Haber Detayı
Ankara’nın saklı cennetleri ziyarete açılıyor
Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı (EUNIC) tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Avrupa Miras Günleri Türkiye etkinliği, 20-21 Eylül’de gerçekleşecek. Etkinlik kapsamında Ankara’nın önemli tarihi yapıları ve müzelerinin yanı sıra halka kapalı olan büyükelçilikler de ziyarete açılacak.
HAŞİM KILIÇ/NEFES1985 yılında Avrupa Konseyi tarafından başlatılan ve 1999 yılında Avrupa Birliği’nin de katılımıyla büyüyen Avrupa Miras Günleri, 2022 yılında ‘Ankara’yı seveceksiniz’ sloganıyla Ankara’da da düzenlenmeye başladı.
Türkiye’de bu yıl dördüncüsü düzenlenen etkinliğin kapsamı genişletilerek, Ankara’nın yanı sıra İstanbul ve İzmir de etkinliğe dahil edildi.
Etkinlik kapsamında, genellikle halka kapalı olan Avrupa büyükelçiliklerinin rehberli turları başta olmak üzere, önemli tarihi yapılar ve müzeler kapılarını halka açıyor.
Çeşitli vakıflar, üniversiteler ve derneklerin de dahil olduğu rehberli turlar, sergiler, konserler ve şehir içi yürüyüş rotaları yer alıyor.TARİHİ YAPILAR KAPILARINI AÇIYORAvrupa Miras Günlerinin temel amacının Avrupa’nın ortak değerleri etrafında insanları bir araya getirmek, insanlığın ortak mirası olan tarihi yapılar ile kültürel tarih ve ülkeler arasındaki ilişkileri yakınlaştırabilecek kültürel kesişim noktalarını öne çıkarmak olduğunu belirten sanat tarihçisi Cemre Gökpınar, etkinlik hakkında şu bilgileri verdi:“Bu günlerde Avrupa’daki birçok önemli müze, saray ve toplum için değer taşıyan yapılar, buluşmalara, etkinliklere ve söyleşilere ev sahipliği yapıyor.
Örneğin Fransa’da Versailles Sarayı halkın ziyaretine ücretsiz olarak açılıyor.
Roma, Berlin gibi başkentlerde de benzer etkinlikler düzenleniyor.
Türkiye’de bu sürecin başlıca aktörü, Avrupa Ulusal Kültür Enstitüleri Ağı.
Bu birlik, Fransız Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü gibi kurumları ve diğer paydaşları bir araya getiriyor.
Her yıl dönem başkanları seçilerek Ankara ve İstanbul’daki etkinlikler organize ediliyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müzeler başta olmak üzere, farklı kültürel yapılarda çeşitli etkinlikler planlanıyor.”KÜLTÜREL MİRAS İZLERİZiraat Bankası Müzesi, İş Bankası İktisadi Bağımsızlık Müzesi, Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Erimtan Müzesi gibi Ulus bölgesindeki tarihi yapıların yanı sıra bu yıl Fransa, Almanya, İsveç, Polonya, İsviçre, Avusturya, Macaristan, Danimarka, İtalya, Ukrayna ve Hollanda büyükelçilikleri de, kapılarını ziyarete açıyor.
Büyükelçiliklerin katılımının çok değerli olduğunu aktaran Cemre Gökpınar, “Çünkü bu yapılar hem ülkelerinin kültürel miras izlerini hem de mimari özelliklerini taşıyor.
Böylece mimarlık, sanat ve kültür üzerinden Avrupa’nın ortak değerleri daha kolay anlaşılabiliyor” dedi.SEFARETLER MAHALLESİAtatürk Bulvarı üzerinde yoğunlaşan büyükelçiliklerin Ankara kent hafızası ve siluetine önemli bir katkı sağladığına değinen Gökpınar, şunları söyledi:“Tarihsel olarak bakıldığında, bugün ‘Sefaretler mahallesi’ olarak bilinen bölge, Cumhuriyet’in ilanından sonra verilen arsa teşvikleriyle şekillendi. 1924’ten itibaren birçok büyükelçilik bu bölgede yer aldı.
Cumhuriyet öncesinde İstanbul’da bulunan büyükelçilikler, çıkarılan arsa teşvik kanunuyla Ankara’ya taşındı.
Diplomatik misyonların kendi arsalarını seçmelerine ve teşviklerle bu arsalara büyükelçilik binaları yapmalarına imkan tanındı.HAMBURG’DA YAPILDI ANKARA’YA GETİRİLDİBu sürecin ilk örneğini Almanya Büyükelçiliği verdi. 1925’te Hamburg’da inşa ettirdikleri ahşap bina, gemiyle İstanbul’a getirildi, trenle Ankara’ya taşındı ve Alman ustalar tarafından kurulup Kançılarya binası olarak hizmete açıldı.
Mustafa Kemal Atatürk bu binayı ziyaret ederek tekniğinin diğer kamu yapılarında da kullanılabileceğini belirtti.
Bu ilk bina, Ankara’daki büyükelçiliklerin inşa sürecini başlatmış oldu.
Ardından Fransa, İtalya, Polonya ve Avusturya da projelerine başladı.
Atatürk Bulvarı üzerinde konumlanan büyükelçilikler, 1930’lardan 60’lara kadar Ankara’nın silüetine önemli katkılar sağladı.
Avusturya, Fransa, İtalya ve Almanya büyükelçilik binaları, ülkelerinin mimari üsluplarını Ankara’ya taşıdı.
Bu yapılar hem estetik açıdan hem de modern kent anlayışı açısından önemli bir yere sahiptir.”FRANSA ELÇİLİĞİNİN ARSASI YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU’NDAN ALINDIRöportaj için kapılarını açan Fransa Büyükelçiliği hakkında da bilgiler veren Gökpınar, “Fransa Büyükelçiliği, Fransa’nın büyüklüğünü gösterecek anıtsal bir üslup üzerine kuruldu.
İstanbul’un şehir planını da hazırlayan Henry Prost bu projeye danışmanlık yaptı.
Bugün Belgrad’daki Fransa Büyükelçiliği ile Ankara’daki Fransa Büyükelçiliği arasında mimari benzerlikler bulunur.
İç mekanda ise dönemin önemli Fransız iç mimar ve sanatçılarının izleri görülür.
Bugünkü Fransız Büyükelçiliği’nin arsası, milletvekili ve yazar Yakup Kadri Karaosmanoğlu’ndan satın alınmıştır. 1934-1937 arasında La Prat tarafından hazırlanan proje, Fransa’nın anıtsal mimari özelliklerini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.
İç mekandaki mobilya ve dekorasyon unsurları da dönemin önde gelen Fransız tasarımcılarının danışmanlığında hazırlanmıştır. 1955’te yapılan ikili anlaşma ile elçiliğin önündeki caddeye ‘Paris Caddesi’, Paris’teki Türkiye Büyükelçiliği’nin bulunduğu caddeye ise ‘Ankara Caddesi’ adı verilmiştir.
Bu, iki ülkenin kültürel ilişkilerinin sembolik göstergelerinden biridir.
Fransız Büyükelçiliği, art deco ile klasik mimari üslubun bir arada görüldüğü özel bir yapıdır.
Bu özelliğiyle Ankara’daki diğer büyükelçiliklerden ayrılır.
Hem mimarisi hem de tarihiyle Avrupa Miras Günleri kapsamında öne çıkan yapılardan biridir.” ifadelerini kullandı.Etkinliklerle ilgili bilgiye https://www.avrupamirasgunleri.com/ adresinden ulaşılabilir.