Haber Detayı

Altında çılgın fiyata çılgın talep!
Ekonomi ekonomim.com
30/01/2026 00:00 (1 saat önce)

Altında çılgın fiyata çılgın talep!

Jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerin körüklediği güvenli liman arayışı, altın ve gümüşte fiyatları rekor seviyelere taşırken Kapalıçarşı’da talep adeta patladı. Gram altın 8 bin TL’ye, çeyrek altın 13 bin TL’ye dayanırken sektör temsilcileri yaşanan tabloyu “çılgınca fiyata çılgınca talep” sözleriyle tanımladı.

YENER KARADENİZ/İSTANBUL Son yıllarda dünya ekonomisinde meydana gelen siyasi belirsizlikler ve jeopolitik riskler güvenli liman arayışını hızlandırdı ve yatırımcılar bu dönemde başta altın olmak üzere kıymetli metallere yöneldi.

Gelişmelere paralel olarak altın, 2025 yılında ise yüzde 65, 2026 yılında ise daha bir ay bile olmadan yüzde 20 değer kazandı.

Gram altın 8 bin TL sınırına dayanırken çeyrek altın 13 bine ulaştı.

Gümüş ise sadece geçen sene yüzde 265, bu yılın ocak ayında ise yüzde 60 artış gösterdi.

Fiyatı veriler değil jeopolitik riskler belirliyor Gelişme üzerine özellikle Kapalıçarşı’da adeta altın çılgınlığı yaşanırken sektör temsilcileri bu durumu “çılgınca fiyata çılgınca talep” diye tanımladı.

Diğer yandan gümüş talebi de hızlandı.

Kapalıçarşı kaynaklarının verdiği bilgilere göre bırakın altın ve gümüşü, bölgede lityum, bakır, platin ve paladyum arayan bile var.

Gelişmeler ne yazık ki hem gümüş hem de altın takıda tersi yönde gelişti.

İşçiliğin yoğun olduğu mücevherlere düşen talep, üreticilerin faaliyetlerine son vermesine, istihdamda çıkışlara yol açtı.

Son 2 yılda 900 gümüş atölyesi kapandı.

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, düne kadar altın fiyatlarındaki yükselişin ekonomik verilerle şekillendiğini anlatarak, “Temelde yılbaşından bu yana altın fiyatlarında jeopolitik gerginlikler çok daha belirleyici oldu.

Faiz indirimi yapılmamış olması ve buna bağlı olarak fiyatların düşmesi gerekirken bu gerçekleşmedi.

ABD Başkanı Trump’ın Venezuela’nın ardından Güney Amerika ülkelerine parmak sallaması, Grönland meselesinin gündemde olması ve masadaki jeopolitik gerginliklere İran gibi yeni başlıkların eklenmesi altını besliyor.

Bir diğer neden de Çin’in büyümesini nasıl durdurabiliriz, nereden vurabiliriz arayışı.

Yeni tarife krizlerine yönelik endişeler de söz konusu.

Bir taraftan da Trump’ın zayıf dolar isteği nedeniyle, uluslararası para niteliğini yitirmeye başlayan bir dolar fiyatlaması görüyoruz.

ABD 10 yıllık tahvil faizlerinden çok yüklü çıkışlar yaşanıyor ve merkez bankalarının altına yönelimi devam ediyor.

Japonya’da da seçim ortamı var, tahviller değer kaybediyor.

İran’la ilgili açıklamalar sürüyor.

Bir tarafta zayıf dolar, diğer tarafta jeopolitik riskler ve Trump’ın pervasız çıkışları güvenli liman olarak altını ön plana çıkardı” dedi. 50 yıl önceki fiyat hareketleri Altın fiyatlarının bu gelişmelere paralel olarak çok hızlı yükseldiğini kaydeden Yıldırımtürk, bu ölçekte yükselişlerin en son 1970’lerdeki petrol krizi döneminde yaşandığını söyledi.

O dönemde altının 35 dolardan 840 dolara çıktığını hatırlatan Yıldırımtürk, “Bu hız o döneme benziyor.

Altın 50 yıl önce de bu kadar hızlı yükselmişti.

Nerede duracağını kimse bilmiyor.

Biz de her gün hedef değiştiriyoruz, tahminler yapıyoruz.

Ons fiyatı 6-7 bin dolar olabilir belki ama bunun ne zaman olacağını tahmin etmek bu ortamda çok zor.

Ancak bugünkü yükselişte şu noktayı da göz ardı etmemek gerekiyor: Fiyatlar çok yükseldiği için kaldıraçlı ve kontratlı işlemlerde çok yoğun açığa pozisyonlar var ve bunlar kapatılıyor.

Ben şubat ayının ilk haftası itibarıyla yüzde 3-5 civarında bir düzeltme bekliyorum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, dünyada altındaki bu yükseliş trendini kaçırdığını düşünen yatırımcıların gümüşe yöneldiğini ve bu nedenle gümüş fiyatlarında da önemli artışlar yaşandığını belirten Yıldırımtürk, şöyle devam etti: “Orada ciddi bir yoğunluk var.

Gümüş olmazsa platin, paladyum, bakır soranlar oluyor.

Finansal okuryazarlığı olmayanların da bu soruları yönelttiğini görüyoruz.

Sürekli bu tür taleplerle karşılaşıyoruz.” Takı ve mücevher tarafı sinek avlıyor Peki bu durum talebe nasıl yansıyor?

Yıldırımtürk, dolardan getiri elde edemeyenlerin ön sırada yer aldığı bir dolar-altın dönüşümünün yaşandığını belirtti.

Yıldırımtürk, “Nakdi olanlar gram ve cumhuriyet altını alıyor.

Yarım gram soranlar da var.

Bunun dışında takı ve mücevher tarafı sinek avlıyor.

Uzun süredir tablo böyle.

Bu kesim sermayeden yiyor.

Yatırımlık tarafta ise şu anda işlemlerin neredeyse tamamı alım yönünde.

Kimse satmıyor, herkes alıyor.

Şu an için arz tarafında ciddi bir sıkıntı yok ancak 100-200 gram altın bulmakta zorlanılıyor. 5-10-20 gram seçenekleri nispeten mevcut ama bu şekilde devam ederse sorun çıkabilir.

Rafineriler daha aktif üretime geçerse bu sorun aşılabilir.

Bu talep nedeniyle iç ve dış piyasa arasındaki fiyat farkı 10 gün öncesine göre bin dolardan 5 bin dolara çıktı.

Kimse ‘fiyat çok arttı, buradan alınmaz’ demiyor.

Hafta başından bu yana talep yüzde 30-40 arttı.

Bu oran gümüşte yüzde 50 seviyesinde.

Gümüşün gramı 180 TL.

Orada da uluslararası piyasa ile fark kilogramda 100 dolar düzeyinde” dedi.

Evdeki gümüşlerini satmaya gelenler var Gümüş tarafında ise farklı bir tablo yaşandığını dile getiren Yıldırımtürk, “Gümüş eşyasını getirip satanlar var.

Bunları satıp altın almak isteyenler de var.

Gümüş şu anda daha çok talep görüyor.

Düne kadar kilo isteyen yoktu, hafta başından bu yana kilo talebi arttı. 100-200 gram çok soruluyor ancak rafineriler bu gramajlarda üretim yapmıyor. 25-50 gram isteyenler de oluyor, altındaki gibi olduğunu zannediyorlar ama böyle bir üretim yok.

Sadece 100-200 gram, yarım kilo ve bir kilo üretim var.

Bir kilonun altındaki ürünleri şu anda bulmak mümkün değil.

Bir rafinerinin devre dışı kalması nedeniyle burada da üretim sıkıntısı yaşanıyor” diye konuştu. 1.200 gümüş takı atölyesinden 900’ü kapandı Son dönemin gözde emtialarından gümüşte de yüksek oranlı fiyat artışları söz konusu.

Son 1 yıllık dönem itibarıyla gümüş fiyatları dolar bazında sert yükseldi.

Spot gümüşün ons fiyatı geçtiğimiz yılın en düşük seviyelerinden yaklaşık 28,3 dolardan 112 dolara kadar çıkarak yaklaşık yüzde 296 artış gösterdi.

Bu durum yatırımlık gümüşe olan talebi artırırken takı tarafında ters yönde harekete yol açtı.

Gümüş Takı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanvekili Suat Topaloğlu, 5 bin 300 kişilik istihdam sağlayan sektörün bu işin krizini yaşadıklarını anlattı.

Topaloğlu, “Sektör ne yazık ki durdu.

Bizim sermaye yapımız emtia.

Tekstildeki kumaş gibi, fırındaki un gibi bizim sermayemiz de gümüş.

Bu emtianın fiyatı arttıkça ve istikrarsız oldukça hem alımı hem de satımı engelliyor takı tarafında.

Bu süreç sektörümüzü durdurdu.

Yüzlerce binlerce müşterisi olan da, atölyeci de tam anlamı ile iki aydır siftahsız oturuyor.

Gümüşteki yatırım emtiası olgusu hala oturmadı.

İnsanlar şu anda külçe gümüşe gramlık gümüşlere talep gösteriyor.

Takı noktasında böyle bir talep yok.

Türkiye çok kriz atlattı ama bu dünyanın krizi.

Arz talep dengesinin oturmasını gerçekçi olmasa da bekliyoruz.

Tüm merkez bankalarının fiziki emtiaya yüklenmesi buna yol açıyor.

Altında hareketli ama gümüşteki hız çok daha yüksek.

Bu talebin fazlalaşacağını gösteriyor.

Alımların takı tarafında da hareketlenmesini bekliyoruz, bazısı alyans, bazısı teşbih diye bazısı takı diye bazısı ham gümüş olarak alacak” diye konuştu.

Toptancı mal alamaz hale geldi Takı tarafında yaşanan durgunluğu sektöre etkileri konusunda ise Topaloğlu, “Bu konuda çok dertliyiz.

Mayıstan bu yana piyasada ekonomik sıkıntı vardı.

Bu istikrarsızlık toptancıyı mal alamaz hale getirdi.

Atölyelerden mal alınmayınca yavaş yavaş kapanmaya başladı.

Bir atölyecim 67 işçi çalıştırırken şu an 4 işçi çalıştırıyor.

Siparişler erteleniyor.

Kimse fiyatı kestiremediği için, üretim anlamında inanılmaz istihdam kaybı var. 2 sene önce bizde kayıtlı bin 204 atölyeden yaklaşık 900 tanesi kapandı. 300 atölye de istihdamı iyice düşürdü.

Bunların hepsi sanatkar insanlar.

Ciddi istihdam kaybına uğradık” ifadelerini kullandı.

Yapay zeka ve çip gibi yatırımlar gümüşü besliyor Altın ve Para piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, altının yanı sıra gümüşte de çok güçlü bir trend olduğunu ve bu trendin devam etmesinin beklendiğini söyledi.

Ergezer, “Burada altın bir miktar geri kalmıştı gümüşe göre ama şimdi onun da güçlendiğini görüyoruz.

Genel olarak tüm kıymetli metallerde bir yükseliş eğilimi görülüyor.

Bunu artık sadece temel veriler ile açıklamak artık mümkün değil.

Çünkü beklentileri geçti. 2026 sonu için verilen hedefleri daha yılın ilk ay dolmadan ulaştı ve geçti.

Altın için hedefler 5 bin dolardı bu sene için şu an 5 bin 600 dolara yaklaştı.

Bu gümüş için de geçerli.

Yükselişin en büyük etkisi faiz etkisi, jeopolitik riskler ve Trump’ın başkan seçilmesi sonrası ortaya çıkan ekonomik ve siyasi belirsizlik bu yükselişin en büyük nedeni.

Kıymetli metallere ciddi yatırımcı girişi oldu Genel olarak güvenli limanlara geçiş eğilimi net şekilde var.

Japonya tarafındaki tahvil faiz artışı ve tarife savaşları bu endişeleri artıran unsurlar.

Kıymetli metallerde artan fiyatlara bağlı olarak ciddi bir yatırımcı girişi oldu.

Bu giriş sonrası fiziki metal bulmak zorlaştı.

Aradaki marjlar da açılmış durumda.

Bu da bir kısır döngü yaratıyor ve momentumun artmasına yol açıyor.

Bu durum devam edebilir.

Ama bu bir düşüş olmaz demek değil, yarın çok sert düşüş de olabilir” dedi.

Ergezer gümüş özelinde özellikle yapay zeka, teknoloji ve çip tarafındaki gelişmeler ve arz tarafında bir miktar sıkıntıların olmasının talebi artırdığını anlattı.

Ergezer bu durumda yatırımcılara tavsiye konusunda ise şu ifadeleri kulland: “En uygun davranış trendi takip etmek, kendilerine stop koymak ve o stopun altında kapanışlarda karlarını realize etmeleri en sağlıklı davranış.

Yeni alacaklar da mümkün olduğunda destek seviyelerine çekilip destek seviyelerinden alım yapmaları denemeyi yapmak ve destek seviyesinin altındaki kapanışlarda yeniden pozisyonlarını kapatmaları en sağlıklı strateji olacaktır.”

İlgili Sitenin Haberleri