Haber Detayı

Aydınlar dijitalleşme ve sanatı tartışıyor! Yapay zekâ ile sanat yapılabilir mi?
Kültür sanat aydinlik.com.tr
11/02/2026 00:00 (1 saat önce)

Aydınlar dijitalleşme ve sanatı tartışıyor! Yapay zekâ ile sanat yapılabilir mi?

Teori Dergisi’nin başlattığı tartışmaya katılan Türkiye’nin önde gelen aydınları, yapay zekânın bir araç olduğu ve insandan bağımsız bir iradeye sahip olmadığı konusunda birleşti. Ancak yapay zekâ ve sanat konusu özellikle orijinallik ve otantiklik bağlamında tartışılmaya devam ediyor

Teori Dergisi, dijitalleşme ve sanat üzerine önemli bir tartışma başlattı.

Derginin açtığı soruşturmaya Enis Batur, Prof.

Dr.

Muhammet Nur Doğan, Berna Güzey, Prof.

Dr.

Kemal İnan ve Tamer Levent katıldı.

Aydınlar, derginin ortaya attığı, “İnsan talimatlarıyla birinci yazarı yapay zekâ olan bir metin sanat eseri olarak nitelendirilebilir mi?

Yapay zekânın estetik bir üretimini sanat olarak nitelendirebilir miyiz?

Yapay zekâ ile sanat yapılabilir mi?

Yapay zekâ ile üretilen bir eser sanat eseri kabul edilebilir mi?” sorularına yanıt verdi.

Teori Dergisi’nde devam eden tartışmanın bir bölümünü yayımlıyoruz. ‘YAPAY ZEKÂ İNSANIN ÜRETTİĞİ BİR ARAÇ’ Yapay zekânın insandan bağımsız olmadığını dile getiren Enis Batur, şu ifadeleri kullandı: “Yapay zekâyı araç olarak kullanacak kişi ortaya çıkacak ürünün sahibi.

Niteliğe gelince, orada da yönlendiricinin mahareti ve alacağı kararlardaki kesinliği önem taşıyor.

Formula 1’de başarıyı direksiyon başındakiyle aracın yetkinliği arasında paylaştırıyoruz.

Yapay zekânın estetik üretimi bağlamında da benzer düşünceleri taşıyorum.” Yeteneğin ve yaratıcı zekânın belirleyici olduğunu kaydeden Batur, “Bir maymuna yapay zekâyı kullanmayı öğretsek eline maymuncuk vermiş olmayacağız sanat bağlamında.

Herkes yaratıcı olma yeteneğine sahiptir kuralı dayanaksızdır.” dedi.

Prof.

Dr.

Muhammet Nur Doğan ise yapay zekânın insanın ürettiği bir araç olduğunu kaydetti.

Doğan, “Yapay zekâ insanların kültürel ve sanatsal birikimini kullandığı için ve gerekse üretimlerini insan talimatıyla/yönlendirmesiyle gerçekleştirdiği için elbette sanat eseri olarak nitelendirilebilir.

Aynı şekilde yapay zekânın estetik üretimi de insanoğlunun estetik ve sanatsal birikimini kullandığı için buna da sanat eseri gözü ile bakabiliriz.” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜNLÜK SORUNUNA YOL AÇIYOR Yapay zekânın bir özgünlük problemine yol açtığına dikkat çeken  Berna Güzey ise “Yapay zekâya doğru komutlarla hikâye de roman da edebiyatın her türünden ‘eser’ de ürettirebiliriz.” değerlendirmesini yaptı.

Güzey şöyle devam etti: “Bir bahçe tasviri yaptırmak istiyorsunuz.

Sizin gözünüzün önünde canlanmış bir bahçe var.

Yapay zekâ şimdiye kadar yapılmış tüm bahçe tasvirlerini; Balzac’ın Eugénie Grandet’deki malikâne bahçelerinden, Proust’un bahçelerinin kokusunu bile duyumsayarak (duyumsayarak diyerek yapay zekâya bir ruh atfetmiş olabilirim ama işin aslı böyle düşünmüyorum) size bir tasvir yapabilir.

Hatta bahçenizin sizin görmediğiniz, unuttuğunuz kısımlarını bile size hatırlatabilir.

Amma velakin bu bahçe sizin mi olur yoksa adını bile duymadığınız yazarların izi mi, olur bahçenizde açıkçası bilemiyorum.” YAPAY ZEKÂ ÖZGÜR İRADEYE SAHİP DEĞİL Prof.

Dr.

Kemal İnan, sanatı özgür iradenin  var ettiğini ve yapay zekânın hiçbir zaman böyle bir iradeye sahip olamayacağını dile getirdi.

İnan şu değerlendirmeyi yaptı: “Sanat eserini yaratan varlıklar özgür iradeye sahip öznelerdir, yani insanlardır.

Kanımca yapay zekâ hiçbir zaman nesne olma özelliğini aşacak özgür iradeye sahip bir varlık olamayacaktır.

Olacak diyenler teknoloji ile biyoloji arasındaki farkın bilincine varamayanlardır.

Yapay zekâ ile üretilen bir eser sanat eseri kabul edilebilir mi?

Kanımca kabul edilebilir.

Çünkü sanat dünyasında orijinal ve eşsiz olma özelliğine sahip olmayan çok sayıda taklit görünümlü yapıtlar mevcuttur.

Bir yapay zekâ ürünü bunlarla yarışabilir hatta geçebilir.” KOLAYCILIĞA SEBEP OLABİLİR Tiyatro Sanatçısı Tamer Levent ise yapay zekâ için şerh koydu.

Levent, insanlığın yapay zekâ araçlarıyla kolaycılığa kaçabileceğini kaydederek, “Tüketim toplumu haline getirilmiş toplumlarda, süreç yaşanmadan ürüne ulaşmak marifet sayılır.

Bu da kültürel belleği erozyona uğratır.

Bu toplumlar için yapay zekâ tehlikeli olabilir.

İrdeleme, süreç sırasında yaşanması gereken zihinsel süreç, zaman kaybı olarak tanımlanır.” tespitini yaptı.

Levent, sanatın artık geliştirilen fikir ve bu fikrin hayata geçirilmesinde gösterilen düşünce, disiplin, sorumluluk, anlama, haz, sevgi ve farkındalık gibi özellikleri temsil eden bir kavram olduğunu belirtti.

İlgili Sitenin Haberleri