Haber Detayı
Alın teri mi, soyadı mı? Paris Hilton ile 'Nepo Bebek' sorgulaması
Paris Hilton’un "Miras değil, alın teri" çıkışı, 'Nepo Bebekler'i bir kez daha tartışma konusu haline getirdi. Pax Jolie’den Kate Winslet'ın oğluna, Hollywood’un gözde soyadlarına uzanan bu hikâye; başarının gerçekten çalışarak mı, yoksa doğuştan gelen network ile mi mümkün olduğunu sorgulatıyor. 'Nepo Bebekler' çağında, yetenek mi konuşuyor, yoksa soyadı mı?
“Miras değil, alın teri”… En klişe kamyon arkası yazılarından birini, geride bıraktığımız haftada, dünya sosyetesinin en ünlü isimlerinden biri söyledi.
Tam olarak bu cümle değildi kurduğu ama ne de olsa bir ABD li… 18 yaşımdan beri ailemden hiçbir şey almadım. 16 yaşımdan beri çalışıyorum.
Her şeyi kendi başıma yaptım” dedi.
Sözün sahibi, Hilton otelleri varisi Paris Hilton’dan başkası değildi.
Burada Prof.
Dr.
Behçet Yalın Özkara’nın sesi kulağımda çınlıyor: Çok çalıştığımızda, çok istediğimizde bir şeyleri başarabileceğimiz bir yalan. Çalışıp kendi hakkınla bir yere gelmekten bahsediliyor hep.
Oysa hayat böyle işlemiyor.
Başarıda en önemli etken çok çalışmak değil, network.
Ebeveynleri Rick ve Kathy Hilton, Hollywood çevrelerinde tanınmış olsa da 400 milyon dolarlık servet sahibi Paris Hilton, varlığını miras yoluyla ve ailesinin tanınırlığıyla değil, çalışarak inşa ettiği konusunda ısrarlı Behçet Hocam!
Böylesine inanılmaz iş insanlarından çok şey öğrenme fırsatı bulduğum bir aileden geldiğim için çok şanslıyım diyen Hilton’un, Ancak prestijli ailelerden gelen birçok insan gördüm.
Hayatlarında bir gün bile çalışmamışlar ve ne kadar mutsuz olduklarını gördüm.
Her şey onlara hazır verildiği için hayatta hiçbir tatmin bulamıyorlar sözleri dikkat çekici.
Peki, hangi alanlarda çalıştı Paris Hilton? 2000 de modellik yapmaya başladı, arkadaşı Nicole Richie ile birlikte rol aldığı realite diziyle tanındı.
O zamanki erkek arkadaşı Rick Salomon ile 2003 te sızdırılan ve daha sonra 1 Night in Paris (2004) olarak yayınlanan seks kaseti dünya çapında tanınan bir isim haline gelmesine neden oldu.
Arka arkaya pek çok realite şovda yer alan Paris Hilton, 2012 den beri DJ olarak sahne alıyor.
Paris Hilton, medya şöhretini birçok ticari girişime dönüştürdü.
Kendi şirketi aracılığıyla yayın medyası için içerik üretti, 11:11 Media adlı şirketini 1 milyar dolarlık değere ulaştırdığını açıkladı.
Bugüne dek güzellik ve kozmetik alanında çeşitli ürün serileri piyasaya süren Hilton, dünya çapında birçok butik ile Filipinler de bir şehir plaj kulübü açtı.
Paris Hilton, aileden torpilli olduğunu, yani bir başka deyişle Nepo Bebek olduğunu reddediyor.
Ebeveynlerinin şöhretinden, sosyal sermayesinden veya zenginliğinden yararlanarak, onlarınkine yakın bir iş alanında başarı elde eden çocuklardan olmadığını söylüyor.
Peki kim bu Nepo Bebek’ler?
Yani hem hayata hem de kariyerine bir adım önde başlayanlar?
Bu haftanın öne çıkan isimlerinden biriydi Pax Jolie.
Bu isim size tanıdık gelmediyse, Angelina Jolie ve Brad Pitt hatırlatması yapalım. 2016’da yollarını ayıran ‘Brangelina’nın evlat edindiği çocuklarından biri Pax.
Henüz 3 yaşındayken Angelina Jolie tarafından Vietnam’dan evlat edinilen, daha sonra Brad Pitt’in nüfusuna geçirdiği, şimdi 22 yaşında olan oğulları...
Hollywood’un ‘Brangelina’ yıldızının sönmesi sonrası, tıpkı diğer beş kardeşi gibi annesinin yanında saf tutan, babasına düşman olan Pax, ebeveynlerinin yerine sinemada bir yıldız olarak parlamaya hazırlanıyor.
İster ebeveynlerinin izinde diyelim, ister soyadını bırakmayı tercih ettiği babası Brad Pitt’in değil de annesi Angelina Jolie’nin izinden gidiyor diyelim, Pax iyiden iyiye sinema yapımcılığı yoluna baş koymuş görünüyor.
Geride bıraktığımız haftada, ‘Self Custoday’ filminin Sundance Film Festivali gösteriminde yönetmen Garrett Patten ve yapımcı Fernando Ferro’nun davetlisi olan, onlarla perde arkasında gelecek projeler üzerine konuştuğu öğrenilen Pax, kamera arkası yıldızlığına soyunuyor.
Yeteneğini tartışamayız elbette, ama bal gibi bir ‘nepo bebek’ örneği olarak karşımızda duruyor. ‘Titanic’ filmiyle hafızalarda yer edinen ama pek çok başarılı performansıyla sevdiğimiz oyuncu Kate Winslet da bir Nepo Bebek annesi.
Ama o, bunu kabul etmiyor.
İlk yönetmenlik denemesini, 21 yaşındaki oğlu Joe Anders ın yazdığı senaryo üzerinde yaptı Winslet.
Dijital platform için çektiği ve aynı zamanda başrolde yer aldığı Goodbye June oldukça dokunaklı bir film. 21 yaşında bir senarist için fazlasıyla olgun bir hikâye… Çok iyi yazılan bir senaryo, iyi bir kamera arkası yönetimi ve alkışı hak eden oyunculuklardan oluşmuş bir film.
Joe Anders ın, yazdığı senaryo ile başta Kate Winslet olmak üzere Helen Mirren, Stephen Merchant, Timothy Spall gibi ustaları bir araya getirmeyi başarıp bunu bir filme dönüştürmesinde annesinin hiç mi payı yok acaba?
Kate Winslet, yakın zamanda bu konu hakkında konuştu ve ünlülerin çocuklarının torpilli şekilde eğlence sektöründe çalışmalarını tanımlamak için kullanılan nepo ya da ‘nepotizm’ terimini “saçma” olarak nitelendirdi.
Dünyada çocukları benzer aile mesleklerine giren çok sayıda insan var; ister hakim, ister avukat, ister doktor olsun” dedi.
Winslet, oğlunun yeteneğini savunurken, Film benimle ya da bensiz çekilirdi.
Senaryo çok, çok iyi ifadesini kullandı. Ünlü ailelerin çocukları gerçekten kendi yetenekleriyle mi şansı kovalamıştı, yoksa şans zaten önlerine mi gelmişti?
İşte birkaç örnek daha… Zoë Kravitz, 2011 yapımı ‘X-Men: Birinci Sınıf’ filmiyle kendi başına bir yıldız haline geldiğinden beri sinema ve moda dünyasında dikkat çeken isimlerden biri oldu.
Ancak doğuştan gelen havalı tavrının nedeni hiç de şaşırtıcı değil.
Annesi Lisa Bonet, 1984 te ‘Cosby Ailesi’ dizisinde Denise rolüyle büyük çıkış yapmıştı.
Babası ise pek çok hit şarkıya imza atmış dünyaca ünlü şarkıcı Lenny Kravitz.
Kariyerinin başlarında birçok önemli projede yer alsa da 2015 te merakla beklenen ‘Grinin Elli Tonu’ üçlemesinde başrolü kapması, o zamanlar 25 yaşında olan Dakota Johnson’ı dünya çapında tanınır hale getirdi.
Annesi 1988 yapımı ‘Çalışan Kız’ dizisiyle tanınan Melanie Griffith, babası da ‘Miami Vice’ yıldızı Don Johnson’dı.
Lily Collins için peri masalı gibi bir başlangıç oldu. 2012 de ‘Pamuk Prenses in Maceraları’ filmiyle çıkış yaptığında 23 yaşındaydı. ‘Emily in Paris’ dizisiyle şimdilerde seyirci karşısında ve takdir ediliyor.
Babası Phil Collins, 1982 de 31 yaşında solo kariyerine başlamadan önce yıllarca Genesis grubunda davul çalmıştı.
Onu ‘Another Day in Paradis’, ‘In the Air Tonight’ ve ‘You Can t Hurry Love’ şarkılarıyla tanıyoruz.
Lily-Rose Depp, 2016 yapımı ‘Yoga Hosers’ filminde ilk başrolünü aldığında henüz 17 yaşındaydı.
Yıldızlarla dolu bir aileden gelmesi, hayatının şansı.
Annesi Vanessa Paradis, 1987’de ‘Joe Le Taxi’ şarkısıyla 14 yaşında listelerin zirvesine çıkmış, hem müzik, hem oyunculuk hem de modellik alanında kendini kanıtlamış bir isim.
Babası ise ‘Elm Sokağı Kabusu’, ‘Karayip Korsanları’, ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası’, ‘Köstebek’ gibi pek çok önemli yapımla hafızalarda yer edinen Johnny Depp.
Soyadı tüm kapıları açabiliyor, ama içeride kalma süresini alın teri belirliyor.
Kapılar herkes için eşit açılmadıkça başarı ölçüsünü tartışmaya devam edeceğiz anlaşılan.