Haber Detayı
Avrupa Birliği tartışması... Soylu'dan çağrı var
Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AB’nin karşı karşıya olduğu tabloyu tek tek açıkladı. Soylu, sanayisizleşme, yüksek borçluluk, yüksek enerji maliyetleri, siyasi istikrarsızlık ve yaşlanan nüfus başta olmak üzere AB'nin önündeki sorunların hangi gelişmelere yol açacağını yazdı.
Eski İçişleri Bakanı ve AKP milletvekili Süleyman Soylu AB'nin içinde bulunduğu krizi yazdı.
Soylu, Avrupa Merkez Bankası Eski Başkanı ve İtalya Eski Başbakanı Draghi'nin “Avrupa Birliği (AB) gerçek bir federasyona dönüşmezse bağımlı hale gelir” cümlesini ele aldı.
Draghi’nin, AB konusunda güçlü araştırmalar ve hazırladığı kapsamlı raporlarla birlikte en rasyonel tespitleri ortaya koyduğunu belirten Soylu 'teşhis konusunun' ise gerçekçi olmadığının altını çizdi.
Soylu şunları kaydetti: "AB’nin asıl tıkanıklığı ekonomik değil, siyasi (hatta dini) birlikteliğidir.
AB, siyasi birlikten vazgeçip ekonomi ve güvenliği önceleyen yeni bir iş birliği modeli kuramazsa, Tam da Draghi’nin uyardığı dramatik tablo kaçınılmazdır.
Bugün AB’nin karşı karşıya olduğu tablo açık: • Sanayisizleşme • Yüksek borçluluk • Yüksek enerji maliyetleri • Siyasi istikrarsızlık • Demokratik meşruiyet krizi • Yaşlanan nüfus • Karşılığı olmayan sosyal refah harcamaları ve karar alamayan hantal bir bürokrasi • Beceri/meslekleşme eksikliği Bu yapıyla ve bu birliktelik anlayışı ile AB’nin bu krizden çıkması mümkün değildir.
Draghi de iyi biliyor ki; 'Pragmatik' federalizm modeli bile olsa, mevcut bu çöküşü durduramaz.
Çünkü AB, Amerikan kapitalizmi ile Çin tipi sosyalizm arasında sıkışmıştır.
Bu sıkışmayı aşamayacak bir Avrupa’nın önünde kalan alanlar sınırlıdır ve bunlarla sadece bazı dönemsel ve bölgesel avantajlı yatırımlar yakalayabilir: Turizm bölgesi Eğitim bölgesi Biyomedikal bölgesi (+ Fransa’daki veri merkezleri gibi dönemsel avantajlar)"Soylu bu durumun bir göstergesi olarak Avrupa'nın, 'üretimden çok hizmete sıkışan bir kıta haline geldiğini' belirterek değerlendirmesini şöyle tamamlıyor: Draghi’nin söyleyemediğini açıkça söyleyelim: AB’nin tek çıkışı, başlangıç noktasına dönmektir.
İdeolojik, dini ve siyasi ötekileştirmeleri terk edip ekonomik ve güvenlik eksenli, radikal bir dönüşüm gerçekleştirmelidir.
Aksi halde; sadece AB’nin değil, AB’cilerin de çöküşü kaçınılmazdır…"