Haber Detayı
İsrail basını: Müzakere yeri İstanbul ve bu bir tesadüf değil... İran ordusu: Hiçbir Amerikalı güvende değil... Duman beyaz mı çıkacak kara mı?
ABD ve İran arasında olası nükleer pazarlıklar için İstanbul’un adres gösterilmesi, bölgesel gerilimi yeni bir eşiğe taşıdı. İsrail basını savaş ihtimalini dillendirirken, Tahran’dan gelen sert askeri uyarılar müzakere masasına net mesaj verdi.
Üst düzey ABD’li ve İranlı yetkililerin olası bir nükleer anlaşmayı görüşmek üzere bir araya gelmesi bekleniyor.
Görüşme adresi olarak İstanbul, tarih olarak ise 6 Şubat işaret ediliyor.
Diplomatik temaslar sürerken İran’daki askeri kanattan, ABD’nin olası bir saldırısı halinde “hiçbir Amerikalının güvende olmayacağı” yönünde sert bir uyarı geldi.
Kaynakların Axios’a verdiği bilgiye göre Trump yönetiminin Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin olası bir nükleer anlaşmayı müzakere etmek üzere cuma günü İstanbul’da bir araya gelmesi bekleniyor.
Kaynaklardan biri, cuma günkü toplantının şu aşamada masadaki “en iyi senaryo” olduğunu, zirve gerçekleşene kadar hiçbir şeyin garanti olmadığını söyledi.
Reuters’a göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a bir anlaşma yapmaları için çağrıda bulunduğu ve bu görüşmenin, İranlı yetkililerin tutumunu doğrudan dinlemek amacıyla planlandığı teyit edildi.
İSRAİL BASININDAN İSTANBUL YORUMLARI İsrail’in köklü gazetelerinden Maariv, İstanbul’da yapılması olası görüşmelere ilişkin değerlendirmesinde, “Türkiye sakinleştirmeye çalışıyor ancak İran üzerinde savaş rüzgarları esiyor” ifadelerini kullandı.
Gazete, İran’ın “tam teslimiyet” göstermemesi halinde ABD’nin Tahran’a saldıracağı iddiasını da gündeme getirdi.
Maariv, Washington’un bölgede halihazırda çok sayıda askeri birlik konuşlandırdığına dikkat çekerek, olası bir askeri seçeneğin masada tutulduğunu öne sürdü.
Maariv’in değerlendirmesinde şu ifadeler yer aldı: “Türkiye’deki görüşmeden sonra bölgeden beyaz duman mı yoksa kara duman mı çıkacak göreceğiz.
En büyük soru şu: İranlılar ilkelerinden vazgeçip tam bir teslimiyet göstermeye, zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeye, nükleer ve balistik füze projelerini iptal etmeye razı olacaklar mı?” Gazeteye göre Tel Aviv’deki değerlendirme, ABD’nin eninde sonunda İran’la savaşa gireceği yönünde.
Bu senaryoda, İran’a yönelik bir saldırı halinde Washington’un İsrail’in de İran’a karşı operasyon yapmasına yeşil ışık yakacağı varsayılıyor. ‘MERKEZ ÜS TÜRKİYE VE BU TESADÜF DEĞİL’ Bir diğer İsrail yayını JDN ise Türkiye’nin yeni müzakere sürecinin “merkez üssü” olarak öne çıktığını ve bunun bir tesadüf olmadığını yazdı.
Haberde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek bölgesel bir gerilimin önlenmesiyle yakından ilgilendiği vurgulandı.
JDN, İsrail’in ise Ankara’nın bu yöndeki diplomatik hamlelerinden “endişe duyduğunu” kaydetti.
DİPLOMATİK TEMASLAR VE KATILIM İHTİMALLERİ Jerusalem Post’a konuşan kaynaklar, Türkiye, Katar, Mısır, Suudi Arabistan ve Umman’dan dışişleri bakanları düzeyinde kıdemli yetkililerin de görüşmelere katılmasının muhtemel olduğunu belirtti.
Zirveye Türkiye’den Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın katılacağı konuşulurken, Trump’ın damadı Jared Kushner’in de toplantıda yer alacağı bildirildi.
Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada temasların sürdüğünü doğrulayarak, “Şu anda İran’a doğru giden gemilerimiz var, büyük gemiler… Aynı zamanda İran ile görüşmelerimiz de sürüyor.
Nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.” dedi.
ABD’li Senatör Tom Cotton ise İran’ın nükleer silah geliştirmesine izin verilmemesi gerektiğini savunarak Tahran’ı Trump’ın sözlerini ciddiye almaya çağırdı.
TAHRAN TARAFININ MESAJLARI VE ÖNCELİKLER İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, salı günü X üzerinden yaptığı paylaşımda, “tehditler ve mantıksız beklentilerden” kaçınıldığı sürece ulusal çıkarları korumak adına ABD ile görüşmelerin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Pezeşkiyan, “Bölgedeki dost ülkelerin, ABD Başkanı’nın görüşme önerisine yanıt verilmesi yönündeki taleplerini dikkate alarak, dışişleri bakanına adil ve eşit müzakereler için zemin hazırlaması talimatını verdim.” dedi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi de ABD’nin son on yıldaki “kötü niyetinden” ders çıkardıklarını vurguladı ve “tehditlerin diplomasiyle bağdaşmadığını” söyledi.
Bekayi, yaptırımların kaldırılmasının temel öncelik olduğunu belirtti.
İran merkezli Tasnim haber ajansı, iki ülke arasında kıdemli yetkililerin katılımıyla önümüzdeki birkaç gün içinde müzakerelerin yapılabileceğini, ancak yer ve zamana ilişkin net bir bilginin henüz bulunmadığını aktardı.
ASKERİ KANATTAN SERT UYARILAR Tasnim’in salı akşamı geçtiği bir başka haberde ise İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Abdurrahim Musevi’nin açıklamalarına yer verildi.
Olası bir çatışma halinde “hiçbir Amerikalının güvende olmayacağını” söyleyen Musevi, ABD’nin işgal ve bombalama tehditleri ile olası bir deniz ablukasının İran’ı zayıflatacağı yönündeki iddiaları reddetti.
Musevi, Tahran’ın coğrafi ve stratejik olarak “kuşatılmasının imkansız” olduğunu savundu.
Genelkurmay Başkanı, herhangi bir saldırıya verilecek yanıtın “belirleyici, ezici ve pişmanlık verici” olacağını belirterek, gerilimin tırmanması halinde sadece ABD’yi değil, müttefiklerini de hedef alacaklarını söyledi.
Musevi ayrıca 12 Gün Savaşı’nın ardından savunma doktrinini revize ederek “saldırgan tepki modeline” geçtiklerini açıkladı ve şu ifadeleri kullandı: “47 yıl boyunca bu millet, İran’ın yutulamayacağını defalarca kanıtlamıştır; sonunda, öğrenmeyi reddeden o inatçı ve düşüncesiz varlık boğulacaktır.” MECLİS CEPHESİNDEN HAZIRLIK MESAJI İran Meclis Sözcüsü İbrahim Rızayi, pazartesi günü yaptığı açıklamada Devrim Muhafızları Havacılık ve Uzay Komutanlıklarının “savaş odasının” aktif olduğunu ve kuvvetlerin olası tehditlere karşı çatışmaya hazır bulunduğunu duyurdu.
Rızayi, Devrim Muhafızları komutanının milletvekillerine, İran istihbaratının tüm düşman hareketlerini yakından izlediğini aktardığını söyledi.
MÜZAKEREYE KAPALI BAŞLIKLAR Kıdemli milletvekili Alaeddin Burucerdi ise İran’ın nükleer faaliyetleri ya da füze kapasitesi konusunda müzakerelere açık olmadığını belirtti.
Burucerdi, “Barışçıl nükleer bilgi, füze ve İHA kapasiteleri gibi İslam Cumhuriyeti’nin kırmızı çizgileridir ve müzakereye açık değildir.” dedi.