Haber Detayı
Karadeniz'de deprem riski kapıda mı? Uzmanlardan korkutan uyarı: Sakın küçük diye hafife almayın
Karadeniz’de art arda yaşanan sarsıntılar, bölge için deprem riskini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, küçük görünen depremlerin daha büyük bir sürecin parçası olabileceğine dikkat çekerek Trabzon–Rize hattı için kritik uyarılarda bulundu.
Türkiye, 6 Şubat 2023’te yaşanan ve on binlerce can kaybına yol açan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından deprem risklerine karşı daha önlem odaklı ve hassas bir döneme girdi.
KARADENİZ'E KRİTİK UYARIUzmanlar tarafından sismik hareketler yakından gözlemlenirken yapılan uyarılarda bu gibi büyük depremlerin ardından yer kabuğunda oluşan stres değişimlerinin, uzun yıllar boyunca farklı fay segmentlerini tetikleyebileceği uyarısı sık sık dile getirildi.
Bu uyarıların son adresi ise Karadeniz Bölgesi oldu.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden emekli Jeoloji Mühendisi Prof.
Dr.
Osman Bektaş’ın açıklamaları, Trabzon ve Rize hattında dikkat çeken bir deprem hareketliliğine işaret etti.
KÜÇÜK DEPREMLERDEN MESAJ VARSon olarak Trabzon’da meydana gelen 3.8 büyüklüğündeki deprem, “küçük” olarak nitelendirilse de Bektaş'a göre bu göz ardı edilmemesi gereken bir sürecin parçası olarak kayıtlara geçti.
Prof.
Dr.
Bektaş, Karadeniz açıklarında gelişen mikro deprem kümelerinin giderek büyüdüğünü ve bu sürecin yıllara yayılan bir seyir izlediğini vurguladı.
KARADENİZ'DEKİ SİSMİK HAREKETLİLİK NE ANLAMA GELİYOR?Bektaş, Trabzon’un depremselliğinin 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından belirgin şekilde arttığını savundu.Verilere göre yer kabuğundaki gerilim dengelerinin değişmesiyle birlikte, daha önce sakin kabul edilen alanlarda bile sismik hareketlilik gözlemlendi.
İlk olarak 2023 yılında Trabzon-Rize açıklarında Kandilli verilerine yansıyan mikro deprem kümesi, bu sürecin ilk sinyallerini verdi.
Ardından 2024’te Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde meydana gelen 4.8 büyüklüğündeki deprem ve ardından yaşanan Arhavi heyelanı, bölgedeki risk algısını daha da güçlendirdi.
Daha sonra 2025 yılında Trabzon açıklarında kaydedilen 3.2 ve 3.5 büyüklüğündeki depremler, sismik kümenin genişlemeyi sürdürdüğünü ortaya koydu. 2026’da yaşanan 3.8 büyüklüğündeki son depremle birlikte ise aynı kümenin aktifliğini korudu ve büyüme eğilimini sürdürdü. "DİKKATLE İZLENMESİ GEREKİYOR"Bektaş, bu tür kümelenmelerin tek başına büyük bir depremi işaret etmeyebileceğini ancak dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle aktif fay hatlarının deniz altında uzandığı Karadeniz kıyılarında, sismik riskin yeterince bilinmemesi ayrı bir endişe kaynağı.
KARADENİZ DEPREM ÜRETMEZ, ALGISI DOĞRU DEĞİLJeoloji uzmanları tarafından yaşanan gelişmeler ışığında Karadeniz’in “deprem üretmez” algısının bilimsel bir karşılığı olmadığını sık sık hatırlatılıyor.
Bölgede büyük yıkımların nadir görülmesi, riskin olmadığı anlamına gelmemeli.
Burada küçük ve orta büyüklükteki depremlerin art arda yaşanması, yer kabuğundaki enerji birikimine dair önemli ipuçları veriyor.
Bu nedenle Trabzon ve Rize başta olmak üzere Karadeniz kıyısındaki yerleşimlerin, depreme hazırlık konusunda rehavete kapılmaması gerektiğinin uzmanlar tarafından altı çiziliyor.
KARADENİZ'DEKİ SİSMİK HAREKETLİLİK YAKINDAN İZLENMELİKaradeniz kıyılarında son yıllarda artan sismik hareketlilik, bölgenin sanılandan daha aktif bir yapıya sahip olduğunu gösterirken, uzmanlar özellikle Trabzon ve Rize hattındaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. 6 Şubat depremlerinin ardından Türkiye genelinde yükselen sismik hassasiyet odak noktasında.
Yetkililer ve bilim çevreleri ise bölgedeki deprem verilerini dikkatle takip etmeyi sürdürüyor.