Haber Detayı

Plastiğe doğadan gelen beklenmedik rakip
Güncel chip.com.tr
06/02/2026 19:40 (1 saat önce)

Plastiğe doğadan gelen beklenmedik rakip

Japonya’da yapılan bir araştırma, selüloz ve tuz iyonlarından üretilen yeni nesil bir plastik benzeri malzemenin deniz suyunda tamamen doğaya karışabildiğini ortaya koydu. Bu yeni keşif, mikroplastik riski yaratmaması açısından özellikle öne çıkıyor.

Modern yaşamın her alanına sızan plastikler, artık sadece çevre kirliliğinin değil, sağlığımızın da en büyük tehditlerinden biri haline geldi.

Okyanuslarda yüzen devasa çöp adalarından soframıza kadar ulaşan mikroplastikler, hatta insan beyninde saptanan ürkütücü kirlilik seviyeleri, bizi yolun sonuna yaklaştırıyor.

Plastik, ucuz ve dayanıklı olması sayesinde vazgeçilmez bir materyale dönüşse de, doğada yok olması 500 yılı bulabiliyor.

Bu dayanıklılığın sırrı ise doğada bulunmayan, tamamen laboratuvar üretimi olan kimyasal bağlarda saklı.

Ancak Japonya'dan gelen yeni bir haber, bu karanlık tabloyu tamamen değiştirebilecek bitki tabanlı bir devrimin kapıda olduğunu gösteriyor.Japon araştırmacılar, plastik krizine çözüm bulmak için bakterilere veya karmaşık geri dönüşüm süreçlerine bel bağlamak yerine, işe en temelden, yani doğadan başladılar.

Odun hamurundan elde edilen ve hali hazırda gıda onaylı bir madde olan selülozu temel alan ekip, bu ham maddeyi tuz iyonlarıyla birleştirerek yepyeni bir yapı ortaya çıkardı.

Ortaya çıkan bu yeni nesil materyal, sadece dayanıklı olmakla kalmıyor, deniz suyuyla temas ettiğinde hızla ve tamamen doğaya karışabiliyor.Tuz ve odun hamurundan gelen esneklikAslında bilim dünyası daha önce de kendi kendini “yiyen” plastikler üzerinde çalışmıştı.

Ancak bu yeni yöntemi özel kılan şey, malzemenin hem üretim kolaylığı hem de güvenliği.

Selüloz liflerini polietilenimin guanidinyum iyonlarıyla harmanlayan araştırmacılar, zıt yüklerin birbirini çekmesini sağlayarak çok güçlü bir iyonik ağ oluşturdu.

Başlangıçta cam gibi kırılgan olan bu yapıyı evcilleştirmek için ise hayvan yemlerinde ve takviye edici gıdalarda kullanılan kolin klorür maddesini karışıma eklediler.

Bu dokunuş, sert materyali hem esnek hem de dayanıklı bir plastik alternatifi haline getirdi.

Üstelik malzemenin dışına eklenen koruyucu kaplama, ürünün yanlışlıkla nemden etkilenip bozulmasını da engelliyor.Doğanın her yıl yaklaşık 100 milyar ton selüloz ürettiğini düşünürsek, bu yeni teknolojinin ham madde sıkıntısı çekmeyeceği çok açık.

Araştırma ekibinin başındaki Takuzo Aida, basına yaptığı açıklamada hem esnek hem de dirençli bir plastik geliştirdiklerini ve bu teknolojinin dünyayı plastik kirliliğinden koruyacağını vurguluyor.

Geleneksel plastiklerin aksine, bu bitki tabanlı malzeme çözündüğünde geride hiçbir mikroplastik kalıntısı bırakmıyor.

Karışımdaki kolin klorür oranını değiştirerek farklı sertlik derecelerinde ürünler elde edilebilmesi, bu buluşun poşetlerden saklama kaplarına kadar her yerde kullanılabileceği anlamına geliyor.Bu yenilikçi yaklaşım, endüstriyel ölçekte seri üretime de oldukça uygun.

Hem doğada bolca bulunan kaynakların kullanılması hem de çevreyi kirletmek yerine onu besleyen bir yapıya sahip olması, bu çalışmayı sadece bir deney olmaktan çıkarıp küresel bir çözüm adayına dönüştürüyor. 

İlgili Sitenin Haberleri