Haber Detayı

Emperyalist saldırganlığa karşı ortak kararlılık: Venezuela kazanacak! Maduro özgür olacak
Gündem aydinlik.com.tr
04/02/2026 19:00 (4 saat önce)

Emperyalist saldırganlığa karşı ortak kararlılık: Venezuela kazanacak! Maduro özgür olacak

Venezuela ve Küba Başkonsolosları ile Vatan Partisi’nin ortak düzenlediği etkinlikte, emperyalist saldırganlığa karşı dayanışma ve kararlılık mesajları verildi. ABD saldırısının birinci ayı dolayısıyla yapılan etkinlikte Filistinli gençler de Venezuela’ya mektuplarını iletti

Vatan Partisi, ABD’nin Venezuela’ya saldırısının birinci ayında Venezuela ve Küba Başkonsolosluklarıyla ortak dayanışma etkinliği düzenledi.

Beyoğlu Belediyesi Bilim Beyoğlu Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Lissett Margarita Hernandez Marquez, Küba İstanbul Başkonsolosu Raul Ernesto Madrigal Cardenas, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serdar Üsküplü ve Hacettepe Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Doç.

Dr.

Erdem İlker Mutlu konuşma yaptı.

ABD EMPERYALİZMİ ARTIK BİTİYOR Ulusal Kanal Dış Haberler Servisi Şefi Kıvanç Özdal’ın sunduğu etkinlikte ilk sözü Venezuela Başkonsolosu Marquez aldı.

Marquez şu vurguları yaptı: “Amerikan emperyalizminin bu saldırısına tamamen karşıyız.

Bunu normalleştirerek hayatımıza devam edemeyiz.

Çünkü onlar şu anda tam anlamıyla birer modern korsanlar.

Lissett Margarita Hernandez Marquez “Bu aynı yalnızca Venezuela için değil, tüm dünya için büyük bir tehlikedir.

Çünkü bu bugün, seçilmiş başkanımıza yapıldı ancak yarın bütün dünyanın başına gelebilir.

Dolayısıyla tüm dünya halkları olarak karşı durmalıyız.

Yüzyıllardır bizleri bir şekilde yönetmeye çalışıyorlar, biz halklar olarak birleşip, bunun karşısında durmalıyız.

Bu saldırıda gördük ki aslında emperyalizm artık bitiyor.

Bu onun son direnişleri… “Bolivar'ın önderliğinde kurulan Venezuela Cumhuriyeti’nde egemenlik halkındır, karar da onlara aittir.

Mücadeleye devam edeceğiz.

Venezuela Devleti olarak tüm kurumlarımızla ayaktayız ve güçlü şekilde ilerliyoruz.

Devlet Başkanımız Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores özgürlüğüne kavuşacak.

Venezuela bu savaşı kazanacak. “Bizim mücadelemizde yanımızda olduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyorum.

Bugün bizle olduğunuz için mücadeleye devam edeceğiz.

Asla pes etmeyeceğiz.

İlk günkü gibi kararlıyız ve kazanacağız.” ‘ULUSLARARASI HUKUKLA İZAH EDİLEMEZ’ Doç.

Dr.

Erdem İlker Mutlu, Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasının uluslararası hukuk boyutunu şu sözlerle anlattı: “Venezuela Cumhurbaşkanı Maduro’nun ABD tarafından kaçırılmasının hukukla izah edilecek bir yönü yok.

Uluslararası barış ve güvenliği sağlarken ‘Böyle bunu böyle uygun gördüm ve bir uluslararası mahkeme kurarak istediğimi yargılayarak yaparım.’ diyemezsiniz.

Maduro'yu ve eşi Cilia hanımefendiyi götürüp Amerikan mahkemesinde yargılayacak herhangi bir uluslararası yetki yoktur.

Erdem İlker Mutlu “Neoliberal sistem çöktü.

Bundan sonra ne yapılacağı konusu üzerine herkes şu an düşünüyor.

Bu süreçte ABD, Venezuela'yı zayıf halka görerek saldırdı. 1999 yılında Lawrence adlı bir İngiliz kökenli Amerikalı hukukçu, bazı devletlerin diğerlerinden daha eşit, daha egemen, daha güçlü olduğunu yazdı.

Kissinger'ın da bizzat söylediği gibi Amerika'yla düşman olmak kötüdür ama dost olmak ölümcüldür.

Yani ‘Benim dostum olacaksan, istediklerimi yapacaksın.’ diyor.

O nedenle bu yeni hegemonyanın ne olduğunu anlamadan bizim uluslararası hukuktan söz etmemiz mümkün değil. “Ne yapılmalı konusuna gelecek olursak, öncelikle şunu anlamamız gerekiyor: Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok kritik bir konumdadır.

Çok kritik bir konumdadır. 1945-1990 arası bir öyküleme ile geçti. 1990 sonrası bu anlatının gerçekleri ortaya çıktı.

Yugoslavya’nın parçalanmasıyla devletlerin bağımsız, egemen eşitliklerine müdahale edilebileceği anlaşıldı.

Şimdi bu artık 2026 yılında yeni bir eşik aşılıyor.

Önceki dönemlerde anlatılan kurguların, anlatılanların gerçek olmadığını göreceğiz.”  ‘BİRLİKTE MÜCADELE ETMELİYİZ’ Küba Başkonsolosu Cardenas da katılımcılara şöyle hitap etti: “Tüm Türk kardeşlerime bizim yanımızda oldukları için teşekkür ediyorum.

Vatan Partisi'ne de ayrıca çok teşekkür ediyorum.

Türk halkının, emperyalizmin saldırıları karşısında bizim mücadelemizin yanında olduğunu görmek çok önemli ve çok değerli.

Bu saldırı, halkın egemenliğine yapılmış bir saldırıdır.

Amerika'nın saldırganlığına karşı birlikte mücadele etmeye devam etmeliyiz.” Raul Ernesto Madrigal Cardenas ‘MADURO İLE GAZZE’DE GÖRÜŞECEĞİZ’ Gazzeli Filistinli Yusuf Barakat, Filistinli gençlerin mektubunu Venezuela Başkonolosu Marquez’e iletti.

Barakat şunları söyledi: “Bugün emperyalizm çılgınlığının zirveye geldiği noktadayız.

Ama biz Filistinliler ve Venezuellalılar vazgeçmeyecek, pes etmeyeceğiz.

Nazım Hikmet'in bir dizisinde dediği gibi, ‘Akın var akın.

Güneş'e zapt edeceğiz.

Güneş'in zaptı yakın.’ Bir gün Cumhurbaşkanımız Maduro ile birlikte Gazze'nin sahilinden görüşeceğiz.

Mutlaka kazanacağız.

Bu etkinlik için Vatan Partisi'ne de çok teşekkür etmek istiyorum.”   OPERASYON DEĞİL EMPERYALİST TERÖR  Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Serdar Üsküplü de Venezuela ve Maduro’ya yönelik saldırının bir operasyon değil emperyalist terör olduğunu vurguladı.

Üsküplü şunları kaydetti: “Sayın Venezuela ve Küba Başkonsolosları, değerli konuklar, Bolivarcı Devrimin yiğit neferleri ve değerli arkadaşlarım, sizleri Vatan Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek’in ve partimizin tüm kadrolarının sarsılmaz devrimci selamlarıyla selamlıyorum.

Bugün burada sadece bir dayanışma toplantısı için bulunmuyoruz.

Bugün burada, insanlığın kaderinin tayin edildiği en ön cephelerden birinde, emperyalizmin haydutluğuna karşı dayanışmamızı güçlendirmek için toplandık.

Bundan tam bir ay önce, kendisini dünyanın jandarması sanan Amerika Birleşik Devletleri, uluslararası hukuku, devlet egemenliğini ve insanlık onurunu ayaklar altına alarak büyük bir suç işlemiştir.

Venezuela Devlet Başkanı Sayın Nicolas Maduro ve değerli eşi Cilia Flores’in kaçırılması, sıradan bir siyasi kriz değil; emperyalizmin can çekişirken başvurduğu bir eşkıyalık operasyonudur.

Serdar Üsküplü “Dünya tarihi çok zulüm görmüştür ama seçilmiş bir devlet başkanının ve eşinin, başka bir devletin operasyonuyla alıkonulması Amerikan’nın hukuk tanımazlığının göstergesidir.

ABD, Sayın Maduro’yu New York’ta kurduğu kurgu mahkemelerde "savaş esiri" gibi yargılamaya kalkarak aslında kendi yenilgisini ilan etmektedir.

Buradan sormak istiyoruz: Hangi uluslararası hukuk, bir devlet başkanının kaçırılmasına izin verir?

Hangi demokrasi, bir halkın iradesini parmaklıklar ardına koyabileceğini sanır?

Sayın Maduro, o parmaklıkların arkasında değildir.

O, bugün Karakas’ın sokaklarında, fabrikalarında ve tarlalarında direnen milyonların bilincindedir.

O, ABD’nin o sahte mahkemelerinde diz çökmemiştir; aksine, emperyalizmi kendi evinde mahkûm etmiştir.

MİLLÎ DEVLET DİRENİYOR MİLLÎ ORDU DİZ ÇÖKMÜYOR “ABD emperyalizmi, Başkan Maduro’yu kaçırarak Venezuela Devleti’ni çökertebileceğini, Bolivarcı Devrimi bir gün içinde tasfiye edebileceğini sandı.

Ama bir şeyi unuttular: Venezuela, arkasında devrimci bir birikim olan, çelikten bir iradeye sahip millî bir devlettir.

Bakınız, bir aydır ne oldu?

ABD’nin beklediği o kaos çıkmadı.

Venezuela Ordusu mevzilerini terk etmedi; aksine, vatan savunması için kenetlendi.

Venezuela Meclisi derhal toplandı, anayasal süreçleri işleterek Bayan Rodriguez’i görevinin başına getirdi.

Karakas meydanları, çelik yeleğini giyip halkıyla omuz omuza duran bakanlarla ve ‘Maduro’ya Özgürlük’ diye haykıran yüz binlerle dolup taştı.

İşte bu, çağımızın gerçeğidir: Millî Devlet direnir, Millî Ordu direnir ve emperyalizm yenilir! ‘VENEZUELA’NIN SAVUNMASI TÜRKİYE’NİN SAVUNMASIDIR’ “Bazı çevreler soruyor: ‘Neden Venezuela ile bu kadar ilgilisiniz?’ Cevabımız çok nettir: Çünkü Venezuela’nın sınırları Karayipler’de başlasa da Türkiye’nin savunma hatları Venezuela’dan geçer!

Bugün Doğu Akdeniz’de bizi kuşatan ABD-İsrail-Yunanistan namluları ile Karakas’a yönelen namlular aynı merkezden yönetiliyor.

Ege’de, Türk gemilerini taciz eden kuvvetlerle ile Venezuela’nın petrolüne el koymak isteyen eşkıya kuvvetler aynıdır.

Emperyalizme karşı tek bir mevzi vardır.

Venezuela’dan Küba’ya Rusya’ya, Çin’e, İran’a, Afrika’ya uzanan tek bir cephe vardır.

Bir yanda Büyük İnsanlık bir yanda Amerikan emperyalizmi cephe cepheye gelmiştir.

Venezuela bugün yalnız kendi egemenliğini değil Türkiye’yi de savunuyor.

Eğer Venezuela düşerse, Türkiye’nin direnci zayıflar.

Ama Venezuela ayakta kaldıkça, Türkiye’nin güvenliği pekişir.

Bu bir kader ortaklığıdır, bu bir devrimci kardeşliktir.

Nasıl ki Kumandan Chavez Fidel’lerle birlikteyse Maduro da Latin Amerika’nın devrimci devletleriyle ABD’ye karşı beraberdir.

Bugün ABD Küba’yı hedef almaktadır.

Kolombiya’yı ve Meksika’yı tehdit ederek Küba’yı ekonomik olarak boğmaya çalışıyor.

Küba direnecek, Venezuela direnecek, İran direnecek, Türkiye direnecek.

ABD kaybedecek. ‘CHÁVEZ’İN MİRASI: 21.

YÜZYIL SOSYALİZMİ’ “Bizler burada sadece bugünü konuşmuyoruz.

Bizler, Kumandan Hugo Chavez’in yoldaşlarıyız.

O, okyanusların ötesinden bize seslenirken "Biz biriz" demişti.

Chavez, emperyalizmin şiddetini, zorbaların, diktatörlerin zorbalıklarını, ateşlerini kendi devrimci ateşiyle yakmış bir büyük kumandan.  biz Türkiye'nin devrimcileri, sosyalistleri, emek davasının insanları olarak Chávez’in yaptıklarından mücadelesinden çok şey öğreniyoruz.

Chávez ölmemiştir!

O bugün, Maduro’nun dik duruşunda, Venezuela halkının anti-emperyalist mücadelesinde yaşamaya devam ediyor.

ABD’nin ne yaptırımları ne de bu son alçak saldırısı, Chávez’in yaktığı o bağımsızlık ateşini söndüremeyecektir.

TRUMP’IN YENİ DÜNYA DÜZENİ ALDATMACASI “Son dönemde ABD, bir yandan bu haydutlukları yaparken diğer yandan "Barış Kurulu" gibi yapılarla dünyayı aldatmaya çalışıyor.

Trump’ın kurduğu bu masalar, barış masası değil, suç ortaklığı masasıdır.

Çin’in, Rusya’nın, İran’ın ve bölge ülkelerinin dışlandığı, tek bir merkezden yönetilen hiçbir yapı meşru değildir.

Trump Barış Kurulu, yenilmekte olan Amerikan emperyalizminin uluslararası hukuku hiçe sayarak, Birleşmiş Milletler’i işlevsiz hale getirme planıdır.

Amaçları İsrail’in Filistin işgalini meşrulaştırmak ve Filistin’i silahsızlandırarak teslimiyeti dayatmaktır.

Dünyanın diğer bölgelerinde de Amerikan çıkarlarını dayatmaya çalışmaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti, başka bir devlet başkanının memuru olmayı asla kabul etmeyecektir.

Türkiye hükümetinin bu tip belgelere attığı imzalar, Türk Milletinin iradesini yansıtmaz.

O imza derhal geri çekilmelidir.

Biz, emperyalizmin masasında değil, mazlum milletlerin cephesinde yer alırız.

Filistin’de, Suriye’de, İran’da, Küba’da ve Venezuela’da barış; ABD planlarıyla değil, ABD’nin bölgeden ve dünyadan kovulmasıyla gelecektir.

Biz, emperyalizmin masasında değil, mazlum milletlerin cephesinde yer alırız.

Filistin’de, Suriye’de, İran’da, Küba’da ve Venezuela’da barış; ABD planlarıyla değil, ABD’nin bölgeden ve dünyadan kovulmasıyla gelecektir.

ÜRETİM DEVRİMİ VE MAZLUM MİLLETLERİN BİRLİĞİ “Emperyalizm ekonomik olarak da çökmektedir.

Dolar saltanatı sarsılıyor.

Venezuela’nın zenginlikleri, İran’ın enerjisi, Türkiye’nin üretim gücü ve Çin ile Rusya’nın devasa kuvvetleri birleştiğinde; ABD’nin yaptırım silahı kağıttan bir kaplana dönüşecektir.

Biz Vatan Partisi olarak, Üreticilerin Millî Hükümeti’ni kuracağız ve bu hükümetin ilk işlerinden biri Venezuela ile olan dayanışmamızı en üst seviyeye çıkarmak olacaktır.

GÜNEŞ BATI’DAN DEĞİL, DOĞU’DAN VE GÜNEY’DEN DOĞUYOR! “Değerli dostlar, konuşmamı bitirirken tekrar ilan ediyorum: ABD bu saldırısıyla sadece kendi sonunu hızlandırmıştır.

Maduro’nun kaçırılması, bir zafer değil, bir yenilginin işaretidir.

Büyük insanlığı karşısına alan hiçbir güç ayakta kalamaz.

Trump bugün Hitler’in çizmelerini giymiştir.

Sonu da Hitler gibi olacaktır.

Başkan Maduro mutlaka özgürlüğüne kavuşacaktır.

Sayın Cilia Flores mutlaka vatanına dönecektir.

Venezuela milleti, bu zorlukları aşacak ve Bolivarcı devrimi daha da ileriye taşıyacaktır.

Vatan Partisi olarak söz veriyoruz: Venezuela’nın kavgası bizim kavgamızdır, zaferi bizim zaferimizdir.

Karakas’ın sokaklarında yükselen o ses, bizim Ankara’da, İstanbul’da, Diyarbakır’da yükselttiğimiz sestir.

Venezuela kazanacak!

Maduro özgür olacak!

Yaşasın Bolivarcı devrim!

Kahrolsun Amerikan emperyalizmi!

Hepimizi saygıyla, sevgiyle ve devrimci inancımla selamlıyorum.”

İlgili Sitenin Haberleri