI YOK”Akademik yaşamından ve eğitim çalışmalarından bahseden Ahmet Özer şunları söyledi:“Belediye başkanı seçildikten sonra geldiğimde çöp dağlarıyla karşı karşıya kaldık.
Çünkü maalesef iyi bir çalışma yapılmamış ve çöpler yerde kalmıştı.
Bir ilçe belediye başkanının da en temel görevlerinin başında çöp temizliği, kentin sağlığı, hijyeni geldiğine inanan birisiyim.
Kolları sıvadım.
Temizlik konusunun ihmale gelmeyeceğini bilen biri olarak ekibimizi topladım.
Onlara Esenyurt’un temizliğinin, hijyeninin ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalıştım.
Bir gün çöpü temizlemezseniz koca kent hasta olur.
İşte o zaman felaketi olur herkesin.
O nedenle bir kentin en önemli, en acı problemi o kentin temizliğidir, çöl meselesidir.
O nedenle göreve geldiğim günden itibaren hep bunun üzerinde durdum.
Bunu bütün Esenyurt halkı da biliyor.Tam başarmış ve işi yoluna koymuştuk ki bize operasyon yapıldı.
Benim dosyamda rüşvet suçlamasına dair herhangi bir şey yok.
Benim dosyamda irtikap, yolsuzluk iddiası yok.
Benim dosyamda Esenyurt Belediyesi ile ilgili tek bir kuruş kamu zararı yok.
Benim dosyamda bilirkişi raporlarının hiçbirinde benim ihaleye fesat karıştırdığıma dair bir iddia yok.
Ben bir akademisyen olarak, bir bilim adamı olarak şaşırıyorum.
Bu iddia olmadığı hâlde dosyaya, bilirkişi raporlarına göre Ahmet Özer’in ihaleye fesat karıştırdığı iddia ediliyor.
Temizlikle ilgili iki şey yaptık.
Kampanya başlattık. ‘Temiz yurt, Esenyurt’ adıyla bu kampanyaya Esenyurt Kaymakamı Sayın Fatih Çobanoğlu geldi.
Bütün siyasi parti ilçe başkanları geldi.
Milli Eğitim Müdürü geldi.
Okul müdürleri geldi.
Büyük bir coşkuyla Esenyurt Meydanı’nda bu projeyi başlattık başkan yardımcım İbrahim Halil Çalış ile birlikte.
Üstelik kaymakam bizatihi orada bana ve başkan yardımcısı Çalış’a bu yaptığımız güzel çalışmalardan dolayı herkesin önünde teşekkür etti.
Bunlar kayıtlarda mevcut ve bu 6 ay boyunca hem öğrencileri hem kadınları, gençleri de işin içine sokarak Esenyurt gibi kozmopolit bir yerin temizlik meselesini kökten çözecektik.
Buna başlamıştık ki işte bir operasyon oldu.”“KAYYUM YÖNETİMİ İHALEYİ NİYE UZATTI”Özer, 30 Eylül’de süresi dolan temizlik ihalesine ilişkin de şunları söyledi:“Ben cezaevindeyken kayyum yönetimi iki şey yapmış.
Yani bu süreç devam ederken, biz daha ihaleyi ilgili resmi bir işlem yapmamışken, ihaleyi başlatmamışken 30 Ekim 2024 tarihinde ben gözaltına alındıktan sonra kayyum yönetimi, 21/B ile yapılan ihaleyi bir ay daha uzatıyor.
Yani ekim ve kasım için yapılan 21/B ihalesine aralık ayını da dahil ediyor, yılbaşına kadar uzatıyor.
İki, kayyum fesat karıştırıldığı iddia edilen ihaleyi aradan 3 ay geçmesine rağmen, ihaleyi iptal edip yeni bir ihale yapma zamanı olmasına rağmen bunu yapmamış. 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla yer teslimi yaparak ihaleyi kayyum yönetimi başlatmıştır.
Yani ihaleyi biz başlatmadık.
Yer teslimi yaparak başlatan kayyum yönetimidir.
Biz bu firmaya hak ediş yapmadık.
Bir kuruş ödeme yapmadık.
Ödeme yapan kayyum yönetimidir.
Şimdi soruyorum.
Madem 21/B ile yapılan ihale sorumlu idiyse neden kayyum yönetimi aynı ihaleyi bir aya uzattı?
Madem ihaleye fesat karıştırma iddiası vardı, aynı ihaleyi kayyum neden onayladı da başlattı yeri teslimi yaparak?
Bu soruların cevaplanması gerekir.
Biz zaten böyle bir iddiayı kabul etmiyoruz ama madem böyle bir iddia varsa bu iddianın araştırılacağı yer bu ihaleyi başlatan kayyum yönetimidir.
Biz ihaleyi yapmışız, başlatmamışız. 30 Ekim’de operasyon olmuş, açık ihale 1 Ocak yılbaşı itibarıyla başlatılmış.“İHALEDE FESAT YOKSA BİZ NİYE BURADAYIZ”Ben tutuklandıktan sonra İçişleri Bakanlığı müfettişleri bütün ihaleler gibi bu ihaleyi de didik didik incelemiş.
Bununla ilgili de bize bildirilen herhangi bir sorunlu iş bugüne kadar söz konusu olmamıştır.
İddia makamı, ihale bedelinin yüksek olmasının otomatik olarak ihaleye fesat karıştırmayla bir olacağını düşünüyor.
Burada da aslında garip bir şey var.
Bu iddianameyi yazan kişi her kimse kendine göre bütün belediye başkanlarını hırsız, dolandırıcı olarak kafasında kodlamış.
Bir delil olup olmaması önemli değil.
Özetlersem eski müteahhitin süresi 1 Ekim’de biteceği için 5 Eylül’de ihale yapılıyor.
İtirazlar sebebiyle sürecin uzaması söz konusu olunca 21/B ile iki aylık, yani ekim-kasım ayları için geçici bir ihale yapılıyor. 30 Ekim 2024 tarihinde ben boş ve mesnetsiz bir dosyayla gözaltına alınıp tutuklanıyorum, yerime kayyum atanıyor.
Kayyum hem 21/B’yi uzatıyor hem de açık ihaleyi kendisi hayata geçiriyor.
Şimdi soruyorum size.
Eğer ihalede fesat yoksa biz niye buradayız?
Eğer ihalede fesat varsa kayyum niye burada değil?
Zira eğer bir şey varsa o yapmış.
İhaleyi biz başlatmamışız.
Tek kuruş ödeme yapmamışız.
Zaten hakkımızda dosyada da rüşvet konusunda savcı, kendi kendini tekzip edercesine takipsizlik kararı vermiştir.
Böylece hem İçişleri Bakanlığı müfettişleri raporlarına göre hem de savcılığın görevlendirdiği üç bilirkişiye göre benim ihaleyle ilgili fiili ve hukuki hiçbir sorumluluğun olmadığı açıkça ortaya konmaktadır.”Odatv.com