Haber Detayı

AABK'nın Rojava aşkı
Gündem aydinlik.com.tr
03/02/2026 14:06 (2 saat önce)

AABK'nın Rojava aşkı

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), PKK/SDG’nin süpürüldüğü Halep ve “Rojava” denilen bölücülüğün kalesini destekleyerek bir kez daha safını belirledi.

 “Rojava’yı Birlikte Yaşatalım; BİJİ ROJAVA” başlıklı metnin imzacılarından ve aktif katılımcılarından AABK’ya bağlı federasyon ve dernekler, Avrupa’daki eylemlerin de başını çekmiştir.

PKK/SDG için destek çağrılarının yapıldığı eylemlerde AABK ve benzerlerinin yer alması, Alevilerimizin nerelere sürüklenmek istendiğinin açık göstergesidir.

Yine AABK’ya bağlı Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB)’nin açıklamasında şunlar öne çıkarılıyor: “Rojava, bugün tekrar saldırı altında.

Bünyesinde Alevi’leri, Kürt’leri, Ermeni’leri, Süryani’leri, Arap Hristiyan’ları ve seküler Müslüman’ları barından bu laik, kadın özgürlükçü ve ekolojist yapı, barbarların tekrar hedefinde.

Şu an Avrupa’nın tüm kentlerine yayılan eylemlere ve protestolara destek sunmak, organize etmek ve öncülük etmek hayati bir görevdir.

Meydanlarda buluşmak üzere.

Bijî Berxwedana Rojava!” Aslında “Yaşasın Rojava Kürdistanı!” daha doğrusu “Yaşasın Batı Kürdistan!” diye haykırılıyor.

AAGB yerine PKK, PYD, PJAK, PÇDK imzası atın fark etmez!

Çünkü kullanılan dil ve sloganlar aynı. “Yapı” dedikleri ise PKK/SDG’nin ta kendisidir.

Uzun yıllardır bu konuyu işliyoruz ve uyarıyoruz; AABK ve Türkiye’deki aynı amaca hizmet eden ABF, PSAKD, ADFE vb. oluşumlar etnik ve dini bölücülüğün payandası olmaktan kurtulamadılar.

Bu ise Alevilerimizin sorunlarının çoğalmasına yaramıştır.

PKK’nın dilini kullanarak Alevileri yanlışa yönlendirmekten medet uman AABK sürecin zehirlenmesine de katkı sunuyor.

AABK ve benzerleri örgütün yurt dışındaki eylemlerine katılım sağlayarak bölücülüğe moral destekte bulunuyor.

ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, 22 Ocak akşamı İlke TV’de yaptığı değerlendirmede, Rojava’ya desteğini şu sözlerle dile getiriyor: “Alevi toplumu Kürtlere yönelik saldırılara karşı da alanlarda olmalı”.

Programda PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe de aynı doğrultuda açıklama yaptı.

AVRUPA’DA BOZGUNCULUĞA DEVAM 22 Ocak tarihinde Avrupa Parlamentosu’nda “Suriye ve Rojava” konulu toplantının ardından basın açıklaması yapıldı.

PKK/SDG’nin desteklendiği etkinlikte, Suriye'nin birliğini hedefleyen görüşler her zamanki gibi bildirinin esasını oluşturdu.

Haberde; “Avrupa Parlamentosu’nda DEM Parti temsilcisinin öncülüğünde, Suriye ve Rojava’daki gelişmelere ilişkin açıklamada, Kürt halkının, Alevilerin, Dürzilerin ve bölgedeki diğer halkların karşı karşıya olduğu insani, siyasi ve demokratik sorunlar ele alınırken, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Diplomasi Komisyonu da basın açıklamasında yer aldı.” denildi.

AABK’nın yapması gereken öncelikler sıralamasında Türkiye’nin savunulması birinci sırada gelmelidir.

Suriye’nin parçalanmasından en zararlı çıkacak kesim Aleviler olacaktır.

Bunu anlamak istemeyen AABK, maalesef ABD/İsrail projelerinin destekçisi konumuna düşüyor. “Görüşmelerde, Suriye ve Rojava’daki güncel gelişmelerin yanı sıra Kürt halkının, Alevilerin ve bölgede yaşayan tüm ötekileştirilen inanç ve kimliklerin karşı karşıya olduğu sorunlar kapsamlı şekilde ele alındı.” deniyor.

Peki, bu yaratılan sorunların esas sorumlusu kimlerdir?

Niye ABD/İsrail şer cephesine yönelik tek bir kelime edilmiyor? “Kürt halkının, Alevilerin ve bölgede yaşayan tüm ötekileştirilen inanç ve kimliklerin karşı karşıya olduğu sorunların” baş müsebbipleri emperyalizmin işbirlikçisi, İsrail’e yalvaranların örgütü PKK/SDG niye görmezden geliniyor ve destek sunuluyor?

Nedeni belli! “Suriye ve Rojava” ayrımı konularak İsrail’in payandalarını çoğaltmak.

Ayrıca Rojavacıların tümü Türkiye'yi hedef alıyor. “Rojava’da geliştirilen yerel yönetim modelinin “Kürt halkının iradesinin bir sonucu olduğu” vurgulanırken esas amaç Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi biçiminde bir oluşum beklentisiydi veya kısmi özerklik elde ederek gelecek döneme hazırlık yapmaktı.

Ancak bunların olma ihtimali her geçen gün azalıyor.Bir kez daha PKK ile sahte solcular, Dersimciler ve Alevici tacirler aynı amaçta birleştiler.

Türkiye’de devrimcilerin 1968’den beri savunageldikleri “Tam Bağımsız Ve Gerçekten Demokratik Türkiye” sloganıyla ters istikamette yol alan solumsular sınıfta kaldılar.

Türkiye birlik ve kardeşliğin anayurdudur.

Anadolu bağrında bölücüleri, yıkıcıları, emperyalizmin işbirlikçilerini barındırmaz.

Bu bereketli topraklar bizim canımızdır ve onu göz bebeğimiz gibi korumak hayati önemdedir.

İlgili Sitenin Haberleri