Haber Detayı

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde köpeklerin toplatılmasına tepki: 'Her pazartesi dekanlık önünde hayvanlarımız için sesimizi çıkartacağız'
Türkiye cumhuriyet.com.tr
02/02/2026 15:40 (1 saat önce)

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde köpeklerin toplatılmasına tepki: 'Her pazartesi dekanlık önünde hayvanlarımız için sesimizi çıkartacağız'

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencileri ve mezunları tarafından kampüsteki köpeklerin toplatılmasına ilişkin yapılan açıklamada, Hayvanlarımız geri dönene kadar fakültemizi yaşam karşıtı yönetime terk etmiyoruz. Bugünden itibaren her pazartesi günü dekanlık binası önünde toplanıp hayvanlarımız için sesimizi çıkartmaya devam edeceğimizi buradan kamuoyuna duyuruyoruz denildi.

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğrencileri, mezunları ve hayvan hakları savunucuları kampüste bulunan köpeklerin toplatılmasına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklama öncesinde mezun öğrencilerin içeriye alınmaması nedeniyle fakültenin içinde ve dışında iki ayrı açıklama yapıldı.

Açıklama esnasında, barınakta hayat yok kampüslerde olacak , nefrete inat yaşasın hayat , susma haykır yaşamak haktır , yalanla değil bilimle yönet, fakülte mezbaha değildir, hayvana insana yeryüzüne özgürlük sloganları atıldı.

Açıklamada, şunlar kaydedildi: Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin kampüs bahçesinde yaşayan hayvanlar, 31 Ocak Cuma günü, bütünleme sınavlarının bittiği günün ertesinde, kampüs hayvanlarını koruyacak öğrenciler okulda değilken, Ziraat Fakültesi Dekanının acil şikayet istemiyle, anestezik iğne atılarak toplatıldı.

Kampüs bahçesinden toplanan hayvanlar, yaşları ortalama 10 ve üzerinde olan, sakin, insanlarla arası iyi ve sağlık takipleri Veteriner Fakültesinin gönüllü öğrencileri tarafından yapılan hayvanlardı.

Hiçbiri anestezi almaya uygun yaşta değillerdi.

Ancak okul yönetimi, kendisiyle işbirliği kurmaya çalışan öğrencilerine yalan söyleyerek, her güne beraber başladığımız, mezun arkadaşlarımızın hala haber aldıkları köpeklerimizi, bizler okulda yokken, canları pahasına toplattı.

FAKÜLTELER, YAŞAMI KORUMAK VE BÜYÜTMEK İÇİN ÇALIŞAN KURUMLAR OLMALIDIR Üniversiteler, fakülteler birlikte yaşamın sağlandığı, bilimin akılla, etik değerlerle sentezlendiği, yaşamı korumak ve büyütmek için çalışan kurumlar olmalıdır.

Ancak ne yazık ki Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanlığı bunun tam karşısında bir tutumla hayatlarının son yıllarını yaşayan köpeklerimizi, evlerinden etmiş ve bizlere verdiği sözü tutmamıştır.

Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekanlığı ise öğrencilerini, kampüs hayvanlarını ve mesleki değerlerini yalnız bırakmıştır.

Görüşme talebi ile lisans, lisansüstü ve mezun öğrencilerden oluşan bir heyetle toplama öncesi, Veteriner Fakültesi Dekanlığına gittiğimizde, dekanımız bizim yetkimiz değil diye haber gönderip bizimle görüşmemiştir bile.

BU DURUM HAYVAN HAKLARINA DA ÇEVRE VE HALK SAĞLIĞINA DA DEKANLIKLAR ELİYLE YARA AÇMIŞTIR Ziraat Fakültesi Dekanı'na gittiğimizde görüşme yapılmış ve 15 Şubat'a kadar toplama yapılmayacak sözü alınmıştır.

Bu söz üzerine köpeklerimizin güvende olduğunu düşünerek Rektörlükle bir sosyal yaşam alanının kurulması için görüşmelere başlanmıştır.

Bu hafta içinde Rektör Yardımcımız ile randevumuz olmasına ragmen, Ziraat Fakültesi Dekanlığı acil toplama isteği ile köpeklerimizin yerlerinden edilmesine neden olmuştur.

Aynı gün bizler hangi köpeklerimiz alındı diye fakültede endişeyle gezerken, anatomi ve patoloji derslik binalarını kapsayan inşaat alanında bir kamyon dolusu koyunun olduğunu fark ettik ve bunlardan ikisinin inşaat için kan akıtılma bahanesiyle kesildiğine şahit olduk.

Kanunen de suç olan bu durum hayvan haklarına da çevre ve halk sağlığına da dekanlıklar eliyle yara açmıştır.

Aynı gün yaşanan bu iki olayla anlıyoruz ki kampüs yönetimi daha büyük sorunları varken kendine, kimseye zararı olmayan hayvanları sorun olarak seçmiştir.

Bu olay farkedilir farkedilmez polis aranıp şikayette bulunuldu.

Polisin geleceğini ve olayı durdurmalarını isterken işçilerin bize, siz de burada hayvan kesiyorsunuz biz de kesiyoruz şeklinde verdiği cevap bugun veteriner hekimlik pratiklerinin toplum nezdinde geldiği seviyeyi göstermektedir.

Bu seviye, katliam yasasının uygulayıcısı olmayı seçmiş, kendi kampüsündeki hayvanları toplatan/toplatılmasına ses çıkarmayan Veteriner Fakültesi birimlerinin tümü için şaşırtıcı bir durum olmamalıdır.

Aynı durum, hayvan endüstirisinin yakın dostu olan Ziraat Fakültesi birimleri için de şaşırtıcı olmamalıdır.

BİR KAMYON DOLUSU KOYUNUN OKULA GETİRİLDİĞİNDEN NASIL HABERİNİZ OLMAZ?

İki fakültenin yönetimi de kampüs sınırlarında ciddi güvenlik sorunları oluşmasını umursamayıp, önceliğini kendilerinden ve yönetimlerinden daha uzun zamandır bu sınırlarda yaşayan kampüs hayvanlarını ölüm kamplarına göndermeye vermiştir.

Yapılan açıklamalara istinaden soruyoruz.

Bir kamyon dolusu koyunun okula getirildiginden nasıl haberiniz olmaz?

Gerçekten haberiniz yoksa bizlerin güvenli sandığı kampüs bir kamyon dolusu koyunu bahçemizde öldürmeye gelenlerin elini kolunu sallayarak girebildiği bir yer mi?

Hem adli hem idari bakımdan yaptırımı olan bu olayla alakalı adli ve idari soruşturmayı başlattınız mı?

Resmi şikayette bulundunuz mu?

Bizler bu olayın da takipçisi olacağız.

Sizler de yetkilerinizin gerekliliklerini yapın.

HER ŞEYE RAĞMEN KATLİAMLARIN KARŞISINDA, HAYVANLARIN YANINDAYIZ Bizler hem bahçemizde öldürülen iki koyun için hem de kampüs hayvanlarını evlerinden kopardığınız için sizlerin adına utanç duyuyoruz.

Tek derdinizin koltuklarınız olduğunu biliyoruz, yönetim zihniyetinize karşı çıkıyoruz, buradan tekrar belirtiyoruz: Bizler her şeye rağmen katliamların karşısında, hayvanların yanındayız!

Bizler için kampüsün en önemli paydaşları hayvanlardır.

Biz veteriner hekimlerin hayvanlarla tanıştığı, onları anladığı, birlikte yaşamayı ve bir canlıya hayatının öznesi olduğu için saygı duymayı öğrendiği yer fakültelerdir.

Bunu sağlayan ders kitapları, laboratuvarlar ya da paha biçilmez bilgilerden önce kampüsünde yaşayan hayvanlardır.

Ankara Üniversitesi'nde yaşanan bu olay, son zamanlarda artan ve daha çok yakın zamanda Hacettepe Üniversitesi'nde de belediye eliyle kampüs hayvanlarının toplatılması, katliam yasasının hayvanların yaşam alanlarını ne kadar daralttığını göstermektedir.

Tekrar hatırlatıyoruz tarihe adını kanlı harflerle yazacak bu yasanın uygulayıcısı olmaktan vazgeçin.

Kampüsler, içindeki hayvanların da yuvasıdır ve biz, bu yaşam karşıtı uygulamaların tamamına karşı duruyoruz.

Üniversiteleri, bilimin ve etik değerlerin ışığında, yaşamı koruyan ve büyüten kurumlar olma sorumluluğuna davet ediyoruz.

HAYVANLARIMIZDAN VAZGEÇMİYORUZ Talebimiz nettir: Köpeklerimizin kampüste güvenle yaşayabilmesi için tüm süreçleri başlatın.

Hayvanlarımız geri dönene kadar fakültemizi yaşam karşıtı yönetime terk etmiyoruz.

Köpeklerimiz geri gelene ve güvenle kampüs alanında yaşayacakları garanti altına alınana kadar buradayız gitmiyoruz.

Bugünden itibaren her pazartesi günü dekanlık binası önünde toplanıp hayvanlarımız için sesimizi çıkartmaya devam edeceğimizi buradan kamuoyuna duyuruyoruz.

Hayvanlarımızdan vazgeçmiyoruz.

Yapılan açıklamanın ardından 3 Veterinerlik Fakültesi öğrencisi de öğrenciler adına birer açıklama yaptı.

İlgili Sitenin Haberleri