Haber Detayı

Kiralık Vicdanlar, Taksitli Ahlaklar: 'Haberim Yoktu' Korosu
Hatice turhan gercekgundem.com
07/02/2026 06:00 (8 saat önce)

Kiralık Vicdanlar, Taksitli Ahlaklar: 'Haberim Yoktu' Korosu

Modern çağın en yaratıcı, en 'zahmetsiz' ve kuşkusuz en pişkin meslek grubuyla tanışın: IBAN simsarları. Hani şu, banka hesabını bir başkasına 'kiralayıp' sonra polisin kapıyı çaldığı o meşhur sabah vaktinde birdenbire dünyanın en saf, en masum, en 'olaylardan habersiz' insanına dönüşen o arkadaşlar...

Eskiden banka hesabı kişiye özel bir mahremdi; namustu, cüzdandı.

Şimdi ise bazıları için üç-beş kuruş komisyon karşılığında dijital bir geneleve dönüştürülmüş durumda.

Üstelik bu işi yapanların o meşhur savunması, Oscar ödüllü bir dram filmi senaryosuna taş çıkarır: "Vallahi hakim bey, bir arkadaş 'Hesabıma para gelecek ama benim limitim dolmuş, senin hesabını kullanalım mı' dedi, ben de kıramadım..."Bak sen şu hayırseverliğe!

Bak sen şu sarsılmaz dostluğa!'Saf' Ayağına Yatan ProfesyonellerHadi dürüst olalım; kimse kimseye, kara kaşı kara gözü için, sadece bir transfer aracılığı yaptı diye binlerce lira 'harçlık' vermez.

Bu devirde kardeşin kardeşe yapmadığı bu kıyağın altında bir çapanoğlu olduğunu anlamamak için zeka seviyesinin ayakkabı numarasının altında olması gerekir.

Ama bizimkiler uyanık ya; parayı alırken 'finans dehası', yakalanınca 'köyün delisi' rolüne bürünmekte üstlerine yok.Asıl trajedi ise bu tiplerin kendilerini 'mağdur' olarak pazarlamaya çalışmasıdır.

Neymiş?

Hesabına bloke konmuş, adliyelerde sürünüyormuş, hapis cezası alıyormuş...

Vah vah, ne büyük dram!

Oysa o hesap üzerinden; bir emeklinin ömrü boyunca biriktirdiği üç kuruşu, bir annenin çocuğunun okul taksiti, bir hastanın ameliyat parası buhar olup uçarken bizim 'kiralık IBAN' sahibi, o gece yediği yemeğin hesabını o kanlı komisyonla ödüyordu.Komisyonla Satılan HayatlarBu işin bir de 'ekmek parası' romantizmi var ki, insanı asıl çileden çıkaran o.

Üç-beş bin lira komisyon alıp, insanların hayatını karartan bir mekanizmanın dişlisi olmayı 'geçim derdi' kılıfına sokmak, ahlaki bir iflastır.

Dolandırıcı, işini profesyonel bir kötülükle yapıyor; peki ya o hesabı ona altın tepside sunan?

O, kötülüğün lojistik destek birimidir.

O, 'elimi kirletmeyeyim ama cebim dolsun' diyen gizli ortaktır.Gerçek mağdur, telefonun ucundaki sahte polise inanıp tüm varlığını kaybeden o yaşlı amcadır.

Gerçek mağdur, 'uygun fiyatlı ürün' alacağım diye dolandırılan öğrencidir.

Sizin 'sadece bir numara' olarak gördüğünüz o IBAN, o insanların dünyasının başlarına yıkıldığı o dehlizin giriş kapısıdır.Adalet Sahne Işıkları AltındaŞimdi adliye koridorlarında 'Ben sadece yardımcı oluyordum' diye ağlayanların, sosyal medyada 'mağdur edildik' diye grup kuranların samimiyetsizliği, artık toplumun midesini bulandırıyor.

Kimse kusura bakmasın; o banka kartını başkasına vermek, suçun ortağı olmaktır.

O para transferlerinden pay almak, o dolandırıcılık sofrasına meze olmaktır.Bu arkadaşlara tavsiyem; o 'saflık' maskesini bir kenara bırakıp, biraz da aynaya bakmalarıdır.

Zira hukuk önünde 'aptal' numarası yapmak sizi kurtarabilir belki ama vicdanlar önünde kiralık bir hesap sahibi olmaktan öteye gidemezsiniz.Günün sonunda, sizin hesabınızdaki o küçük komisyonlar, başkalarının hayatındaki devasa boşluklardan besleniyor.

Ve o boşluklar, hiçbir 'haberim yoktu' savunmasıyla doldurulamayacak kadar derin.

İlgili Sitenin Haberleri