Haber Detayı

'Sahte Suudi Prens' skandalı: Başbakanlık seçimlerini bile etkilemiş
Dünya nefes.com.tr
07/02/2026 10:42 (2 saat önce)

'Sahte Suudi Prens' skandalı: Başbakanlık seçimlerini bile etkilemiş

Lübnan’da yoksul bir oto tamircisinin kendisini "Suudi Prens” olarak tanıtarak seçime müdahale ettiği ortaya çıktı. Skandal ülkedeki siyasi elit üzerindeki yabancı etkisi konusunda tartışma yarattı.

Lübnan’da geçen yıl yapılan başbakanlık oylaması öncesinde yaşanan sıra dışı bir dolandırıcılık olayı, ülke siyasetini ve kamuoyunu sarsmış durumda.Parlamento yeni başbakanı seçmeye hazırlanırken bazı milletvekillerinin, kendisini Suudi Arabistan kraliyet ailesinden bir prens olarak tanıtan gizemli bir kişiden telefon aldığı ortaya çıktı.Haftalar süren soruşturma sonucunda, söz konusu kişinin bir Suudi prens değil, Lübnan’ın kuzeyinden yoksul bir oto tamircisi olduğu belirlendi.Olay, Lübnan’da yabancı aktörlerin siyasi kararlar üzerindeki etkisine ve ülkenin kırılgan mezhep temelli siyasi sistemine dair sert tartışmaları yeniden alevlendirdi.'KRALİYET TALİMATI' DİYEREK KANDIRMIŞOylamadan saatler önce hoparlöre alınan bir telefon görüşmesinde, kendisini Suudi prens olarak tanıtan kişi, milletvekillerine dönemin Başbakanı Necib Mikati’nin yeniden aday gösterilmemesi gerektiğini söyleyerek bunun “Suudi Kraliyet Divanı’nın talimatı” olduğunu ileri sürdü.O görüşmede bulunan milletvekillerinden Ahmed el-Hayr’a göre bu müdahale, bazı milletvekillerinin oylarını değiştirmesinde etkili oldu ve seçimde başbakan seçilen Nevvaf Selam lehine bir hava oluşmasına katkı sağladı.Yetkililere ve avukatlara göre telefonun diğer ucundaki kişi, kamuoyunda “Ebu Ömer” olarak bilinen hayali bir Suudi prens değil, Akkar bölgesinden 40’lı yaşlarında Mustafa el-Hasan adlı bir oto tamircisiydi.

İddiaya göre Hasan, nüfuzlu bir Sünni din adamı olan Şeyh Halidun Oraymet’in yönlendirmesiyle bu rolü üstlendi.Aylar süren süreçte Ebu Ömer’in, Lübnan siyasetinin üst düzey isimlerinden yeni adaylara kadar geniş bir çevreyi kandırdığı öne sürülüyor.Hasan ve Oraymet; dolandırıcılık, şantaj, siyasetçilerin oylarını etkileme, kimliğe bürünme ve Suudi Arabistan ile ilişkileri zedeleme suçlamalarıyla karşı karşıya.

Çok sayıda siyasetçi ifadeye çağrıldı, soruşturma sürüyor.MEDYADA ALAY KONUSU OLDU, TOPLUM ÖFKELİSkandalın ortaya çıkmasıyla birlikte Lübnan basınında olay hem mizah hem de utanç verici bir tablo olarak yer aldı.

Kamuoyunda, ülkeyi yöneten isimlerin hiç yüz yüze gelmedikleri bir “yabancı temsilciden” gelen telefon talimatlarına bu kadar kolay inanması sert şekilde eleştirildi.Beyrut merkezli düşünce kuruluşu The Policy Initiative’in direktörü Sami Atallah, “Bu olay, siyasi elitin yabancı güçlere ne kadar teslim olduğunu gösteriyor.

Suudi aksanını duymaları yetiyor; ne doğrulama yapıyorlar ne de sorguluyorlar” dedi.Lübnan Amerikan Üniversitesi’nden siyaset bilimci İmad Selamey ise dolandırıcılığın, Lübnan’ın mezhep temelli siyasal yapısındaki kırılganlıktan beslendiğini söyledi.

Selamey’e göre Sünni, Şii ve Hristiyan siyasi gruplar, iç dengelerde güç kazanmak için Suudi Arabistan, İran veya ABD gibi dış aktörlerin desteğiyle övünmeyi bir prestij unsuru olarak görüyor.

İlgili Sitenin Haberleri