Haber Detayı

Epstein’ın Ölüm Adasındaki sır kapısı: Cesetler denize mi atıldı?
Viral tıkla ahaber.com.tr
05/02/2026 14:19 (2 saat önce)

Epstein’ın Ölüm Adasındaki sır kapısı: Cesetler denize mi atıldı?

ABD'de pedofili, çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein davasına ilişkin iddialar gündemi sarsmaya devam ediyor. Epstein skandalına dair yaklaşık 3 milyon belge daha açıklanırken, ortaya çıkan fotoğraflar dehşete düşürdü. ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı yeni fotoğraflar, Jeffrey Epstein'in 'ölüm adası' Little St. James'teki gizli bir zemin kapağını ortaya çıkardı. Sosyal medyada alevlenen iddialar, bu kapağın cesetlerin denize atılması için kullanılmış olabileceği ihtimalini yeniden gündeme taşıdı

ABD'de pedofili, çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı oluşturma suçlamasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein davasına ilişkin iddialar gündemi sarsmaya devam ediyor.

Epstein skandalına dair yaklaşık 3 milyon belge daha açıklanırken, ortaya çıkan fotoğraflar dehşete düşürdü.

ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı yeni fotoğraflar, Jeffrey Epstein'in 'ölüm adası' Little St.

James'teki gizli bir zemin kapağını ortaya çıkardı.

Sosyal medyada alevlenen iddialar, bu kapağın cesetlerin denize atılması için kullanılmış olabileceği ihtimalini yeniden gündeme taşıdı ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan sapık milyarder Jeffrey Epstein'in özel adası Little St.

James, yeniden dünya gündeminde.

India Herald gazetesinde yer alan habere göre, ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan daha önce hiç görülmemiş fotoğraflar, adadaki yapılardan birinde yer alan gizli bir zemin kapağını ortaya çıkardı.

Söz konusu görüntüler, sosyal medyada ve uluslararası kamuoyunda yeni ve karanlık iddiaları da beraberinde getirdi.

EPSTEIN'İN KORKUNÇ ADASI Karayipler'de ABD Virjin Adaları'na bağlı Little St.

James, uzun yıllar Epstein tarafından 'özel tatil adası' olarak tanıtıldı.

Ancak yıllar içinde ortaya çıkan tanık ifadeleri, buranın küresel ölçekte işleyen bir istismar ve trafik ağının merkezlerinden biri olduğunu gözler önüne serdi.

GİZLİ KAPAK İLK KEZ GÖRÜNTÜLENDİ Yeni yayımlanan fotoğraflarda, adadaki yapılardan birinin zemininde yer alan kilitli ve ağır bir kapak dikkat çekiyor.

Kapak, konumu itibarıyla doğrudan kayalık sahil hattına açılıyor gibi görünüyor.

Bu detay, özellikle sosyal medyada şu soruları gündeme getirdi: Kaçış ya da gizli geçiş noktası mıydı yoksa daha karanlık bir amaç mı taşıyordu? 'CESETLER DENİZE ATILDI' İDDİASI Komplo teorilerinin merkezinde ise en çarpıcı iddia yer alıyor.

Mağdurların cesetlerinin bu kapaktan denize bırakıldığı ve köpekbalıkları tarafından yok edildiği öne sürülüyor.

Uzman raporlarına göre, Little St.

James çevresindeki sularda çeşitli köpek balığı türleri yaygın olarak bulunuyor. 'DENİZ KESTANESİ BARİYERİ' VE TÜNEL İDDİALARI İddiaları besleyen bir diğer unsur da adanın çevresine yerleştirildiği öne sürülen deniz kestaneleri.

Bazı tanıklar, bunun yüzerek kaçışı engellemek için kullanıldığını iddia etti.

Buna ek olarak yer altı tünelleri, Maxwell'in denizaltı ehliyeti ve adadaki yapıların olağan dışı mimarisi gibi detaylar, sosyal medyada kanıtlanmamış ama güçlü şüpheler içeren bir anlatının yayılmasına neden oldu.

ÖLDÜRÜLEN MAĞDURLAR VAR MIYDI?

Bugüne kadar onlarca mağdur, Little St.

James'te yaşadıklarını anlattı.

Bu ifadeler Epstein davasının temelini oluşturdu.

Ancak gizli kapak görüntüsüyle birlikte şu soru yeniden gündeme geldi: 'Başına gelenleri anlatamayan, hayatta kalamayan mağdurlar oldu mu?' Bu soruya dair resmi bir doğrulama bulunmuyor, ancak kamuoyundaki rahatsızlık giderek büyüyor.

Epstein cinayetle değil, cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlandı.

Ancak ortaya çıkan her yeni belge, adaletin eksik kaldığı hissini güçlendiriyor.

DEHŞETE DÜŞÜREN CİNAYET YAZIŞMALARI Öte yandan, Epstein'a ilişkin açıklanan yeni belgelerde kan donduran detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor.

Belgelerde, Eddy Aragon adında bir kişiye gönderilen 'Gizli: Jeffrey Epstein' başlıklı e-postada, boğularak öldürülen iki yabancı uyruklu kadının Epstein'in emriyle New Mexico eyaletindeki Zorro Çiftliği yakınlarına gömüldüğü iddiası yer alıyor.

İddianın Zorro Çiftliği'nde çalışan bir kişiden geldiği belirtilen e-postada, kadınların 'cinsel ilişki sırasında boğularak öldürüldüğü' öne sürülürken, yaşamını yitiren bu kişilerin Epstein ile eski kız arkadaşı ve hüküm giymiş suç ortağı Ghislaine Maxwell'in emriyle Epstein'ın çiftliğinin yakınlarına gömüldüğü ifade ediliyor.

E-postada ayrıca Epstein'in reşit olmayan çocuklara cinsel istismar uyguladığına, bir kadının intihar girişimi itirafına, 'Matthew Mellon videosu' başlıklı bir video ve benzeri görüntülerin bağlantı adreslerine yer veriliyor.

Dosyalarda ayrıca eski kız arkadaşı Eva Andersson-Dubin'in Epstein'e 14 Ağustos 2010'da yolladığı bir e-postada, 'Gelecek hafta ziyarete gel. (Dubin'in kızı) Celina'nın 5 arkadaşı gelecek.' ifadelerini kullandığı görülüyor.

İSMİ BELİRSİZ KİŞİDEN EPSTEİN'E 'ÖLDÜR' EMRİ Kamuoyuyla paylaşılan dosyalarda, ismi belirsiz bir kişiden Epstein'e gönderilen 30 Haziran 2014 tarihli e-postada, 'Onu öldürmen için sana izin veriyorum.

Görünüşe göre ... ile birlikte.

Sana da bana da yalan söyledi.' ifadeleri yer alıyor.

Epstein'in 'Eyvah' yanıtını vermesi üzerine ismi belirsiz kişi cevap olarak e-postada, 'Kimse sana yalan söyleyip de benden kurtulamaz.

Hiç kimse. 'Hayret!' doğru.' mesajına yer veriyor.

Sosyal medyada dolaşan paylaşımlarda e-postayı gönderen kişinin Susan Hamblin olduğu iddia ediliyor.

Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre, yeni belgeler Epstein'ın 'tasarım bebek' ve insan klonlamaya uzanan tartışmalı bir projeyle bağlantısını gün yüzüne çıkardı.

Belgelerde, Epstein'ın bir Bitcoin geliştiricisiyle genetik olarak 'üstün insanlar' yaratmayı amaçlayan bir girişime gizlice finansman sağlamaya hazır olduğu görüldü.

TÜYLER ÜRPERTEN 'TASARIM BEBEK' PROJESİ Belgelere göre Epstein, Temmuz 2018'de Bitcoin geliştiricisi Jeremy Rubin'e bir mesaj göndererek Bryan Bishop isimli bir şahısla temasa geçmek istediğini belirtti.

Rubin, Bishop'ı 'zeki ama sıra dışı' sözleriyle tanımladı ve kripto para ile DNA veri depolama alanlarında çalıştığını söyledi.

Bu yazışmanın ardından Epstein ile Bishop bağlantı kurdu.

Bishop, kendisini 'transhümanist' olarak tanımlıyor; yani insanın biyolojik sınırlarının teknoloji yoluyla aşılmasını savunuyor.

O dönemde Bishop, genetik müdahaleyle gelecek nesillerin fiziksel ve zihinsel özelliklerini kalıcı olarak değiştirmeyi hedefleyen bir 'tasarım bebek' projesi üzerinde çalışıyordu. 'SESSİZ YATIRIMCI' OLMAK İSTEDİ 21 Temmuz 2018 tarihli bir e-postada Bishop, Epstein'a proje sunumunu gönderdi.

Epstein'ın yanıtı dikkat çekiciydi: 'Yatırım yapma konusunda bir sorunum yok.

Tek problem, lider olarak görülmem.' Bu ifade, Epstein'ın projeye finansman sağlamaya istekli olduğunu ancak kamuoyunda görünmek istemediğini ortaya koydu.

UKRAYNA'DA FARE DENEYLERİ Belgelerde, deneylerin bir kısmının Ukrayna'daki bir laboratuvarda yürütüldüğü de yer aldı.

Bishop, fareler üzerinde cerrahi müdahaleler ve mikroenjeksiyonlar yapıldığını, testlerin sürdüğünü yazdı.

Epstein'ın bu mesaja verdiği yanıt ise tepkilere yol açtı: 'Embriyoyu yerleştir, 9 ay bekle.

Harika bir final.' YÖNTEMLER DEĞİŞTİ RİSK BÜYÜDÜ Başlangıçta üreme hücrelerinin genetik olarak değiştirilmesini hedefleyen proje, bilim insanları tarafından etik dışı ve bilimsel açıdan kanıtlanmamış olarak değerlendirildi.

Ancak Kasım 2018'e gelindiğinde Bishop, daha radikal bir yola geçtiklerini Epstein'a bildirdi.

Yeni yöntemin, embriyo düzenlemesine dayandığı ve klonlamaya benzer bir teknik içerdiği ifade edildi.

Bishop, fare testlerinde yüzde 5 civarında bir genetik aktarım başarısı gözlemlendiğini bildirdi.

TİCARİ PLANLAR VE 'MEDİKAL TURİZM' Yazışmalar, projenin ticari boyutunun da planlandığını ortaya koydu.

Bishop, ABD'de düzenlemelerin sıkı olması nedeniyle yurt dışındaki kliniklerle iş birliği yapılabileceğini, 'medikal turizm' seçeneğinin değerlendirildiğini belirtti. 'ABD'de kendi üzerinde deney yapmak açıkça yasak değil.

Hayvan deneyleri serbest' ifadeleri de dosyalarda yer aldı. 'İNSANLIĞI KENDİ DNA'SIYLA DOLDURMA' The New York Times'a göre Epstein, yakın çevresine insan soyunu kendi DNA'sıyla 'tohumlamak' istediğini, New Mexico'daki çiftliğinde kadınları hamile bırakmayı planladığını söylemişti.

Epstein'in transhümanizmi destekleyen kuruluşlara bağış yaptığı da daha önce kamuoyuna yansımıştı.

Yeni belgeler, Epstein'ın yalnızca bir finansçı ya da suç dosyalarının merkezindeki bir isim olmadığını; aynı zamanda insanlık için son derece tartışmalı ve ürkütücü projelere ilgi duyan bir figür olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

MİDE BULANDIRAN ALIŞVERİŞ KAYITLARI ORTAYA ÇIKTI Epstein'e ait alışveriş fişleri ve teslimat kayıtları, soruşturma dosyalarına giren belgelerle gün yüzüne çıktı.

KIZ ÇOCUKLARINA AİT OKUL ÜNİFORMALARI Belgelerde en mide bulandıran satın alımlardan biri, kız çocuklarına ait okul üniformaları oldu.

Epstein, kıyafet üreticisi Cherokee'den dört adet kız çocuk okul üniforması, tam boy elbiseler, kız çocuk şortları, pileli etek sipariş etti.

Ürünler, Manhattan'daki Upper East Side, East 71st Street adresine teslim edildi.

Bu adres, Epstein'in uzun yıllar yaşadığı ve mağdurların ifadelerinde sıkça geçen evlerden biri.

Alışveriş fişlerinde ayrıca, bebek kıyafetleri, çıngıraklar, bebekler için blok oyuncaklar ve küçük çocuklar için istifleme oyuncaklar yer aldı.

Bu ürünlerin de Epstein'in Manhattan'daki evine gönderildiği görülüyor.

Epstein'in kitap alışverişleri de belgelerde yer aldı.

En sık sipariş ettiği kitap kendi hikayesini anlatan 'Filthy Rich: The Jeffrey Epstein Story' oldu.

Bunun yanı sıra yönetmen Woody Allen biyografileri, İsviçre bankacılık gizliliği, ölümsüzlük, Adolf Hitler ve Vladimir Nabokov'un eserleri sipariş edilen kitaplar arasında yer aldı.

İlgili Sitenin Haberleri