Haber Detayı
Güneş sistemi’nin yakınında dev bir karanlık madde bulutu mu var?
Gökbilimciler, Güneş Sistemi’ne kozmik ölçekte oldukça yakın bir bölgede devasa bir karanlık madde kütlesi tespit etmiş olabilir. Atarcalar sayesinde fark edilen bu yapı, galaksimizin gizli yüzüne dair önemli ipuçları veriyor.
Güneş Sistemi’nin yakın çevresinde devasa bir karanlık madde bulutu gizleniyor olabilir.
Bilim insanları, Samanyolu’nda bu tür bir bulutu ilk kez tespit etmiş olabileceklerini söylüyor.
Üstelik bunu mümkün kılan şey, son derece hassas kozmik saatler olarak bilinen atarcalar (pulsarlar) oldu.Mevcut kozmoloji modellerine göre galaksiler, karanlık madde haloları adı verilen seyrek bulutların içinde yer alıyor.
Bu haloların içinde ise daha küçük alt halolar bulunuyor.
Ancak karanlık madde ışık yaymadığı, soğurmadığı ya da yansıtmadığı için hem bu haloları hem de özellikle alt haloları tespit etmek son derece zor.Bu gizemli yapıyı ortaya çıkarmak için Alabama Üniversitesi Huntsville kampüsünden Sukanya Chakrabarti ve ekibi, hızlı dönen nötron yıldızlarından oluşan atarcal çiftlerini inceledi.
Atarcalar, uzaya düzenli aralıklarla ışık demetleri gönderen ve olağanüstü bir hassasiyetle dönen cisimler.
Bu özellikleri sayesinde evrendeki en güvenilir doğal saatlerden biri olarak kabul ediliyorlar.
İki atarcadan oluşan bir sistemde, birbirlerinin etrafındaki yörüngelerinde meydana gelen küçük değişimler, yakın çevrede büyük bir kütlenin varlığına işaret edebiliyor.60 milyon Güneş kütlesinde gizemli bir çekimKaranlık madde, normal maddeyle yalnızca kütleçekim yoluyla etkileşime giriyor.
Bu nedenle bir karanlık madde alt halosu, bir atarcalar çiftinin yakınındaysa, yörüngelerinde hafif bir gerilme oluşturması gerekiyor.
Chakrabarti ve ekibi de Güneş Sistemi’nden yaklaşık 3 bin ışık yılı uzaklıkta tam olarak bunu gözlemledi.Wisconsin Milwaukee Üniversitesi’nden ekip üyesi Philip Chang, “Bir atarcalar çifti ve çevresindeki diğer atarcalar var.
Gökyüzünün bu bölümünde, hepsini beklemediğimiz garip bir yöne doğru çeken bir şey bulunuyor” diyor.Araştırmacılar bu çekimin gücünü analiz ettiklerinde, kaynağın Güneş’in yaklaşık 60 milyon katı kütleye sahip ve birkaç yüz ışık yılı genişliğinde bir nesne olması gerektiğini belirledi.
Ardından bu gizemli cismin konumu, yıldızlar, gaz bulutları ve sıradan maddeden oluşan bilinen gök cisimlerinin haritalarıyla karşılaştırıldı.
Sonuçta hiçbir eşleşme bulunamadı.
Eğer bu yapı gerçekten varsa, ki araştırmacılar bunun henüz kesin olarak doğrulanmadığını söylüyor, geriye tek bir olasılık kalıyor: karanlık madde.Bu durumda söz konusu yapı, galaksimizin bu bölümünde bu büyüklükteki tek alt halo olabilir.
New York’taki Rochester Üniversitesi’nden Alice Quillen, “Yerel çevremizde yalnızca bir ya da iki tane olabilir ama bu, karanlık madde modeline bağlı.
Farklı modeller bu kümelerin dağılımını farklı şekillerde öngörüyor” diyor.Karanlık maddenin doğasını anlama yolunda yeni bir adımChakrabarti’yi alt haloların peşine düşüren de tam olarak bu belirsizlik olmuş.
Araştırmacı, “Amacımız galaksi genelinde olabildiğince çok sayıda alt haloyu haritalamak.
Bunu yeni yeni yapabilir hale geliyoruz.
Nihai hedefimiz ise karanlık maddenin doğasını anlamak” diye konuşuyor.Ancak bu yöntem şu an için önemli bir sınırlamaya sahip.
Atarcal çiftleri oldukça nadir bulunuyor.
Yerçekiminden kaynaklanan ivmelerini yeterince hassas ölçebildiğimiz sadece 27 sistem var.
Bu da söz konusu alt halonun bugüne kadar fark edilmemesinin başlıca nedenlerinden biri.Chang, “Atarcaların sayısı sınırlı.
Bu yüzden daha bol bulunan gök cisimleriyle aynı izleri sürebileceğimiz başka yöntemler geliştirmeye çalışıyoruz” diyor.
Eğer bu başarılabilirse, karanlık maddenin gerçekte ne olduğunu anlamamızı sağlayacak kritik bir araca nihayet kavuşmuş olabiliriz.