Haber Detayı
Beklentiler yükseliyor, yatırımda frene basılıyor
BUSİAD’ın Ocak 2026 İktisadi Yönelim Anketi, firmaların gelecek altı aya ilişkin beklentilerinde iyileşmeye işaret etti. Anket, ihracat ve enflasyon görünümünde umut, istihdam ve yatırımlarda ise temkinli bir tablo ortaya koydu.
Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Ocak 2026’da üyeleri nezdinde gerçekleştirdiği BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nin sonuçlarını açıkladı.Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr.
Metin Özdemir’in katkılarıyla hazırlanan çalışma, firmaların gelecek 6 aya ilişkin mevcut görünümlerinde iyileşme beklentisi taşıdığını ortaya koydu.Büyüme beklentisi sürüyor2025 yılının dördüncü çeyreğine ait veriler, iktisadi faaliyette önceki çeyreğe benzer bir eğilimin sürdüğüne işaret ederken, yıllık büyümenin Orta Vadeli Program tahmini olan yüzde 3,3’ü aşacağı anlaşılıyor.
Yıl genelinde büyümenin 2024’e göre ivme kazandığı, iç ve dış talep arasındaki dengenin bozulduğu izlendi.
İç talebin direncini koruması karşısında enflasyon yılın son çeyreğinde düşüş eğilimine girdi.Ankete katılan firmaların değerlendirmeleri, önceki çeyrekte başlayan toparlanmanın sürdüğünü, imalat sanayinde ise sınırlı bir gerileme yaşandığını gösteriyor.
Firmalar, gelecek altı aylık dönemde mevcut görünümlerinin önemli ölçüde iyileşmesini bekliyor.
Bu beklenti, önümüzdeki üç ayda üretim hacimlerinin artacağı yönündeki öngörülerle de örtüşüyor.Öte yandan firmalar, önümüzdeki üç ayda istihdam düzeyinde azalış bekliyor.
Önümüzdeki 6 ay boyunca ücret maliyetlerinin artacağı öngörülürken, bu artış beklentisinin bir önceki çeyreğe göre zayıfladığı görülüyor.
Makine-teçhizat yatırımlarında gelecek 12 ay için azalış beklentisi öne çıkarken, bina ve tesis yatırımlarında sınırlı bir iyileşme öngörülüyor.İhracat siparişlerinde güçlenmeİhracat yapan firmalar, gelecek üç aya ait ihracat siparişlerinin bir önceki çeyreğe göre iyileşmesini bekliyor.
Bu beklenti özellikle imalat sanayinde daha güçlü.
Firmaların faiz riskine ilişkin algısında artış görülürken, finansman ihtiyacının azalacağı yönündeki beklenti işletme sermayesi ihtiyacının risk olarak görüldüğünü işaret ediyor.Kur risklerinde genel olarak azalış görülürken, imalat sanayi için sınırlı artış söz konusu.
Firmaların gelecek üç aylık döneme ilişkin TL kredi faiz oranı beklentisi ise aşağı yönlü.
Firmalar, önümüzdeki üç ayda birim maliyetlerin artmasını beklerken, bu artışın önceki çeyreğe göre daha sınırlı olacağını öngörüyor.
Satış fiyatlarının yukarı yönlü değişmesi beklenirken, yıl sonu üretici fiyatları enflasyonu beklentisinde belirgin bir düşüş görülüyor.Anket sonuçlarını değerlendiren BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nin iş dünyasının mevcut durumu doğru okuması ve geleceğe ilişkin beklentileri ortaya koyması açısından önemli bir işlev gördüğünü belirterek “Anketimiz, BUSİAD üyeleri ve Bursa kamuoyu açısından her çeyrek dönemde ekonominin nabzını tutmamıza olanak sağlıyor.Ocak 2026 anketimiz; önümüzdeki dönemde istihdam ve yatırımlarda bazı temkinli beklentiler içermekle birlikte, ihracat, enflasyon görünümü ve firmaların genel beklentileri açısından umut verici bir tabloya işaret ediyor.
Küresel ölçekte belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde, ülkemizin ihracatla büyüme potansiyeline sadık kalması büyük önem taşıyor” dedi.“Yapısal engeller azaltılmalı” Hatunoğlu, üretim ve ihracat yapan firmaların önündeki yapısal engellerin azaltılması gerektiğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “Üretim ve ihracat yapan firmalarımızın faaliyetlerini kolaylaştıracak; finansmana erişimin öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesi, yatırım süreçlerinde izin ve ruhsat prosedürlerinin sadeleştirilmesi, enerji ve iş gücü maliyetlerini dengeleyici adımların atılması, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarını destekleyici teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.Ayrıca, ihracatçı firmalarımız için kur riskini yönetmeye yönelik araçların çeşitlendirilmesi ve KOBİ’lerin nitelikli iş gücüne erişimini destekleyecek politikaların hayata geçirilmesi, üretim ekosisteminin sağlıklı şekilde devamı açısından kritik görülmektedir.”