Haber Detayı

Başkanların serüveni… - Celal Ülgen
Yazarlar cumhuriyet.com.tr
11/02/2026 04:00 (1 saat önce)

Başkanların serüveni… - Celal Ülgen

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Ülkemizde daha önce eşi görülmemiş bir belediyeler krizi yaşanıyor.

Kimi belediye başkanları çeşitli gerekçelerle görevlerinden alınıyor, kimileri ise baskılarla tehditlerle parti değiştirmeye zorlanıyor.

Peki başkan parti değiştirince ne değişiyor ki?

Aslında bakıldığında yönetim anlayışı tümden değişemeyeceğine göre, eski tas eski hamam oluyor demek abes olmaz.

Ancak belediyenin işleyişi açısından çok da bir şey değiştirmeyeceği düşünülebilecek olan bu olaylar aslında en çok da demokrasiyi yaralıyor ve seçmenin güven duygusunu zedeliyor.

Seçimler sırasında parti ile aday arasında ve aday ile seçmen arasında bir sözleşme vardır.

Parti ile aday arasındaki sözleşmede aday, parti ilkelerine bağlı kalacağına yemin eder ve bir söz verir.

Aday ile seçmen arasında ise çok farklı bir sözleşme vardır.

Seçmen, bildiği ve güvendiği, kendisini yönetmesini istediği adaya oy verir ama bu adayın seçmenin gözündeki niteliklerini ve ilkelerini bağlı olduğu parti de belirler.

Yani seçmen, temsilcisini yalnızca adayları değerlendirerek değil, bağlı oldukları partileri de değerlendirerek seçer.

Bu aynı zamanda seçmen ile aday arasında bir sözleşmedir.

Adayın bir başka partiye geçmesi durumunda bu sözleşme bozulur.

VERİLEN SÖZ, ÖDENEN BEDEL Demokrasilerde verilen sözlerin çok büyük önemi vardır.

Günümüzde çok sayıda belediye başkanı çeşitli gerekçelerle cezaevindedir.

Tutuksuz olan belediye başkanlarının da bu durumdan son derece rahatsız olmaları son derece doğaldır.

Ancak her şeye karşın bir siyasi partinin görüşünü savunan ve savunmaya devam eden belediye başkanları işin doğrusunu yapmakta, seçmenine verdiği sözü tutmaktadır.

Kimileri için kendini koruma ve mücadeleyi sona erdirme nedeni olan, kimileri için yeni çıkar kapılarını açacağı düşünülen bu ve benzeri tehditler, kimilerini ise olduğu yerden zerre kıpırdatmıyor.

Çok sayıda belediye başkanı kendilerinin ve en yakınlarının özgürlüklerinden, aile yaşantılarından ve tüm yaşamlarından feda ederek bedel ödüyor.

Onlar ne bağlı oldukları düşünceden ne de belediye başkanlığından ayrılmıyor ve dirençle devam ediyorlar.

Ne kadar kadar çok soruşturma açılırsa açılsın, onlar bildikleri yoldan, verdikleri sözden ayrılmıyor.

SEÇMEN İRADESİ GASP EDİLİYOR Son olarak, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifa ettiğini duyduk.

Özarslan’ın, Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan PORTAŞ Proje İnşaat Taahhüt Asfalt Sanayi ve Ticaret AŞ’nin başındayken başmüfettişlerinin yaptığı bir soruşturma sırasında birtakım yolsuzluklara imza attığı için sorumlu tutulduğu ve bu dava ile ilişkilendirildiği anlaşılıyor.

Kulislerde ve medyada başkanın AKP veya MHP’ye geçeceği konuşuluyor.

Bu sanıldığı kadar kolay bir iş değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nden seçilip ardından “ülkücülere ağabey olacağım” demek sıradan bir iş mi?

Bu yaşananlar aslında tam olarak bir irade gaspıdır.

Halkın iradesinin gaspıdır!

Bu gidişin önüne geçmenin tam zamanıdır.

Bir belediye başkanı partisinden istifa ettikten sonra başka bir partiye geçerse o beldede 45 gün içinde yeni bir seçim yapılmalıdır.

Böylelikle istifa etmeyi düşünen başkan iradeyi gasp etmemiş, seçmenini ve kendisini seçen iradeyi yenilemiş olacaktır.

Bu tür irade gaspların önünü almanın başka yolu bulunmamaktadır.

Hem iktidar türlü oyunlarla belediye başkanlarını istifaya zorlayamayacak hem de belediye başkanı değişince eski hamam eski tas görünümü değişecek ve gerçekten halkın yeni iradesi sandığa yansımış olacaktır.

AV.

CELAL ÜLGEN

İlgili Sitenin Haberleri