Haber Detayı

CHP'li Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü için çağrı: Artık söz değil, icraat istiyoruz
Türkiye cumhuriyet.com.tr
01/02/2026 20:29 (3 saat önce)

CHP'li Rızvanoğlu'ndan Eber Gölü için çağrı: Artık söz değil, icraat istiyoruz

CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kapsamında Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu. Gölün yanlış su yönetimi ve ihmal nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, Koruma unvanı var ama koruma yok. Eber Gölü için artık söz değil, icraat istiyoruz. Eber Gölü yaşasın istiyoruz çağrısında bulundu.

CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, 2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü dolayısıyla Afyonkarahisar’daki Eber Gölü’nde incelemelerde bulundu.

CHP’li yöneticiler, Belediye Meclis üyeleri ve sivil toplum temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen saha ziyaretinin ardından Sultandağı ilçesine bağlı Yakasenek köyünde basın açıklaması yapan Rızvanoğlu, Eber Gölü’nün kuraklık kadar yanlış ve plansız su politikaları nedeniyle de yok olma noktasına geldiğini belirtti.

Eber Gölü’nün uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’nin gündeminde olduğunu belirten Rızvanoğlu, gölde daha önce de CHP’li genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri tarafından incelemelerde bulunulduğunu, Meclis’e taşındığını ve yakından takip edildiğini vurguladı.

Rızvanoğlu, şunları kaydetti: “Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor.

Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası yalnızca bir doğa parçası değil; tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütündür.

Eber Gölü bugün maalesef kuraklıkla ve yanlış su yönetimiyle mücadele ediyor.

Oysa Eber Gölü ve Akarçay Havzası; yalnızca bir doğa parçası değil, tüm canlılar ve insanlık için ortak değeri olan, doğal, ekonomik, tarihsel ve kültürel bir bütün.

Bakın Eber Gölü hepinizin bildiği üzere, 1.

Derece Doğal Sit Alanı yani Kesin Korunacak Hassas Alan statüsünde.

Anayasamız çok net. 63’üncü madde diyor ki: Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlar.

Peki soralım: Bu göl koruma unvanına sahip değil mi?

Neden korumadınız?

Burası, sazlıklarıyla geçimini sağlayan vatandaşlarımız için ekmek kapısı; burası, allı turnalar ve flamingolar başta olmak üzere 146 kuş türünün konaklama alanı; burası, doğanın, suyun ve insanın bir arada var olduğu eşsiz bir ekosistem.

DERELER KONTROLSÜZ SU KULLANIMIYLA KURUTULDU Bugün Eber’e baktığımızda ne görüyorsunuz?

Kontrolsüz sulama yüzünden suyu kesilmiş, artık akamayan dereleri görüyoruz.

Kuruyan sazlıkları görüyoruz.

Suyun azalmasıyla karaya oturmuş kayıkları görüyoruz.

Ve en acısı, yok olan yaşamı görüyoruz.

Gölü besleyen damarlar birer birer kesildi.

Dereler kontrolsüz su kullanımıyla kurutuldu.

Sonuç ne oldu?

Göl küçüldü.

Su azaldı.

Kuşlar burayı terk etmeye başladı.

Sucul yaşam neredeyse bitti.

Sazlıklar kurudu.

Ve bu gölden geçimini sağlayan vatandaşlarımız yoksullaştı.

Üstelik bugün gölün su kalitesi 4. sınıf düzeyinde.

Yani yaşamı tehdit eden düzeyde.

Burada sadece bir kuraklıktan bahsetmiyoruz, ekolojik ve biyolojik yok oluştan bahsediyoruz.

Ne kadar acı bir tabloyla karşı karşıyayız.

Kaderci iktidar şimdilerde yeni bir terim öğrendi.

Göl kuruyor 'iklim krizi', çiftçinin emeğini don vuruyor 'iklim krizi.' Evet iklim krizinin etkisi var ama burada aynı zamanda bir ihmal krizi var.

Gölün su bütçesi korunmadan yapılan aşırı su çekimleri, sanayi kaynaklı atıklar, Eber Gölü’nü ülkemizin en kirli göllerinden biri haline getirdi.

Burada yaşayan endemik türler, örneğin Eber Sarısı, bugün tehdit altında.

Türkiye’nin en büyük 12. gölü, her yıl biraz daha küçülüyor, küçülüyor, küçülüyor.

Oysa Eber Gölü’nün yaşaması sadece bir çevre meselesi değil.

Bu aynı zamanda bir yaşam meselesi, bir geçim meselesi.

Biz buradan açıkça söylüyoruz: Dereler kontrollü olarak göle akmadan, Eber yaşayamaz.

Sanayi atıkları temizlenmeden, bu göl nefes alamaz.

Bilimsel ve kontrollü su yönetimi olmadan, bu havza korunamaz.

Çiftçi desteklenmeden, su tasarrufu sağlanamaz.

Saz yakmalarına göz yumuldukça, bu göl ayağa kalkamaz.

Eber Gölü’nün sorunları ve çözüm yolları bilimsel çalışmalarla, göl uzmanlarınca defalarca ortaya kondu.

Peki iktidar neyi bekliyor?

Gölün tamamen kurumasını mı?

EBER GÖLÜ YAŞASIN İSTİYORUZ Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yeni parti programımızda, su kaynaklarını nasıl yöneteceğimizi açıkça ortaya koyduk.

Dedik ki 'suyu plansızlığa, keyfiliğe, ihmale bırakmayacağız.' Havza temelli ve korumacı bir yaklaşımı esas alıyoruz.

Biz yer altı ve yer üstü sularını birlikte koruyacağız.

Bilimsel, planlı ve bütüncül bir su yönetimini temel politika haline getireceğiz.

Ama bu sadece bir program maddesi değil.

Bu, yıllardır yanlış politikalar yüzünden derinleşen su krizine verilmiş açık bir cevaptır.

Bugün Türkiye’nin dört bir yanında göller kuruyor, tarım çöküyor.

Bu tablonun en acı örneklerinden birinin tam ortasındayız: Eber Gölü’ndeyiz.

Buradan çağrımız açık ve nettir: Eber Gölü için artık söz değil, icraat istiyoruz.

Eber Gölü yaşasın istiyoruz.

İlgili Sitenin Haberleri