Haber Detayı

Pefodili Jeffrey Epstein'e Victoria’s Secret finansmanı! Para işleri mankenler üzerinden mi yürüdü? Taşın...
Dünya takvim.com.tr
08/02/2026 07:04 (3 saat önce)

Pefodili Jeffrey Epstein'e Victoria’s Secret finansmanı! Para işleri mankenler üzerinden mi yürüdü? Taşın...

Jeffrey Epstein’e ait milyonlarca belgenin kamuoyuna açılması, yıllar boyunca gizli kalan istismar ağıyla birlikte bu ağın arkasındaki para ve güç ilişkilerini de gözler önüne serdi. Belgeler, Epstein’in yalnızca bireysel suçlar işlemediğini; siyaset, finans ve küresel elitlerle iç içe geçmiş organize bir yapı kurduğunu ortaya koyuyor. Dosyalarda en dikkat çeken başlıklardan biri ise Victoria’s Secret’ın sahibi milyarder Les Wexner ile Epstein arasındaki 1990'lara dayanan sıra dışı ilişki. Sapık Epstein, Yahudi asıllı patron Les Wexner'in asistanıydı ve MOSSAD'la kirli iş birliklerini yıllarca Victoria'a Secret markası üzerinden yaptı.

ABD'de reşit olmayanlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein ile ilgili yaklaşık 6 milyon dosyadan 3 milyon dosyanın kamuoyuna açılması, dünyayı salladı.

Açıklananlar buzdağının görünen kısmı yani.

Belgeler, Epstein'in işlediği suçların boyutunu ortaya koyarken, ölümüne ilişkin soru işaretlerini de daha görünür hale getirdi.

Belgelerin en çarpıcı tarafı Epstein'in kurduğu kirli ilişki ağının genişliği...

Kraliyet aileleri, Batılı başbakanlar, Nobelciler, Oscarlı isimler, dünyaca ünlü markaların patronları, finans dünyası ve dahası...

Aralarında kullandıkları dil tam anlamıyla 'çürümüş ve iğrenç...' Peki tüm bu iddialara ve belgelere ABD kamuoyu nasıl bakıyor?

Kimlerin adı geçiyor?

Trump'ın başı dertte mi?

BELGELERİN HEPSİ AÇIKLANMADI ABD'de yapılan kamuoyu yoklamaları, toplumun büyük bölümünün resmî intihar açıklamasına ikna olmadığını gösteriyor.

Anketlere göre Amerikalıların yaklaşık üçte ikisi, Epstein'in ölümüyle ilgili hükümetin tüm gerçekleri açıklamadığına inanıyor.

Bu durum, Epstein dosyasının yalnızca adli değil, aynı zamanda siyasal ve kurumsal bir güven krizine dönüştüğünü ortaya koyuyor.

ABD'de halkın yaklaşık %75'i tüm Epstein dosyalarının yayımlanmasını istiyor (PBS/ Newshour anketi).

CNN ve YouGov anketlerinde çoğu Amerikalı, hükümetin hala önemli bilgileri sakladığını düşünüyor.

TRUMP 'TEMİZİM' DİYOR ABD Başkanı Donald Trump'a yakın MAGA çevrelerinde Epstein dosyaları farklı şekillerde yorumlanıyor.

Bir kesim, Epstein'in 'küresel elitler tarafından susturulduğunu' savunurken; bir başka kesim dosyaların Trump'a karşı siyasi bir silah olarak kullanıldığını öne sürüyor.

Epstein belgelerinin Trump'a karşı olduğunu savunanlara göre ABD içerisindeki 'bazı güçler' hem ülkedeki İsrail lobilerini bastırmak hem de Trump'ı 'kontrol etmek' istiyor.

Trump ise dosyaların açıklanmasını destekleyerek, kendisiyle ilgili iddiaları reddediyor ve 'temizim' mesajı vermeye çalışıyor.

Trump şunu savunuyor: 'Sonuçta dosyaları benim Adalet Bakanlığım açıklıyor, dolayısıla benim korkacak bir geçmişim yok...' Jeffrey Epstein dosyalarının kamuoyuna açılması, işlenen suçların vahametini bir kez daha ortaya koydu.

Ancak Epstein'in cezaevindeki ölümü, güvenlik zaafları ve yargı önüne çıkarılamayan bağlantılar nedeniyle ise şüpheler giderilmiş değil.

Epstein dosyası, ABD hukuk sistemi ve devlet şeffaflığı açısından tarihe geçen bir kriz dosyası olarak anılmaya devam ediyor.

DOSYALAR ÜNLÜ İSİMLERLE DOLU Açıklanan belgelerde; soruşturma raporları, uçuş kayıtları, takvim ve telefon dökümleri, tanık ifadeleri ile çeşitli yazışmalar yer alıyor.

Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve küresel elit çevrelerden çok sayıda tanınmış ismin adı geçiyor.

Ancak ABD ana akım medyası, kritik bir ayrımın altını çiziyor: Bir dosyada ismin geçmesi, suçlama anlamına gelmiyor.

Bugüne kadar Epstein dosyalarında adı geçen kişilerin büyük bölümü hakkında resmî bir iddianame hazırlanmadı.

Dosyalarda ismi geçen bazı ünlüler: Bill Clinton, Bill Gates, Donald Trump, Elon Musk, Peter Attia, Steve Tisch, Casey Wasserman, Brett Ratner, Howard Lutnick, Ehud Barak, Sergey Brin, Larry Summers, Miroslav Lajcák, Steve Bannon, Lord Mandelson, Sarah Ferguson, Richard Branson, Andrew Mountbatten- Windsor, Woody Allen, eski Norveç Başbakanı ve Nobel Komitesi Başkanı Thorbjorn Jagland, Norveç Prensesi Prenses Mette-Marit, Noam Chomsky, Les Wexner, Leon Black, Chris Tucker, Kevin Spacey...

DOSYALARDA ADI GEÇEN EN KRİTİK İŞ ADAMI Jeffrey Epstein dosyalarında adı geçen en kritik iş adamlarından biri, Victoria's Secret markasının sahibi olan milyarder Aslen Yahudi olan Les Wexner.

Epstein'in, yıllar boyunca Wexner'in kişisel ve kurumsal serveti üzerinde olağanüstü yetkilere sahip olduğu görüldü.

ABD ana akım medyasına göre bu durum, avukatlar aracılığıyla verilen son derece geniş bir hukuki yetkilendirme sayesinde mümkün oldu. 2025 yılı itibariyle servetinin yaklaşık olarak 10 milyar dolar olduğu belirtilen Les Wexner, 1991 yılında Jeffrey Epstein'e geniş kapsamlı bir 'Power of Attorney' (vekaletname) verdi.

Bu belgeyle Epstein: Wexner adına banka hesaplarını yönetebildi, Gayrimenkul alım-satımı yapabildi, Şirketler arasında para transferleri gerçekleştirebildi, Vergi, finans ve yatırım işlemlerinde tam yetkili temsilci konumuna geldi.

Epstein listesinde 10 gizli suç ortağı!

Hepsi sansürlendi: Kritik isim Victoria’s Secret’ın sahibi mi?

MOSSAD, PARA İŞLERİNİ MANKENLER ÜZERİNDEN Mİ YÜRÜTTÜ?

ABD ana akım medyasına göre bu dosya: Epstein'in nasıl bu kadar büyük bir finansal güce ulaştığını, neden 'her kapıyı açabilen' Times, Victoria Secret'ın patronu ile ilişkisine dair 'Epstein imparatorluğunun finansal temel taşı' diyor.

Bazı iddialara göre İsrail istihbaratı Epstein ile para akışını da bu gibi firmalar üzerinden yapmış olabilir.

GHISLAINE MAXWELL VE İSRAİL BAĞLANTISI Epstein dosyalarının kamuoyuna yansımasıyla birlikte sevgilisi Ghislaine Maxwell'in de istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğu yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi.

Epstein–Maxwell ağının, güçlü ve etkili isimler hakkında şantaj amaçlı bilgi topladığı, bu bilgilerin yabancı istihbarat servislerinin işine yarayabileceği öne sürüldü.

Epstein ile Maxwell'in MOSSAD adına çalıştıkları ileri sürülüyor.

Maxwell, ABD'de görülen davada reşit olmayanların cinsel istismarı ağına yardım etmekten mahkûm edildi; istihbarat bağlantısı suçlaması dosyada yer almadı.

MEDYA DEVİ MAXWELL EPSTEIN SKANDALININ GÖBEĞİNDE Yahudi milyarder Jeffrey Epstein dosyalarında en dikkat çeken isimlerden biri, uzun yıllar birlikte olduğu ve suç ağına yardım etmekten mahkûm edilen Ghislaine Maxwell oldu.

Maxwell yalnızca Epstein'in sevgilisi değil, aynı zamanda mağdurlarla temas kuran, onları yönlendiren ve ağı organize eden kilit figür olarak yargılandı.

Maxwell'in geçmişi ise dosyaya uluslararası ve istihbarat boyutlu iddiaların eklenmesine yol açtı.

İSRAİL'LE YAKIN İLİŞKİSİ VARDI Ghislaine Maxwell'in babası, medya patronu Robert Maxwell, 1991 yılında Kanarya Adaları açıklarında, kendisine ait lüks yatından Atlantik Okyanusu'na düşerek hayatını kaybetti.

Resmî kayıtlara göre ölüm nedeni 'kaza' olarak açıklandı.

Son çıkan iddialara göre ölümümnün arkasında İsrail istihbaratı MOSSAD olabilir.

Ölümünden sonra ortaya çıkan belgeler, Maxwell'in medya imparatorluğunu finanse etmek için kurduğu kirli ağı gösterdi.

İngiliz ve ABD basınında yer alan bazı eski haber ve kitaplarda: Maxwell'in İsrail devleti ve istihbarat çevreleriyle yakın ilişkileri olduğu, Bazı operasyonlarda 'gayriresmî aracı' rolü üstlendiği yazıldı.

LES WEXNER'IN BAŞDANIŞMANI! 2019 yılında New York Times'da yayınlanan ve 'Jeffrey Epstein, Victoria's Secret'ın Arkasındaki Milyarderi Servet ve Kadınlar İçin Nasıl Kullandı?' başlıklı bir haberde, bir gazeteci ekibi, Epstein'ın 1990'larda Victoria's Secret'ın CEO'su Les Wexner'e danışmanlık yaptığını ortaya çıkardı.

On yıl boyunca Epstein, genç modellere erişim sağlamak için markanın işe alım sorumlusu gibi davranmış.

Epstein'le Les Wexner ilişkisi oldukça derin görünüyor.

İkili, 1980'lerin ortalarından sonlarına doğru sigorta yöneticisi Robert Meister tarafından tanıştırılmış ve New York Times'ın haberine göre Wexner sonunda 'Epstein'e kendi adına borç para alması, vergi beyannamelerini imzalaması, personel işe alması ve satın almalar yapması için yetki vermişti.' Haberde ayrıca Epstein'in Wexner üzerindeki iş ve finansal etkisine ve Epstein'in Ed Razek ile olan çalışma ilişkisine de değiniyor.

ÖRGÜTLÜ BİR ÇOCUK İSTİSMAR AĞI KURDU ABD savcılık makamlarına göre Epstein, yıllar boyunca 14–17 yaş aralığındaki kız çocuklarını para karşılığı evlerine ve malikânelerine getirerek cinsel istismara maruz bıraktı.

Soruşturma dosyalarında, çok sayıda mağdurun ayrıntılı ifadeleri yer aldı.

Savcılığa göre Epstein yalnız hareket etmedi.

Mağdurları başka kişilere yönlendiren, farklı eyaletleri ve ABD dışını kapsayan örgütlü bir çocuk fuhuşu ve insan ticareti ağı kurdu.

GAZZE'DE YAŞANAN KORKUNÇ KATLİAMLARDA DA EPSTEİN'İN İZLERİNE RASTLIYORUZ Korkunç cinsel istismar ağına devlet adamları, akademi dünyası ve ultra zenginleri dahil eden Jeffrey Epstein hakkında ortaya dökülen yeni bilgiler tüm dünyanın kanını donduruyor.

Gizli yazışmalarında Yahudi kaynaklı bir terminoloji kullanan siyonist milyarder Epstein'in, Yahudi olmayan insanları aşağılamak için Talmut kökenli 'Goyim' kelimesini kullanması, kod isim olarak BAAL'ı (İbranilerin Yahudi inancından önceki tanrısı) kullanması tartışmayı farklı bir boyuta taşıdı.

Gazze'deki çocuk katliamı ile başlayan ve Epstein skandalında bebek kanını içme iddiası ile yeniden gündeme gelen bu vahşetin kökeninde siyonizmin ve tahrif edilmiş Yahudi inancının rolü var mıydı?

Bu soruyu Türkiye'de Yahudilik ve Hristiyanlık tarihi üzerinde uzan yıllardır araştırmalar yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.

Zafer Duygu'ya sorduk. -Yahudileri şiddete dayalı ideolojisinin doğuşu 19. yüzyılın sonuna dayanıyor.

Daha öncesinde tahrif edilmiş Yahudi inancında kendinden olmayana yönelik şiddet, ahlaksızlık var mıydı? - Siyonist ideolojinin günümüzde şiddetin her çeşidini İsrail Devleti üzerinden 'Yahudi olmayan' insanlara ve özellikle de Müslümanlara karşı bir dış politika esasına dönüştürdüğü açıktır.

Kendisinden olmayanı tehcir etmeyi ya da sistematik biçimde öldürmeyi sıradanlaştıran bu politikanın, Yahudi kutsal yazılarından bir meşru zemine sahip olduğu da söylenebilir.

Esasen Tanah metinlerinde bir taraftan 'yabancı' kimselere hakkaniyetli ve merhametli davranılmasına ve empati, hukuki eşitlik ve ahlaki sorumluluk gibi kavramların bu bağlamda gözden uzak tutulmamasına yönelik pek çok açık emir yer almaktadır.

Ancak öte taraftan, Hz.

Musa'dan sonra Yeşu önderliğinde ele geçirilen Kenan topraklarında yerli halklara karşı izlenen sistematik yok etme politikaları ya da henüz Hz.

Musa döneminden itibaren Amaleklilerin toptan yok edilmesine yönelik arayış ve uygulamalar, İsrailoğulları'nın kendilerinden olmayanlara karşı izleyebildikleri şiddet yolunu örneklendirmektedir.

Burada altı çizilmesi gereken önemli bir husus, bu büyük şiddetin ve hatta öteki (düşman?) halkların tamamen yok edilmesi talep ve uygulamasının (yani söz konusu örneklerde Kenan halklarının ve Amaleklilerin soykırıma maruz bırakılmalarının) Tanah metinlerinde 'ilahi emir' olarak sunulmuş olmasıdır.

Burada hem bu gibi örnekleri çoğaltmak hem de Talmud kayıtlarını da işin içine katarak Yahudilerin kendilerinden olmayanlara karşı tutumlarını daha geniş bir yelpazede tartışmak elbette mümkündür.

Son tahlilde görülen, Yahudi inancında kendinden olmayana yönelik şiddetin meşru zemine oturtulabileceğidir. -Epstein'in bir Yahudi olduğu biliniyor.

Yahudi geleneğine bağlı olduğunu kullandığı dini terimlerden anlıyoruz.

Epstein'in adasında yaşanan korkunç olayları dini açıdan ve özellikle Yahudilik açısından nasıl yorumlarsınız? - Epstein'in Yahudi olduğu biliniyor, fakat onun, Yahudi geleneklerine bağlı olup olmadığını bilmiyorum.

Epstein Skandalı, şüphesiz dünya ölçeğinde Yahudiliğin 'seçilmişlik', 'vadedilmiş toprak' ve 'Mesih ve ahiret düşüncesi' gibi temel öğretilerinin yeniden gündeme gelmesine ve daha sıkı sorgulanmasına sebep olacaktır.

Bununla beraber Baal Tapımı ve çocuk kurbanı gibi iddialar, insanların ilgisi dinler tarihinin başka alanlarına da çekecektir.

Yahudiler açısından bakıldığında ise, onların İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamlardan itibaren yaşadıkları prestij kaybı daha da artan bir ivmeyle sürecektir.

Epstein Adası'nda yaşanan ve pek çok detayına henüz tam anlamıyla vakıf olamadığımız korkunç olayları Yahudilik açısından yorumlamak oldukça güç ve kapsamlı bir teşebbüs olur.

Çocuk kurbanı gibi ritüeller Tevrat'ta ve Talmud'da kesin bir dille yasaklanmıştır.

Ancak Epstein'in -eğer iddialar doğruysa- banka hesabına 'Baal' adını vermesini de basit bir tesadüf olarak mı görmek gerekir?

Bu eksendeki tartışmaların gündemi uzun süre meşgul edeceği kanaatindeyim.

HÜCRESİNDEKİ ÖLÜMÜ ŞÜPHELi Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019'da New York'taki federal cezaevinde hücresinde ölü bulundu.

ABD Adalet Bakanlığı ve Federal Cezaevleri Bürosu, ölüm nedenini intihar olarak açıkladı.

Ancak olayın hemen ardından ortaya çıkan ayrıntılar, kamuoyunda ciddi şüpheler yarattı: Epstein'in bulunduğu koğuşu izleyen kameraların çalışmadığı açıklandı.

Epstein'in her 30 dakikada bir kontrol edilmesi gerekirken, bu kontrollerin yapılmadığı ortaya çıktı.

Yer alan kayıtlarda 2 dakika 53 saniyelik bir bölümün makaslandığı ortaya çıktı.

Cezaevi yönetimi ve gardiyanlar hakkında soruşturmalar açıldı.

Son olarak öldüğü sırada hücrede turuncu kıyafetli gizemli biri ortaya çıktı.

AKADEMİK YA DA İŞ TECRÜBESİ YOKTU New York'ta doğup büyüyen Epstein 1970'lerin ortasında şehirdeki özel Dalton School'da matematik ve fizik öğretmenliği yapıyordu.

Üniversitede de matematik ve fizik okumuş ancak mezun olmamıştı.

Ancak kısa sürede Wall Street'te üst düzey isimlerle aynı masaya oturmaya başladı.

Epstein'e 'iş veren' şirketler onu 'süper tecrübe ve zeka' olarak tanımlıyor.

Ancak Reuters ve New York Times'a göre, Epstein'in resmî bir finans lisansı, akademik derecesi ya da kayıtlı bir fon yönetim geçmişi bulunmuyordu.

Bu durum, 'Bu güven neden ve nasıl oluştu?' sorusunu güçlendirdi.

Epstein'in ölümü veya hapishaneden kaçırılması iddialarının ardından üzerinde yaklaşık 600 milyon dolar bir servetin olduğu ortaya çıktı. 2008'DE HAPİSTEN KURTARILMIŞTI Epstein dosyasının en kritik başlıklarından biri, 2008 yılında Florida'da yapılan ve Epstein'in ağır suçlamalardan kurtulmasını sağlayan savcı–sanık anlaşması oldu.

Bu anlaşma sayesinde Epstein, federal yargıdan muaf tutuldu; sadece daha hafif bir suçtan 13 ay yarı açık cezaevi cezası aldı.

Daha sonra ABD Adalet Bakanlığı, bu anlaşmanın mağdurların bilgilendirilmeden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu kabul etti.

Söz konusu uzlaşma, ABD hukuk tarihinde 'en tartışmalı savcı anlaşmalarından biri' olarak anılmaya devam ediyor. (İrfan Sapmaz-Sabah Gazetesi)

İlgili Sitenin Haberleri