Haber Detayı
Onların depremin isimsiz kahramanları! Bir nefes için ölüme meydan okudular
Enkaz altından yükselen “Sesimi duyan var mı?” sorusuna kulak veren arama kurtarma ekipleri, günlerce süren cansiperane mücadeleyle mucizelere imza attı. Madenciler, AFAD, PAK ve gönüllü ekiplerin zamana karşı yarışı, Ülkü, Melisa ve Derya’nın kurtuluşuyla Türkiye’ye umut oldu. Enkaz başında yazılan o destansı mücadele, birlik ve fedakârlığın sembolüne dönüştü.
Asrın felaketinde yıkılan binaların enkazı altında yankılanan 'Sesimi duyan var mı?' sorusuna nefes olan arama kurtarma ekipleri, günlerdir uyku durak bilmeden cansipirane bir mücadele sergiliyor.
ASRIN FELAKETİNDE KAHRAMANLARIN DESTANSI MÜCADELESİ Türkiye'nin dört bir yanından deprem bölgesine koşan madenciler, AFAD, PAK ve gönüllü ekipler, beton yığınlarının arasından çekip çıkardıkları her canla tüm Türkiye'ye umut aşılıyor.
İşte o enkaz yığınları arasında destan yazan isimsiz kahramanların duygu dolu hikayesi...
UMUTLARIN YEŞERDİĞİ AN: ÜLKÜ VE MELİSA'NIN KURTULUŞU Deprem bölgesindeki enkazlarda zamana karşı yarış sürerken, Ülkü ve Melisa'nın kurtuluşu ekipler için büyük bir moral kaynağı oldu.
Saatler süren titiz çalışmanın ardından gün ışığına çıkarılan Ülkü, çevredekilerin alkışları ve tekbir sesleri eşliğinde ambulansa taşındı.
Melisa'yı enkazın derinliklerinden çıkaran arama kurtarma personeli, 'Kendi emekleriyle çıktı.
Biz yolunu açtık, o masanın arkasındaydı.
İlk başta benim ışığımı gördüğünü söyledi, kolonun altından ona ışık verdim.
Işığı görün deyince bizim umutlarımız arttı' sözleriyle mucizevi anı aktardı.
Ekibin bir diğer üyesi ise yaşananları, 'Melisa üzerindeki montunu, cüzdanını ve telefonunu bırakmak istemedi.
Onları çıkarttırdık, karton ve süngerleri söktürüp masaların arasından sürünerek gelmesini sağladık' ifadeleriyle paylaştı.
MADENCİLERİN VE GÖNÜLLÜLERİN DESTANSI BİRLİKTELİĞİ Zonguldak'tan gelen madenciler ve Aksaray'dan bölgeye akın eden gönüllüler, tek bir nefes için yerin metrelerce altında adeta koridorlar açtı.
Büyük bir gurur ve hüzünle konuşan bir maden işçisi, 'Biz buraya geleli kaç gün olduğunu unuttuk.
Bugün ne olduğunu vallahi bilmiyoruz.
Bir can bizim için çok önemlidir, can alabilmek insanı çok mutlu ediyor.
Keşke hepsini canlı alabilseydik' sözleriyle duygularını dile getirdi.
Bölgede gece gündüz demeden çalışan bir diğer kurtarma görevlisi ise, 'Sesten sonra tünel kazarak yavaş yavaş ilerledik.
Melisa ile ilk konuştuğumuzda hiçbir sıkıntısının olmadığını söyledi.
Sonuç olarak çok şükür sağlam bir şekilde çıkardık' ifadelerini kullandı. 'DEVLETİMİZE ZEVAL VERMESİN': HATAY'DA MUCİZENİN ADI DERYA Hatay Antakya'da devam eden çalışmalarda Derya Akdoğan'ın enkazdan çıkarılmasıyla sevinç gözyaşları adeta sel oldu.
Ailelerin ve ekiplerin kucaklaştığı o anlarda, yardımlaşmanın ve birlikteliğin en güzel örneği sergilendi.
Aksaray'dan yardıma koşan bir gönüllü, 'Bu mutluluğu anlatamam.
Allah devletimize zeval vermesini.
Kepçe operatöründen dışarıdan gelen gönüllü arkadaşlarımıza kadar hepsinden Allah razı olsun' şeklinde konuştu.
Bir başka ekip üyesi ise yaşanan süreci, 'Aynı odada yan yanaydılar, aynı aileden dört kişi aynı evde yakalandılar.
Çok susadığını söylüyordu, suyumuz yolda geliyor diye oyalayıp onu sağ salim çıkarmayı başardık' sözleriyle aktardı.
A HABER UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN