Haber Detayı

Nakliyeci 'Schengen kotası' istiyor
Sektör ekonomigazetesi.com
29/01/2026 07:32 (3 saat önce)

Nakliyeci 'Schengen kotası' istiyor

DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanı Fatih Şener, “Lojistikçiler ihracatımızı taşıyabilmek için adeta dokuz doğuruyor. AB, tek bir yapıysa, Türkiye’ye ülke ülke değil toplam bir kota vermeli. Tek seferde 500 bin kota verilsin, sorun kökten çözülsün” dedi. Sorunlar AB’ye ihracat taşımalarında yabancı payını % 40’a çıkardı.

AYSEL YÜCEL DEİK Lojistik İş Konseyi Başkanlığı görevine seçilen Fatih Şener, EKONOMİ gazetesine yaptığı değerlendirmelerde özellikle Avrupa’ya yönelik ihracat taşımalarında yaşanan darboğazlara dikkat çekti.

Çekya ve Avusturya’nın uyguladığı geçiş kotalarının Türkiye’nin ihracat performansını doğrudan etkilediğini belirten Şener, bu kısıtlamaların yalnızca Türk taşımacılarını değil, Avrupalı ithalatçı firmaları da olumsuz etkilediğini vurguladı.

DEİK’in ticari diplomasi alanında önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Şener, sorunların yalnızca resmi bürokratik kanallarla çözülmeye çalışılmasının çoğu zaman yetersiz kaldığını söyledi.

İhracatçı birlikleri, ithalatçı firmalar ve lojistik şirketlerinin de sürece dahil edilmesiyle yeni bir müzakere zemini oluşturulabileceğini dile getiren Şener, bazı ülkelerin çevresel gerekçelerle getirdiği kısıtlamaların ise ikna edici olmadığını savundu.

Türk filosunun Avrupa trafiği içindeki payının sınırlı olduğuna dikkat çeken Şener, Çek otoyollarında Türk araçlarının yoğunluk yarattığı yönündeki iddiaları gerçekçi bulmadığını belirterek Polonya filosunun Türk filosunun on katından büyük olduğuna işaret etti.

Siyasi engeller kota çözümünü zorluyor Geçiş kotalarının sektör açısından kritik bir başlık olduğunu vurgulayan Şener, Avusturya, Çekya ve Macaristan’ın yarattığı darboğazların sürdürülebilir olmadığını söyledi.

Avrupa Birliği’nin tek bir yapı olduğunu hatırlatan Şener, Türkiye’ye ülke ülke değil, toplu bir kota verilmesi gerektiğini savundu.

AB’nin geçmişte Ukrayna ve Kuzey Makedonya gibi ülkeler için benzer uygulamalar yaptığını hatırlatan Şener, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi sürecinde de bu başlığın mutlaka masaya gelmesi gerektiğini belirtti. “Biz Avrupa’ya yılda yaklaşık 500 bin sefer yapıyoruz.

AB tek seferde 500 bin kota verirse Türk nakliyecilerinin belge sorunu kökten çözülür” diyen Şener, Türk filosunun Orta Asya ve Orta Doğu’ya yönelik ihracatları da taşıdığına dikkat çekerek, AB’ye erişimin kısıtlanmasının Türkiye kadar Avrupa ekonomisinin çıkarlarına da aykırı olduğunu ifade etti.

Ancak bu yönde atılacak adımların önünde siyasi engeller bulunduğunu belirten Şener, bazı ülkelerin Kıbrıs Rum kesiminin tutumunu gerekçe gösterdiğini söyledi.

Türk araçlarına toplu kota verilmesinin üye ülkelerin oy birliğini gerektirdiğini hatırlatan Şener, masaya Rum gemilerinin Türk limanlarına yanaşması gibi başlıkların da getirildiğini, sorunun uzun yıllardır çözülemeyen Kıbrıs meselesinin bir parçası haline geldiğini dile getirdi.

Türkiye’nin çevresindeki jeopolitik gelişmelerin taşımacılık koridorlarını doğrudan etkilediğini kaydeden Şener, Suriye, Irak, İran ve Rusya–Ukrayna hattındaki gelişmelerin yük akışlarını yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Bazı güzergâhların kapanmasının araçları Avrupa hatlarına yönlendirdiğini, bunun da navlunlar üzerinde baskı yarattığını ifade eden Şener, krizlerin aynı zamanda yeni fırsatlar doğurabileceğini belirtti.

Özellikle Ukrayna ve Suriye’de savaş sonrası yeniden inşa süreçlerinin Türk müteahhitleri ve buna bağlı olarak lojistik sektörü için ciddi potansiyel sunduğunu söyleyen Şener, Çin’e yönelik kısıtlamaların Avrupa tedarik zincirlerinde Türkiye’nin rolünü güçlendirebileceğini de vurguladı.

Karayolu taşımalarının Türkiye’nin AB ihracatının yaklaşık yarısını taşıdığına dikkat çeken Şener, sektörün en büyük yapısal sorunlarından birinin sürücü açığı olduğunu söyledi.

Uzayan sınır beklemeleri, azalan sefer sayıları ve vize problemleri nedeniyle mesleğin cazibesini kaybettiğini ifade eden Şener, düzenli çalışan profesyonel sürücülere uzun süreli ticari vize verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Şener, mal ihraç ederken hizmet ithal etmek zorunda kalındığını dile getirdi.

Şener, yeni havalimanı altyapısı ve Türk havayolu şirketlerinin güçlü filoları sayesinde Türkiye’nin önemli bir hava kargo operasyon merkezi haline geldiğini söyledi.

Buna karşılık Karadeniz ve Akdeniz’de süren jeopolitik risklerin denizyolu taşımalarını olumsuz etkilediğini belirten Şener, bölgede sağlanacak kalıcı bir istikrarın tüm taşıma modları için yeni fırsatlar yaratacağını dile getirdi.

Şener, bu potansiyelin hayata geçirilebilmesi için özellikle transit geçişlerde bürokrasinin sadeleştirilmesi, maliyetleri artıran uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı. 300 bin TIR ülkeye boş girip dolu çıkıyor Fatih Şener, vize ve geçiş problemleri ile artan maliyetlerin Türkiye’de yabancı taşımacıların payını her geçen yıl artırdığını söyledi.

Yabancı araçların Türkiye’ye boş girerek buradan yük almasının sektörde ciddi bir sorun haline geldiğini belirten Şener, Gürcistan, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen araç sayısında dikkat çekici artış yaşandığını ifade etti.

Bu üç ülkeden boş giriş yapan araç sayısının 100 bini aştığını kaydeden Şener, “Her yıl yaklaşık 300 bin araç Türkiye’ye boş giriyor ve buradan yük alarak çıkıyor” dedi.

Batı'ya yapılan taşımaların yaklaşık yüzde 40’ının yabancı firmalar tarafından gerçekleştirildiğini belirten Şener, sorunun yabancı karşıtlığıyla çözülemeyeceğini vurguladı.

Çözüm için sürücü vizeleri ve geçiş belgelerinin yanı sıra yerli firmaların üzerindeki sigorta, vergi ve işletme maliyetlerinin azaltılması gerektiğini söyledi.  

İlgili Sitenin Haberleri