Haber Detayı
Yeni Şafak yazarından mutabakata itiraz: Barrack'ın federalimsi planı
Yeni Şafak yazarı Süleyman Seyfi Öğün Suriye yönetimiyle Suriye PKK'sı SDG arasında yapılan mutabakatın şüphe uyandırıcı olduğunu, Erbil - İsrail müdahalesi sonucu bazı tuzaklar içerdiğini yazdı. İşte o yazı...
Şam yönetimi ile SDG arasında yapılan mutabakata Yeni Şafak yazarından itiraz geldi. “Sûriye’de bir son perde olacak, memleketimizin güney hudutları kalıcı bir güven ve istikrâra kavuşacak mı?” diye soran Öğün devamında şu cümleleri kaleme alıyor:“Evet, ABD, Sûriye PKK’sını ortalıkta bırakmış, İsrâil buna ses etmemiş, terör teşkilâtı da Haseke, Ayn el Arab ve Kamışlı’ya tıkılıp kalmıştı.
Artık son darbe bekleniyordu.
PKK’nın ayan beyân yaşadığı psikolojik çöküş onun sonunu getirecek ve Sûriye’den silinip gideceklerdi.
Ateşkesten sonra PKK’nın yelkenleri suya indireceğini ve en iyi ihtimâlle Irak’a çekileceğini düşünmeye başlamıştım.
Zihnimi bulandıran havadis, iki günlük ateşkesin on beş güne çıkarılması oldu. (…) Son mutabakat, maalesef şüphelerimi haklı çıkardı.
Son mutâbakat, saf beklentileri boşa çıkarabilecek hayli kaygı verici unsurlar ihtivâ ediyor.”Son gelişmeleri “Türk devleti ve hâricîyesinin son zamanlarda elde etmiş olduğu en büyük başarı ve kazanım olarak niteleyen” Öğün, bir ayı bile bulmayan kısa bir zaman diliminde PKK’nın sıkışıp kaldığını belirtiyor.
Yeni Şafak yazarı itirazını tam bu noktada dile getiriyor: “Lâkin ne olduysa ondan sonra oldu.
Son mutâbakat, Erbil- İsrâil ikilisinin devreye girdiğini, ABD ve Fransa’yı da yanlarına alarak, bu ‘son kalede’ PKK’nın tasfiye edilmesine mâni olmak adına müdahalede bulunduğuna işâret ediyor.
Evet, sıkıştığı yerlerde mutlak kontrol kendilerine bırakılmıyor.
Pek çok kanaldan Şam, Haseke, Ayn el Arab ve Kamışlı’ya duhûl ediyor.
Pek çok kurum ve kuruluşun kontrolü merkezî idârenin eline geçmiş olacak.
Ama manzaranın nihâi haline bakacak olursak, bunun, hayli budanmış olsa da kısmî bir özerkliğin bir şekilde sağlandığı, birilerinin geminin dümenini, Barrack’ın bir aralar ifâde ettiği gibi “federalimsi” bir Sûriye’ye doğru kırdığı mânâsına geldiğini görmek gerekiyor.
Bizim için ise en mühimi kazanım, hudûdun mutlak olarak Şam’ın kontrolüne verilmiş olması.
Ama PKK’nın askerî yapısının tugaylar ve tümen seviyesinde entegrasyonu Şam tarafından kabûl edilmiş görünüyor.
Vahim olan da bu.
Eğer mutâbakat işlerse, terör yapısı güney hudûmuza müzâhir yerlerde, çok bastırılmış olsa da varlığını devâm ettirecek demektir.
Mutabakatta açık olmayan hayli husus var.
Buna, üzerinde anlaşılan hususların bir kısmının nasıl hayâta geçirileceğinin belirsiz kaldığı diğer hususları da ekleyebiliriz.
Meselâ Şam ve PKK kaynakları, daha şimdiden, tugay-tümen işini ne kadar farklı yorumladıklarını ortaya koyan açıklamalarda bulundular.
Mesele, tarafların hâlâ entegrasyonun bireysel mi, değilse blok hâlinde olacağının üzerinde anlaşamadıklarını düşündürüyor.
Elbette tâkip edeceğiz.
Ama, Sûriye’de işler durulmuş değil.
Daha bir müddet de durulacağını beklememek gerekiyor.”