Haber Detayı
Timur’un damatla imtihanı
Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.
Stüdyodayız, yayına ramak kalmış, Timur Soykan son anda girdi içeri.
Avukatıyla dava dosyaları üzerine konuşurken gecikmiş. “Hangisi” diye sordum, “düğün haberi” dedi.
Anladım.
Önce hatırlatayım, sonra Timur’un neler yaşadığını anlatayım.
Tarih: 19 Eylül 2024.
Yer: Radisson Blu Hotel/İstanbul.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkan Yardımcısı Mustafa Aydın ile Nilüfer Özmen ’in düğünü vardı.
Adı üstünde bankaları denetlemekle görevli BDDK’nin iki numaralı isminin düğününe, denetlediği bankaların ve diğer finans kuruluşlarının yöneticileri katıldı.
Bir de davetsiz misafir: Gazeteci Timur Soykan.
Timur şöyle diyordu: “Finans kuruluşları, devlet adına kendilerini denetleyen kişinin düğününe gitmek dışında bir seçeneklerinin olmadığını düşündü.
Ama takı konusunda karar vermek zordu.
Şirketlerin yöneticileri, BDDK başkan yardımcısına takılacak takıyı belirlemek için toplantılar yaptı.
Bir rivayete göre; rakip şirketlerin takı bedellerini öğrenip geride kalmamak için çalışma yaptılar.
Banka genel müdürleri, 150 bin TL ile 350 bin TL arasında takı bütçeleri belirledi.” Biliyorsunuz, Timur bu özel haberini hem BirGün’deki köşesinde hem de Halk TV’deki “Kayda Geçsin” programında anlattı.
Nihayetinde olan Timur’a oldu.
BDDK kurmayı olan damat Mustafa Aydın, haberden nedense aylar sonra (5 Mart 2025) şikâyette bulundu.
Özetlersem, düğününün tarihini bile yanlış yazan avukatı aracılığıyla mealen şöyle diyordu BDDK başkan yardımcısı: - O bankacılar ve finans yöneticileri benim sosyal çevrem, kişisel dostum. - Ama ah o Timur yok mu, o Timur!
Düğünümü haber yaparak en az 6 suç işledi, o yüzden 25 yıla kadar hapsini istiyorum. - Ben mi?
Ben etik ilkelere ve kurallara uydum.
Şikâyet dilekçesini okuduğumda en takıldığım nokta ise şu oldu: BDDK başkan yardımcısı kendisine, “kamu görevinden dolayı da hakaret edildiğini” ileri sürüyordu.
Öyle ya, böylece istenen hapis cezası daha da artacaktı.
Ama bu haliyle, BDDK kurmayı damat, evlenmesini ve düğününü de bir kamu görevi gibi görüyor olmalıydı.
Neyse...
Ama yazmasam olmaz.
BDDK başkan yardımcısı, denetlediği kurum yöneticilerinin kendisine altın/ para takmasının ne anlama geldiğini biliyor olacak ki şikâyet dilekçesinde “Ben etik ilkelere ve kurallara uydum” diye vurguluyordu.
Halbuki kamu görevlilerinin uyması gereken etik ilkelere dair yönetmeliğin 15. maddesi çok açıktı: “Kamu görevlileri, yürüttükleri görevle ilgili bir iş, hizmet veya menfaat ilişkisi olan gerçek veya tüzel kişilerden kendileri, yakınları veya üçüncü kişi veya kuruluşlar için doğrudan doğruya veya aracı eliyle herhangi bir hediye alamazlar ve menfaat sağlayamazlar.” Keza aynı yönetmeliğe göre, düğün takıları gibi “kutlama hediyeleri” de bu yasak kapsamındaydı.
Kaldı ki Bakan Mehmet Şimşek ’in talimatı sonrası Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun üç ayda Mustafa Aydın hakkında rapor hazırlaması gerekiyordu.
Rapor hazırlanıp ilgili kurumlara gönderildi mi?
Onu bile açıklamadılar.
Ve sahi, o düğünde toplam ne kadar takı takıldı?
Yine şimdilik neyse...
DAMAT ‘MASUMMUŞ’!
Nihayetinde tutanaklar tutulmuş, bilirkişiler devreye girmiş, iddianame yazılmış, duruşmalar başlamış.
Savcının 9 sayfalık iddianamedeki anlatımına göre, BDDK Yardımcısı Aydın’ın “gizli hayatına dahil olmayan” şeklinde sınıflandırılan Timur, bu “dış kapının dış mandalı” haline rağmen düğün davetiyesini yayımlamaktan da suçlanıyordu.
Gazetecinin cüretini görüyor musunuz!
Bitti mi, bitmedi.
Gazeteci milleti işte, fikri takip yapacak ya...
Bu skandal düğünde kendisini denetleyen kişiye takı takanlardan biri de Payfix ve PozitifBank’ın sahibi Erkan Kork ’tu.
İşin başka skandal tarafı, o isim o düğüne davetliyken başka yerlere başka şeyler de takıyormuş.
Zira, o takı kuyruğundayken halihazırda yasadışı bahis suçlamasıyla da yargılanıyormuş.
Timur bunu ve Mustafa Aydın’ın kendisi hakkında şikâyette bulunduğunu da “Onlar” YouTube kanalında anlatınca benzer suçlamalarla yine sanık sandalyesinde buldu kendisini.
Nihayetinde her iki davanın da aynı mahkemede birlikte yürütülmesi gerektiğine dair görüşün de bulunduğu bir karar verildi.
Yazının sonuna geldim.
Savcıların yaptığı suçlamalardan biri de şu: Meğer Timur, masum olduğunu bildiği halde, sırf soruşturma açılmasını sağlamak için BDDK başkan yardımcısına iftira atmış!
Peki, BDDK başkan yardımcısının “masum olduğunu” savcı nasıl biliyormuş?
İşte onu da biz bilmiyoruz.
Zira dava dosyasında o düğüne dair hiçbir araştırma yok.
Dedim ya, olan Timur’a oldu; yargılansın dursun...