Haber Detayı

Toprağı işlemek mi beslemek mi
özgürlük meydanı aydinlik.com.tr
11/02/2026 00:00 (12 saat önce)

Toprağı işlemek mi beslemek mi

Türk çiftçisi, ata-dede görgüsüyle tarım yapmayı bırakıp bilimsel gereklilik-yeterlilik-ölçülülük düzleminde toprak işlemeli, aşırı makineleşmeden arınıp toprak beslemeye önem vermelidir.

Türk çiftçisi içinde bulunduğu ekonomik darboğazdan geçerken, tarım işletmeciliği ve ekonomisi açısından en verimli tarım işletmeciliğini bilincine yükseltmelidir.

Türk tarım sektörünün, Türk çiftçisinin ve Türk Devleti’nin önemli görmesi gereken soru budur.

Türk tarımının ve dolayısıyla Türk çitçisinin en büyük iki sorunundan biri toprağı aşırı işlemek yani gereksiz aşırı makineleşme, ikincisi ise toprağı hemen hemen hiç besleyememektir.

Birincisine yani toprağı işlemeye/makineleşmeye baktığımızda çiftçimiz o kadar büyük bütçeler ayırmaktadır ki, üstelik aşırı borçlanarak; ikincisini gerçekleştirmeye zaten takati kalmamaktadır.

Bilimsel çiftçilik/tarım uygulamalarına önem vermesi gereken Türk çiftçisi, ata-dede görgüsüyle tarım yapmayı bırakıp, bilimsel gereklilik-yeterlilik- ölçülülük düzleminde toprak işleme ve makineleşmeyi tasarlamalı, aşırı toprak işleme ve aşırı makineleşmeden arınıp toprak beslemeye önem vermelidir.

AŞIRILIĞIN SONUÇLARI - Aşırı makineleşme ve aşırı toprak işlemenin sonuçları nelerdir? 1- Çiftçinin aşırı makineleşme nedeniyle borçlanması, dışa bağımlı hale gelmesi ve sömürülmesi. 2- Aşırı toprak işlemeden dolayı üretken anaç toprağın toz fırtınalarıyla -erozyon- kaybolması.  3- Çiftçi fakirleşmesi sebebiyle toprağın düzenli beslenememesi. 4- Traktör başına düşen tarım arazisinin küçülmesi; İşletme verimsizliği, başarısız işletmecilik. 5- Yeşil tarımdan uzaklaşmanın çevresel zararları; toz fırtınaları, yakıt gazı salımı (COx, SOx, NOx). 6- Fakirleşme, sömürülme, bağımsızlığın yitirilmesi… Çözüm: Toprak işlemesiz “doğrudan ekim” yöntemi uygulamalarıdır.

DOĞRUDAN EKİM YÖNTEMİ - Doğrudan ekim yöntemi nedir?

Doğrudan ekim yöntemi adından da anlaşılacağı üzere, toprağı hiç işlemeden, tohumu, uygun ekim makinası ile toprakla buluşturma, ekme işlemidir.

Birçok bilimsel çalışmalarla önemi vurgulanan “doğrudan ekim” yöntemi esasen ABD/AB menşelidir.

Tüm bilimsel ve teknik alt yapısı 1930’lardan itibaren çalışılıp denenip olgunlaştırılmıştır.

Ülkemizde ilk önce 1960’larda, ardından 2000’lerin başlarında önerilmiş ve desteklenmiş fakat Türk çiftçisi bazı idraki zor nedenlerle benimsememiş bu yenilikçi ilerici yöntemi.

Ancak, son yıllarda bu yöntemin lehine gelişen ekonomik ve mevsimsel şartlar nedeniyle, çiftçimizin bilinç düzeyinin artması nedeniyle, tarım işletmeciliği ekonomisinin önem kazanması nedeniyle, biraz da zorunluluklar nedeniyle, Türk çiftçisi tarafından benimseneceği açıktır.

Çünkü doğrudan ekim yöntemi, iş sadeliği, iş yükü azlığı, iş tekrarı, iş güvenliği, toprağın vücut bütünlüğünün korunması, toprak suyunun kaybolmaması, üretken anaç toprak kaybolmaması, yakıt tasarrufu, işçilik tasarrufu, tarım araç gereçlerinin yıpranmaması, çevre ve doğanın korunması vb. gibi birçok hususta mazlum Türk çiftçisinin lehine güzellikler sağlayan bir yöntemdir.

Bu yöntem geleneksel aşırı toprak işlemeli yönteminin aksine, tohum ekme süreci tek bir traktör görevinde tamamlandığı için özellikle iş güvenliği, iş yükü, yakıt tasarrufu ve dolayısı ile daha az SOx, NOx ve COx gibi zehirli gaz salımı bakımından son derece başarılıdır, verimlidir, o kadar mutluluk vericidir.

Türk çiftçisi bu ilerici yöntemi mutlaka sevecektir, öğrenme bilincine sahiptir.

YÖNTEMİN KAZANIMLARI - Bu yöntem Türk çiftçisine neler sağlayacaktır?

Yukarıda da belirttiğim gibi; 1- Tek bir traktör görevi ile ekim süreci tamamlandığı için, toprak işlemede yüzde 70-80 azalma, 2- İnsan emeğinde yüzde 70-80 azalma, 3- İş güvenliğindeki artış yüzde 70-80’lere ulaşmakta,  4- Fosil yakıt tüketiminde dolayısıyla karbon, kükürt ve azot oksit salımı ve karbon ayak izinde yüzde 70-80 oranında azalma olur. 5- Bu yöntem toprağa müdahaleyi yüzde 80-90 azalttığı için, toprağın vücut bütünlüğü korunur, toprak kimyasını, biyolojisini, özellikle mikroorganizma yapısını kararsızlaştırmaz, dengesizleştirmez; toprak sağlığının iyileşmesini ve gelişmesini sağlar. 6- Bu yöntem bitki büyümesi için çok önemli olan toprak nemini korur. 7- İlerici ve yenilikçi “doğrudan ekim” yöntemi verimli anaç toprak tabakasının erozyonunu engeller. 8- Milyonlarca çiftçi, traktör üretenlerin, fosil yakıt satan tröstlerin, demir çelik, plastik üreten satan yabancı ve yerli işbirlikçi tröstlerin sömürücü tuzağına düşmemiş olurlar.

Tıpkı zeytinyağı seven, basma fistan giyen akıllı yurtsever Atatürk bilinçli öncü nesillerimiz gibi. 9- Milyonlarca çiftçi, çevre dostu ve cüzdanının dostu olmuş olur. 10- Bu yöntemi tercih eden çiftçiler, toprağı işlemek için harcadığı paradan ve zamandan ve karşılaşacağı kazalardan, risklerden yüzde 70-80 oranında tasarruf etmiş ve korunmuş olur; aynı zamanda bilim bilinçli bu çiftçilerimiz refaha ulaşmış olurlar.

SONUÇ Bu yöntem esasen en hakiki bir “yeşil tarım” projesidir.

Tarım sektöründe makineleşmenin yarattığı lüzumsuz masrafları ve en önemlisi yüksek karbon salınımı ve ona bağlı karbon ayak izi oluşumunu yüzde 70-80 azaltır.

Türk çiftçisine ferahlık, güzellik, refah, iyilik sağlar.

Türk tarımının büyük sorunları, yine Türk çiftçisinin bilincindeki yükseltiş ile çözülecektir.

Bu böyle olmasa idi hiç Atatürk’ümüz, “Çiftçi milletin efendisidir!” diyerek Türk çiftçisinin bu yüksek seciyesini erdemini işaret eder miydi?

Elbette ki bu yükseltiş, Türk çiftçisinin bilim bilinciyle yapacağı çalışmalara dayandırılmıştır.

Türk çiftçisi yüksek üretme kabiliyetini her zaman bilimin bilincinde arar bulur uygular, uyguladığı nispette de efendiliği daim olur.

Atatürk’ün önermesi de yerini bulur.

İlgili Sitenin Haberleri