Haber Detayı

CHP Muğla İl Başkanlığı’ndan DSİ’ye su tepkisi
Cumhuriyet'in egesi cumhuriyet.com.tr
02/02/2026 16:40 (1 saat önce)

CHP Muğla İl Başkanlığı’ndan DSİ’ye su tepkisi

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, Bodrum ve Milas’ta yaşanan içme suyu sıkıntısının yerel yönetimlerin sorumluluğunda olmadığını belirterek, “Muğla kendi havzasında ciddi bir su baskısı altındayken, Muğla’nın suyunun başka havzalarda yaratılan sorunları örtmek için gündeme getirilmesi kabul edilemez. Muğla, Dalaman Çayı’ndan kendi içme ve kullanma suyu ihtiyacı için yaklaşık 50 milyon metreküp su talep etmiş; bu talep DSİ tarafından karşılanmamıştır. Buna karşın DSİ, yaklaşık 240 milyon metreküp suyu Aydın’a tahsis etmiştir” dedi.

Devlet Su İşleri'nin (DSİ), Dalaman Çayı üzerindeki Akköprü Barajı’ndan Milas–Bodrum hattı için yıllık 50 milyon metreküp içme suyu tahsis talebini reddederek Aydın'a 220 milyon metreküp tarımsal sulama suyu tahsis etmesine tepkiler sürüyor.

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz ve CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Ülkü Ece ile birlikte partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi.

Son günlerde Muğla genelinde yaşanan su sorunu üzerinden, sorumluluğun yerel yönetimlere yıkılmaya çalışıldığına tanık olduklarını söyleyen Kızıl, Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı açıklamalar ve AKP İl Başkanı’nın beyanları, sorunun gerçek kaynağını açıklamak yerine kamuoyunu yanlış yönlendirmeye dönük bir algı oluşturma çabasıdır dedi.

Muğla’daki su sorununun bir doğa olayı değil, yıllardır sürdürülen yanlış planlama, ihmaller ve siyasi tercihler zincirinin sonucu olduğunu belirten Kızıl, içme ve kullanma suyunun planlanması, tahsisi ve ana iletim altyapısının DSİ ve merkezi idarenin sorumluluğu, yerel yönetimlerin görevinin ise kendilerine tahsis edilen suyu arıtmak ve halka ulaştırmak olduğunu ifade etti. “SİYASİ TERCİHİN BEDELİNİ MUĞLA HALKI SUSUZLUKLA ÖDÜYOR” Kızıl, Buna rağmen yıllardır ‘Muğla’nın su sorunu çözüldü’ denilmesine karşın gerekli yatırımlar tamamlanmamış, artan nüfus, turizm baskısı ve iklim krizi bilinçli biçimde görmezden gelinmiş, DSİ’nin verdiği taahhütler hayata geçirilmemiştir.

Ortaya çıkan tablo, yerel yönetimlerin değil, merkezi idarenin öngörüsüzlüğünün ve ihmalkârlığının sonucudur.

DSİ tarafından yapılan son açıklama, Muğla’ya bugün için somut bir su çözümü sunmamakta, ‘planlandı, çalışılıyor’ gibi ifadelerle sorunu zamana yaymaktadır.

Açıklamada Muğla’ya yönelik net ve bağlayıcı bir içme suyu tahsisi bulunmamaktadır.

Ayrıca, suyun kaynağı ve yönü konusunda yapılan teknik ifadelerle kamuoyunun kafası karıştırılmakta; kelime oyunlarıyla sorumluluk gizlenmektedir.

Bu yaklaşım, su krizini çözmez; yalnızca gerçeğin üzerini örter.

AKP İl Başkanı’nın, su sorununu yerel yönetimlerin 'planlama ve işletme yetersizliği' olarak sunması gerçeği yansıtmamaktadır.

Suyu planlayan ve tahsis eden kurum DSİ iken, sorumluluğun belediyelere yüklenmesi samimi değildir.

Muğla’nın su ihtiyacı bu kadar yakıcıyken, başka önceliklerin öne çıkarılması açık bir siyasi tercihtir.

Bu tercihin bedelini Muğla halkı susuzlukla ödemektedir.

Muğla’da yaşanan su sorununun arka planında kontrolsüz nüfus artışı ve plansız turizm politikaları, imar rantını önceleyen yerleşim anlayışı, enerji ve sanayi projelerine tanınan ayrıcalıklı su tahsisleri, termik santraller, JES’ler ve endüstriyel kullanımlar, havza bütünlüğünü bozan baraj ve HES uygulamaları, kayıp-kaçak oranlarının yıllardır düşürülememesi vardır.

Bu gerçekler yok sayılarak su sorununun yalnızca kuraklık ile açıklanması ne bilimsel ne de dürüsttür” diye konuştu. “DSİ YAKLAŞIK 240 MİLYON METREKÜP SUYU AYDIN’A TAHSİS ETMİŞTİR” “Muğla kendi havzasında ciddi bir su baskısı altındayken, Muğla’nın suyunun başka havzalarda yaratılan sorunları örtmek için gündeme getirilmesi kabul edilemez” diye devam eden Kızıl, “Bu yaklaşım havza yönetimi ilkesine, ekolojik dengeye, su tahsisinde adalet anlayışına aykırıdır.

Bu çerçevede, Dalaman Çayı gibi Muğla’yı besleyen bir su kaynağıyla ilgili çarpıcı bir çelişki ortadadır.

Muğla, Dalaman Çayı’ndan kendi içme ve kullanma suyu ihtiyacı için yaklaşık 50 milyon metreküp su talep etmiş; bu talep DSİ tarafından karşılanmamıştır.

Buna karşın DSİ, kendi havzasında dahi su ihtiyacını karşılamakta zorlanan Muğla’ya bu miktar verilmezken, yaklaşık 240 milyon metreküp suyu Aydın’a tahsis etmiştir.

Kendi havzasındaki su ihtiyacını karşılayamayan Muğla dururken, Dalaman Çayı’ndan başka bir havzaya bu ölçekte su tahsisi yapılması; havza bütünlüğünü bozan, su tahsisinde adalet ilkesini yok sayan açık bir siyasi tercihtir.

Muğla’nın bugünkü ve gelecekteki su güvenliği bu tercihle riske atılmaktadır; bu yaklaşım ne bilimsel ne de vicdanidir.

Su, şirketler için değil, önce halk ve yaşam için planlanmalıdır.

Anayasa’nın 17. ve 56. maddeleri ile Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik açıktır; içme ve kullanma suyu birinci önceliktir.

Bu kadar net bir hukuki çerçeve varken Muğla halkının susuz bırakılması, yaşam hakkının ihlalidir” ifadelerini kullandı.

İlgili Sitenin Haberleri