Haber Detayı

Türk iş dünyasından Avrupa Birliği liderlerine açık mektup
Haberler bloomberght.com
31/01/2026 14:47 (2 saat önce)

Türk iş dünyasından Avrupa Birliği liderlerine açık mektup

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri, Avrupa Birliği liderlerine "Türkiye'nin AB üyeliğinin önünün açılması, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve işbirliğinin güçlendirilmesi" gibi çağrıların yer aldığı mektup gönderdi.

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri tarafından hazırlanan ve Türk iş dünyasının taleplerinin bulunduğu mektup, 26 AB üyesi ülkenin iş konseyi başkanının imzasıyla AB liderlerine gönderildi.

Bugün Financial Times ta da yayımlanan mektuba ve sürece ilişkin İstanbul da Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona AB Liderlerine Açık Mektup Basın Buluşması başlıklı toplantı düzenlendi.Toplantıda konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, tüm DEİK ailesi olarak bu çalışmanın arkasında olduklarını belirterek, AB ye üyelik ve Gümrük Birliği nin güncellenmesi noktasında yaşanan gecikmelerden bahsetti.

Tüm olumsuzluklara rağmen Türkiye ile AB nin yakın ilişki içerisinde olduğunu dile getiren Olpak, bugünkü gündemin sadece Gümrük Birliği nin güncellenmesi olmadığını, Avrupa ekosisteminde yer almak istediklerini söyledi.

Olpak, halihazırda küresel anlamda öngörülemezliğin bulunduğu bir süreç yaşadıklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü: Bu sürecin içerisinde bakıldığında Avrupa özelinde ne yaşıyoruz?

Hadi Gümrük Birliği nden geldik.

Sıkıntıları konuşuyoruz.

Güncellemeyi yani dijitalleşmenin bugün geldiği noktada kamu alımlarından tarıma kadarki süreçlerin içerisinde bir güncelleme ihtiyacımız var.

Vize sorunlarını ve kotalarını sizlerle zaten konuştuk.

Ama devamında da başka konular gündeme geldi.

Sınırda Karbon Düzenlemesi yeni bir duvardır.

Tamam belirli sektörlerle başladı ama hemen akabinde 18 tane daha yeni sektör işaret edilmeye başladı.

Şimdi de çelikle ilgili kotalarda resmen bir şey ifade edilmedi ama ciddi şekilde azaltma süreçleri gündemde.

Birçok Avrupa ülkesi bizimle hemfikir Nail Olpak, Made in Europe yaklaşımına değinerek, Avrupalı dostlarımızla görüştüğümüzde Ya o aslında Asya Pasifik e yönelik diyorlar ama içerisine bakıldığında endişe ettiğimiz şekilde gerçekleşmez.

Türkiye nin o çemberin dışında kalıp yeni bir duvar önümüze çıkması gibi bir risk var. dedi.

Gümrük Birliği dışında AB nin başka ülkelerle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının da kendilerini etkilediğini dile getiren Olpak, AB nin Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) ülkeleri ve Hindistan ile imzaladığı anlaşmaların muhtemel etkilerinden bahsetti.

DEİK Başkanı Olpak, AB ile son dönemde yaptıkları temaslardan bahsederek, sözlerini şöyle sürdürdü: Konuştuğumuzda birçok Avrupa ülkesi, bir iki tanesini hariç tutacağım, anlattıklarımız konusunda bizimle hemfikir.

Ama zannederim bizim de onları destekleyici argümanları net bir şekilde ortaya koymamız lazım.

Sadece bugünkü toplantı ya da ilanımızla da kalmayacağız.

Avrupa nın farklı noktalarında o kapıları aşındırmaya, iki üç ay önce yaptığımız Brüksel toplantısı dahil olmak üzere temaslarımıza ve çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Olpak, ABD nin Avrupa ya uyguladığı gümrük tarifelerinin ve Rusya ya yönelik yaptırımlarının Türkiye ye etkilerinden bahsederek, bu nedenle daha proaktif olmaları gerektiğini söyledi. (Anlaşmazlıklar var diye) İş dünyası olarak beklemiyoruz Nail Olpak, bir soru üzerine, AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ile yaptıkları toplantılarda iki-üç ülke dışında hepsinin Türkiye yi desteklediğini söylediğini aktararak, şu ifadeleri kullandı: Kıbrıs ı çözemediğimiz noktada da çok fazla bir şey olur mu?

Ben de emin değilim.

Ama acaba bu bir kırılma noktasına gelir mi, her şeye rağmen orada birisi bir parmak basar mı?

Belki bunun üzerine strateji geliştirmemiz lazım.

Kilitleyen nokta o.

Onların söylediği bir Kıbrıs var.

Bir de işte demokratikleşmeyle ilgili söyledikleri bir iki tane madde konuşuluyor.

Ben bunu karşılıklı siyaseten bir pazarlık süreci olarak değerlendiriyorum.

Ama onlar var diye de biz iş dünyası olarak beklemiyoruz.

AB liderlerine ve Avrupa yı yönetenlere mektup gönderdik DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ da Türkiye-Avrupa İş Konseylerinin 26 sı AB ülkesi olmak üzere toplamda 37 ülkeden oluştuğunu söyledi.

Dünyanın yeni bir Avrupa ya ihtiyacı bulunduğunu dile getiren Yalçındağ, Bu yeni Avrupa yı birlikte inşa edelim.

Bu her iki taraf için de bir küresel rekabet gücü gerekliliği. dedi.Yalçındağ, Türkiye-Avrupa İş Konseyleri olarak AB liderlerine ve Avrupa yı yönetenlere bir mektup hazırladıklarını ve gönderdiklerini kaydederek, Financial Times ta açık olarak yayımlanan mektubumuz, başta Avrupa olmak üzere geniş kitlelere ulaşacak.

Bu mektupla, iş dünyasının Türkiye nin tam üyeliğine verdiği desteği, ortak projelerdeki potansiyeli ve somut işbirliği alanlarını açık bir şekilde ortaya koyuyoruz. diye konuştu.

Türkiye ile AB arasındaki ilişkinin yalnızca diplomatik bir başlık olmadığını, aynı zamanda ekonomik entegrasyon, ortak üretim ve karşılıklı bağımlılık anlamına geldiğini vurgulayan Yalçındağ, AB nin Türkiye nin en büyük ticaret ortağı, Türkiye nin ise AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı olduğunu anlattı.

Türkiye, Avrupa nın karşılaştığı küresel meydan okumalar için vazgeçilmez bir ortak Mehmet Ali Yalçındağ, jeopolitikanın artık yalnızca diplomasiyi değil, doğrudan iş dünyasını etkilediğini, yapay zeka ve ileri teknolojilerin ekonomileri baştan aşağı yeniden şekillendirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: Böyle bir ortamda Avrupa nın stratejik bütünlüğünü güçlendirmesi ve yakın çevresiyle daha derin bir entegrasyona yönelmesi artık bir tercih değil, açık bir zorunluluk haline geldi.

Tam da bu noktada Türkiye, Avrupa nın karşı karşıya olduğu küresel meydan okumalar için vazgeçilmez bir ortak olarak öne çıkıyor.

Dinamik ekonomisiyle, genç ve girişimci nüfusuyla, güçlü sanayi altyapısıyla, savunma sanayisindeki ilerlemesiyle, enerji ve lojistik koridorlarıyla, tarımsal potansiyeliyle, dijital yetkinlikleriyle Türkiye, Avrupa nın yeşil dönüşümüne, dijitalleşmesine, gıda güvenliğine ve stratejik dayanıklılığına somut katkılar sunuyor.

Yalçındağ, Türkiye nin sanayide Avrupa değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunun altını çizerek, otomotivden makineye, tekstilden elektroniğe kadar birçok sektörde üretim gücü sağladığını bildirdi.

Türkiye nin yenilenebilir enerji, tarım ve gıda güvenliği, savunma sanayisi ve lojistik açısından öneminden bahseden Yalçındağ, NATO nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduklarını, son 15 yılda savunma sanayisinde önemli bir kapasite inşa ettiklerini söyledi.

Yalçındağ, Avrupa kıtasının güvenliğine yönelik savunma sanayisi atılımlarının ancak Türkiye ile kurulacak ortaklıklarla hızlı ve nitelikli şekilde hayata geçirilebileceğini kaydederek, Türkiye nin enerji koridorları açısından sahip olduğu öneme işaret etti.

Türkiye, Avrupa nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Yalçındağ, belirsizliğin güven üretmediğini, yatırım kararlarını geciktirdiğini ve stratejik fırsatları zayıflattığını anlatarak, şu açıklamalarda bulundu: Bu nedenle AB yetkililerine çağrımız net: Türkiye, Avrupa nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Ekonomi, teknoloji, güvenlik, enerji ve toplumsal alanlarda somut ilerleme sağlayacak pratik modeller hızla devreye sokulmalı.

Bizler Türkiye-Avrupa iş dünyası temsilcileri olarak bu mesajı Avrupalı muhataplarımıza kararlılıkla iletmeyi sürdüreceğiz. 2026 nın söylemlerin aksiyona dönüştüğü bir yıl olması için odağımızı Türkiye nin Avrupa entegrasyon sürecine yöneltiyoruz.

Avrupa Birliği nden beklentimiz çok açık: Stratejik ve vizyoner bir yaklaşım ve gecikmeden harekete geçilmesi.

Avrupa nın Türkiye ye ihtiyacı var Mehmet Ali Yalçındağ, dünyanın yeni bir Avrupa ya ihtiyacı olduğunu belirterek, Bu yeni Avrupa yı da birlikte inşa edelim.

Daha farklı söylemem gerekirse, Avrupa nın Türkiye ye ihtiyacı var.

Türkiye nin Avrupa ya ihtiyacı var.

Dünyanın böyle bir Avrupa ya ihtiyacı var.

Avrupa nın Türkiye yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz.

AB nin ve nüfuz sahibi üye ülke liderlerinin Türkiye yi dışlayan stratejik körlükten bir an önce kurtulmaları ve Türkiye nin tam üyeliğinin getireceği yararları görmeleri şarttır. diye konuştu.

Yalçındağ, bir gazetecinin hangi konuları veya alanları önceliklendirdiklerine yönelik sorusu üzerine, Avrupa nın yeni bir hikaye yazması ve gücünü yeniden ortaya çıkarması gerektiğini belirterek, şu cevabı verdi: Bu hikayeyi Türkiye ile birlikte yazarsan dünya yeni Avrupa yı Türkiye ile birlikte yazılmış hikayede görmek istiyor.

Avrupa nın da kendini bu şekilde konumlandırmaya ihtiyacı var.

Biz Avrupa değerlerine gerçekten ciddi değerler katabiliriz.

AB üyesi olduğumuzda 500 milyon nüfusa 100 milyon da biz ekleniyoruz, 600 milyon oluyoruz. 18,5 trilyon dolarlık ekonomiye 1,5 trilyon dolar da bizden 20 trilyon dolarlık ekonomi oluyoruz.

Ondan sonra Hindistan olmuş, Kuzey Amerika olmuş, onlar artık işin detayı diye bakıyoruz.

Vize problemimiz olsun onlar artık işin detayı.

Yalçındağ, iki ülke arasında uzun süre çözülemeyen sorunlara rağmen ilişkiler sonlandırılmıyorsa o ilişkiye ihtiyaç olduğunu belirterek, Peki sorunlar ne yapılmalıdır?

Dolaba konmalıdır.

Dolapta soğutulmalıdır ve yeniden bir ilişki başlatılmalıdır. dedi.

Bu yıl sonuç almak istiyoruz Mehmet Ali Yalçındağ, sürecin ne kadar devam edeceğine yönelik soruya karşılık şu cevabı verdi: Bu sene bu işten sonuç almak istiyoruz. 13 Ekim de Brüksel de toplantı yapacağız.

Bu toplantıda çok ciddi yol kat etmek istiyoruz.

Hepimiz bu iş için işimizi gücümüzü bırakıp zamanımızı bu işe harcayacağız.

Emek verdiğiniz ve katkı sağladığınız zaman sonuç alacaksınız.

Biz bu iş için bugün diyoruz.

Şimdi zamanı olduğunu düşünüyoruz.

Onun için bu yıl çok değerli.

Yalçındağ, bu süreçte hükümetin kendilerine ne kadar destek verdiğine yönelik soru üzerine, geçmiş yıllarda Türkiye nin ciddi şekilde gündeminde olmasına rağmen AB üyeliğine istediği yanıtı alamadığını ve bunun kamuoyunda hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Bu konuda neden tekrar harekete geçtiklerine işaret eden Yalçındağ, Her şeyin bir zamanı var.

Bunun zamanının şimdi olduğunu düşünüyoruz. şeklinde konuştu. (Avrupa nın şart sunma) Lüksü yok artık Mehmet Ali Yalçındağ, mevcut durumun sürmesi halinde Avrupa nın 5-10 yıl sonra zor duruma düşebileceğini belirterek, (Bu söylem hasta bir yapıyı tutup elinden kaldıran bir tanıma doğru gidiyor sözü üzerine) Aynen öyle.

Zaten hasta adam tanımını biz yapmıyoruz.

Hasta adam tanımını Financial Times gazetesinde de yazdı bir sürü yazar, sizler de yazmışsınızdır. dedi.

Yalçındağ, bir gazetecinin, Türkiye nin AB üyeliği noktasında Brüksel deki yetkililere soruyoruz ve onlar da Türkiye üye olmak için gereken kriterlerin hala bazılarını yerine getirmedi diyor.

Süreci canlandırmak için Ankara dan da beklentiniz var mı? şeklindeki soruya karşılık şu cevabı verdi: Öyle bir şey yok artık.

Böyle bir lüks kalmamıştır Avrupa da, tren kaçmıştır.

Artık bu bir zaruriyettir.

Türkiye ne yapacağını biliyor zaten.

Türkiye artık 1,5 trilyon dolarlık ekonomi oldu.

Türkiye yi yönetenler de ne gerekiyor biliyor.

O tren kaçtı.

Avrupa nın, bugün bizim Avrupa ya ihtiyacımız olduğundan daha fazla ihtiyacı var bize.

Eskiden bizim çok daha fazla ihtiyacımız vardı, şimdi bizim ihtiyacımız var, ama onların bize daha fazla ihtiyacı var.

Bir sürü ülkeden şu anda mesajlar iletiliyor, Sizinle önden halledelim arkadan sonrası gelir diyorlar.

O günler geçti.

Bakın politikacı değilim, iş insanı olarak benim sabrım taşmış durumda.

Yalçındağ, bu mektuba olumlu cevap alamamaları halinde üç ay sonra ikinci mektubu, yılın son çeyreğinde de üçüncü mektubu göndereceklerini belirterek, Avrupa nın akıllı insanlar tarafından yönetildiğini varsayıyorum.

Yani çok açık ve seçik bir şeyi reddetmek, buna karşı durmak, bu gelen dalgayı görmemek, böyle bir şey olamaz. şeklinde konuştu.

İlgili Sitenin Haberleri