Haber Detayı
Yakın gelecekte Türkiye’yi bekleyen tehlike
Son 20 senede gitgide otoriterleşen ve gitgide tek adam yönetimine dönüşen ülkeler öne çıktı. Bir tanesi hemen kuzeyimizdeki...
Son 20 senede gitgide otoriterleşen ve gitgide tek adam yönetimine dönüşen ülkeler öne çıktı.
Bir tanesi hemen kuzeyimizdeki Rusya.
Balkanlardaki pek çok ülkede bu eğilimi görebiliyoruz.
İfade özgürlüğünü kısıtlayan, kişisel özgürlükleri tırpanlamaktan yana yönetimlerin rağbet gördüğü bir dönemdeyiz.***Türkiye de uzunca süredir gitgide içe kapanan ve otoriterleşen tasarruflar görüyoruz.
Ancak son 20 yılda Türkiye’yi bölgesinde benzer şekilde yönetilen pek çok ülkeden ayrıştıran temel dinamiklerden biri kurumsal bir muhalefet partisinin varlığı oldu.
Oy oranındaki inişleriyle çıkışlarıyla ana muhalefet partisi CHP zaman zaman statükonun sağlaması, zaman zaman da demokratik hakların (en temeli seçme ve seçilme gibi) garantörü olarak sistemde ayar mekanizması oldu.***İktidarın şimdi durduğu milliyetçi çizgi unutturdu ama 2010’ların başında başlayan çözüm süreci denilen süreçte bir ara bölgeye özel polis gücü falan masaya sürülmeye çalışılıyor.
Bir de görüşmeler mecliste falan değil, kamuoyunun çok da detaylarına hakim olmadığı toplantılarda yapılıyordu.
Bu dönemde devletin otoritesinin bölgede zayıflatıldığına ve hukuk dışı yapılanmalara göz yumulduğuna dair Meclis kürsüsünden yapılan ısrarlı uyarılar, daha sonra yaşanan hendek olayları sürecinde partinin haklılığını ve bir erken uyarı sistemi işlevi gördüğünü kanıtladı.
Ayrıca, “Mavi Vatan” doktrini ve Doğu Akdeniz’deki haklar konusunda iktidarı “sondaj faaliyetlerinin sürekliliği” ve “diplomatik meşruiyet” üzerinden sıkıştırması, milli menfaatlerin iç politika malzemesi yapılmadan, uluslararası hukuk zemininde savunulması gerektiğini hatırlatan kurumsal bir fren mekanizması oldu.İptal edilen tekrarlanan 2019 seçimi sürecinde CHP’nin sandık ve demokrasi konusundaki ısrarını da unutmamak lazım.***Bütün bu çevremizdeki otoriter ülkelerde gördüğümüz bir başka siyasi patern de kurumsal bir muhalefetin yokluğunda aşırıcı parti ve grupların siyasette yer tutabilmesi.
Şimdiye kadar Türkiye bu dengede; “Karizmatik lider etrafında örülmüş güçlü bir iktidar ve karşısında dengeleyici kurumsal bir muhalefet” devam etti. ***Bundan sonra işler değişecek mi bakmak lazım. 2023 seçimlerinin ikinci turda kaybedildiği, yerel seçimlerde iktidarın ciddi anlamda hezimete uğradığı gerçeği de unutulmamalı.***2028’e giderken iktidarın işi kolay olmayacak.
Enflasyonun yüzde 20’nin altına düşeceğine kimse ihtimal vermezken, iktidar kazanabilmek için CHP’yi parça parça kopararak, bir karikatür, gücü etkisi olmayan bir muhalefet merkezi haline getirmek istiyor.
Bu Türkiye’nin yeni bir döneme girmesi demek olur.