Haber Detayı
Yunan komutan 30 yıl sonra itiraf etti! 'İzmir'i bombalayacaktık'
Kardak Krizi sırasında 337. Filo Komutanı olarak görev yalan Tzoumerkiotis, şaşırtan bir itirafta bulundu. Tzoumerkiotis, kriz esnasında İzmir'i bombalama kararı aldıklarını ancak Türkiye'nin hamlesiyle başaramadıklarını belirtti
Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan Kardak Krizi 31. yılına girerken o dönem Yunan ordusunda komutan olan Dimitrios Tzoumerkiotis'den daha önce hiç duyulmayan bir itiraf geldi.
O dönem 337.
Filo Komutanı olarak görev yapan Tzoumerkiotis, Atina merkezli NewsBomb'a konuştu.TR Haber sitesinde yer alan habere göre Yunan komutan yaşadıklarını şöyle anlattı: "O dönem 337.
Önleme Filosu'nun komutanıydım.
İmia krizi pazartesi-salı sabahı yaşandı.
Pazar akşamı saat 7'de çağrı cihazım çaldı ve birliğe ulaşır ulaşmaz hepimize yeni görev olduğunu söylediler.
Tüm pilotlar uçaklarımız tam yüklü şekilde teyakkuz halindeydik. "Ertesi gün sorunsuz geçti.
Öğleden sonra bizi serbest bıraktılar ancak eve gitmeye vakit bulamadan hemen geri dönmem için aradılar.
Bizim filoya salı günü şafak vakti hem Türkiye içindeki hem de İmia yakınlarındaki bazı hedeflere saldırma görevi verilmişti.'İZMİR'DEKİ BAZI NOKTALARI VURACAKTIK' "Benim uçağımla İzmir'deki bazı telekomünikasyon antenlerini vuracaktık.
Görev planlaması sırasında henüz Ulusal Çatışma Kuralları yayınlanmadığı için bazı anlaşmazlıklar yaşandı.
Geceleyin bizi 2 Dakika Alarmı'na geçirdiler.
Bu, uçakların içinde emniyet kemerlerimiz bağlı ve motorlar çalışır halde beklememiz anlamına geliyordu. "O gece hava berbattı.
Yağmur yağıyordu ve 4 bin ilâ 32 bin fit arasında bulutlar vardı.
Bu nedenle F-16'lar ve Mirage uçakları yerine, bu tip havalarda daha iyi performans gösteren F-4 uçaklarını tercih ettik.UÇAKLAR İZMİR'İ VURMAK İÇİN HAVALANMIŞTI "Saat 01:05'te ilk çift uçak havalandı.
Saat 02:30'da ise ilk uçaklar geri dönmeden ikinci grup havalandı.
Bu durum savaşın başlayacağına ilişkin bizi oldukça endişelendirmişti.
Saat 03:00'dan kısa bir süre sonra da ben havalandım. 22-23 bin fit yükseklikte bulutların içinde ve çok şiddetli türbülansla uçuyorduk.
Türbülansın sizi yer yer 300 ilâ 500 fit aşağıya düşürdüğünü hayal edin. "Türkiye tarafında ise tam bir sessizlik hakimdi.
Devriye gezerken İmia'nın (Kardak) üstünde bir helikopterin havalandığını duyduk.HELİKOPTERİN VURULDUĞU İDDİASINI KABUL ETMEDİ 'Bu havada helikopter kaldırma emrini hangi aptal verdi?' diye merak ettik.
Aslında kısa bir süre ordu helikopterinin kalkması emri verildiğini duymuştuk ve gayet haklı sebeplerle, hava koşullarının buna izin vermediğini söylemişlerdi. "Helikopterin Türkler tarafından vurulduğu iddiasını kabul etmiyorum.
Soruşturma komitesinde yer alan ve olayı gören yakın arkadaşlarım bile helikopterde kurşun izi bulunmadığını söyledi.
Ancak silahlı askerlerin bulunduğu bir kayalığın üzerinde projektörlü silahsız bir helikopter uçurma emri vermeleri yanlıştı.'ANLAŞMA OLDUĞU HABERİ GELİNCE KALKIŞ YAPAMADIM' "Sabah 05:30'da birliğe geri döndüm.
Ancak hemen yeni bir kaptanın yerine geçmek üzere başka bir uçağa gitmemi istediler.
Uçağa bindim ve hazırdım.
Ancak bir süre sonra 'iki tarafın anlaşmaya vardığı' bilgisi üzerine kalkış yapma imkânım olmadı."