Haber Detayı

Bilim, kolesterol ve sosyal medyada patlayan büyük tartışma
Gastroda odatv.com
01/02/2026 11:10 (3 saat önce)

Bilim, kolesterol ve sosyal medyada patlayan büyük tartışma

Yüksek yağlı, düşük karbonhidratlı keto diyeti üzerine yapılan bir araştırma, beslenme bilimini ikiye böldü. Kimine göre ezberleri yıkan bulgular, kimine göre bilimsel bir fiyasko…

Keto diyeti ne zaman gündeme gelse tansiyon yükselir.

Ama bu kez mesele yalnızca diyet tercihleri değil; bilimsel etik, veri yorumu ve kamuoyunun nasıl yönlendirildiği.

Geçtiğimiz Aralık ayında prestijli bir kardiyoloji dergisi olan JACC: Advances’te yayımlanan bir araştırma, beslenme dünyasında adeta bir deprem yarattı.Çalışmanın iddiası basitti ama son derece sarsıcıydı: Yüksek kolesterol seviyelerine rağmen, uzun süredir keto diyeti uygulayan bireylerde damar tıkanıklığına dair belirgin bir artış gözlenmiyordu.Bu iddia, onlarca yıldır kabul gören bir görüşe doğrudan meydan okuyordu.

LDL kolesterol (“kötü kolesterol”) kalp-damar hastalıklarının temel nedenlerinden biridir.Ve tartışma tam da burada başladı.KETO, KOLESTEROL VE ‘LEAM MASS HYPER-RESPONDER’ TARTIŞMASIAraştırma, en az iki yıldır keto diyeti uygulayan, zayıf, metabolik açıdan sağlıklı ama kolesterol düzeyleri olağanüstü yüksek olan 100 kişiyi inceledi.

Bu gruba “Lean Mass Hyper-Responders” (LMHR) adı veriliyor.Bir yıl boyunca bu kişilerin damarlarındaki plak oluşumu takip edildi.

Araştırmanın arkasındaki isimlerden biri ise bilim dünyasında tartışmalı bir figür; tıp eğitimi olmayan bir yazılım mühendisi olan Dave Feldman.Feldman, yıllardır keto diyeti ve kolesterol ilişkisi üzerine alternatif teoriler üretiyor.

Ona göre bu grupta yüksek LDL kolesterol, kalp hastalığı riskini artırmak zorunda değil.

Bu görüş, mevcut tıbbi konsensüsle açıkça çelişiyor.Araştırma yayımlanır yayımlanmaz Feldman, sosyal medyada çalışmanın LDL ve ApoB ile damar plağı arasında ilişki bulmadığını duyurdu.

Keto savunucuları bunu bir zafer ilan etti.Ama bilim dünyası aynı fikirde değildi.“BU ÇALIŞMA NASIL YAYIMLANDI?”Beslenme ve kardiyoloji alanındaki pek çok uzman, çalışmayı inceledikten sonra sert eleştiriler getirdi.

Başlıca itirazlar şunlardı.Karşılaştırma grubunun olmamasıBir yıllık sürenin yetersizliğiİstatistiksel modellemenin zayıflığıEn önemlisi çalışmanın asıl hedefinin sonuçlarda net biçimde yer almamasıMichigan merkezli obezite ve lipid uzmanı Dr.

Spencer Nadolsky, daha da ileri gitti; “bu makale, hakem sürecinden geçmemeliydi” dedi.Eleştirmenlere göre, çalışmanın asıl amacı olan “damarlardaki yumuşak plak artışı” net rakamlarla sunulmadı; bunun yerine farklı bir yorum öne çıkarıldı.

Bu durum “bilimsel spin” suçlamalarını beraberinde getirdi.İŞİN GARİP TARAFI, ÇALIŞMAYI TASARLAYANLARDAN BİRİ DE ELEŞTİREN CEPHEDETartışmayı daha da çarpıcı kılan bir detay var.

Çalışmanın tasarım aşamasında yer alan Dr.

Nadolsky, süreç ilerledikçe etik ve bilimsel kaygılar nedeniyle projeden ayrıldı.Nadolsky’ye göre, veriler ne çıkarsa çıksın, sonuçların kamuoyuna “keto lehine” sunulacağı belliydi.

Bu gerekçeyle etik kurula şikayette bulundu.

Kurul çalışmanın devamına izin verdi.

Ancak kriz burada bitmedi.ASLINDA NE OLDU?Tepkiler üzerine dergiye gönderilen bir “Editöre Mektup” ve ardından yayımlanan yanıt, tartışmanın seyrini değiştirdi.

Yanıtta, çalışmada açıkça belirtilmeyen çok kritik bir veri yer aldı: Katılımcıların damarlarındaki yumuşak plak hacmi ortalama yüzde 42,8 artmıştı.Bu oran, kalp-damar hastalıkları açısından son derece ciddi kabul ediliyor.Üstelik araştırmacılar, bu verilerin aslında ApoB’nin damar sertliğinde rol oynadığı görüşüyle uyumlu olduğunu da kabul etti.

Yani çalışmanın ilk sunulan anlatısıyla son açıklamalar arasında ciddi bir fark vardı.Eleştirmenlere göre “atı alan Üsküdar’ı geçmişti.” Çünkü araştırma, çoktan sosyal medyada, podcast’lerde, belgesel projelerinde “kolesterol efsanesi çöküyor” söylemiyle dolaşıma girmişti.BİLİM SOSYAL MEDYADA YAPILIR MI?Bu vaka, yalnızca keto diyetiyle ilgili değil.

Bilimin sosyal medyada nasıl sunulduğu, kimin hangi veriyi nasıl yorumladığı ve milyonlarca insanın sağlık kararlarının hangi başlıklarla şekillendiğiyle ilgili.UC Berkeley’den beslenme bilimci Kevin Klatt’ın yorumu durumu özetliyor. “İnsanlar birbirini dinlemiyor.

Aynı çalışmaya bakıp tamamen farklı hikayeler anlatıyorlar.”Bugün keto diyeti, milyarlarca dolarlık bir endüstri.

Bu nedenle yayımlanan her çalışma yalnızca akademik bir metin değil; ekonomik, kültürel ve ideolojik sonuçlar doğuruyor.EZBERLER DEĞİL, SORULAR KALDIBu hikaye bize şunu hatırlatıyor!

Bilimde tek bir çalışma, hele ki sorunlu bir çalışma, kuralları yeniden yazmaz.

Ama yanlış anlatılırsa, çok şey yıkar.Keto diyeti sağlıklı mı?

Kolesterol gerçekten masum olabilir mi?

Bilim insanları nerede durmalı, sosyal medya nerede başlamalı?Bu sorular halen masada.

Ama kesin olan bir şey var; bu kez tartışma, tabağın değil bilimin ortasında patladı.Odatv.com

İlgili Sitenin Haberleri