Haber Detayı
Özel'den Erdoğan çağrı! İstanbul için seçim tarihi verdi
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 29 Mart Pazar günü için İstanbul seçimlerini yenileme çağrısında bulunarak "Seçimi sen kazanırsan, biz siyaseti bırakıyoruz. Ama seçimi Ekrem Başkan kazanırsa artık yakamızdan düşün istiyoruz. Hodri meydan" dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" eylemlerinin 85'incisini İstanbul Bağcılar Meydanı'nda gerçekleştirdi.
Özel mitingde yaptığı konuşmada, "CHP'nin hiç seçim kazanamadığı bu ilçede, olmaz denilen bir günde, dolmaz denilen bir meydandayız.Bu belediyeyi hiç kazanamadık.
Yüzde 1,5 aldığımız da oldu, son seçimde yüzde 33'e kadar tırmandık.
Bu ilçeye küsmedik.
Söz veriyorum.
Türkiye'de iktidar olacağız, Bağcılar'da iktidar olacağız.
Bağcılar'ı Bakırköy mitinginden kalabalık yapan bu iradeye selam olsun, bariyerlerden taşanlara selam olsun.
Seçtiğine, iradesine, başkanına, kentine sahip çıkanlara, hak yedirmeyenlere selam olsun, hepinize helal olsun" dedi.
Özel, şunları kaydetti: "Bu meydana bakınca ben, bir Türkiye haritası görüyorum.
Bu meydana bakınca Anadolu'nun kardeşliğini, Karadeniz'in asi dalgalarını, Güneydoğu'nun sıcaklığını, Balkanların neşesini görüyorum.
Bu meydana bakınca ben pijamayı çıkarmış, kumandayı fırlatmış, meydanlara akmış 10 binleri görüyorum.
İstanbul Büyükşehir, Bağcılar'ı yalnız bırakmadı, elini Bağcılar'ın üzerinden hiç çekmedi.
İstanbul Büyükşehir, bu ilçede 32 bin 600 haneye sosyal destek sağlıyor, 25 bin 500 aileye İstanbul Kart vermiş durumda. 4 bin 800 hane, düzenli olarak Halk Ekmek desteği alıyor.
Bu ilçede 23 bin 500 çocuğa 3 milyon 400 bin litre ücretsiz süt dağıtıldı. 13 bin 400 annenin Anne Kart'ı var çantasında. 2 bin 810 haneye kızlar okusun diye eğitim desteği veriliyor. 5 kreşimizde 537 evladımız eğitim imkanına kavuştu.
İSKİ, bu ilçede 7,4 milyar liralık altyapı yatırımı yaptı. 137 kilometre içme suyu, 80 kilometre atık su hattı inşa edildi.
Kent lokantası, istihdam ofisi, kadın destek merkezi açıldı.
Metro hatlarıyla Bağcılar'ın ulaşım bağlantılarının hepsi tamamlandı.
Ekrem Başkan Silivri'de ama aklı zihni İstanbul'da, Bağcılar'da.
İlk günden bugüne gözü gibi baktığı Bağcılar'a Ekrem Başkan'dan çok selam getirdim." "Kara parayı takip edip baronların çetelerin tepesine çökeceğiz" "Türkiye'de herkes Tayyip Bey'in geçmişte Bağcılar'a geldiğini, yüzünü buraya döndüğünü, desteği buradan aldığını ama artık meydanlara, sokaklara çıkmadığını, pazar gezemediğini, esnafa gidemediğini, milletin yüzüne bakamadığını biliyor.
Şimdi kendisine sesleniyorum.
Bağcılar, en çok desteği verdiği Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarından, ne emeklisi, ne emekçisi, ne esnafı, ne genci ne yaşlısı bu gidişattan memnun değil.
Bir tarafta Bağcılar'ın oyunu alanlar, gidip bir yerde keyif çatanlar, bir tarafta bugün 98 bin Türk Lirası olmuş yoksulluk sınırı, onun altında koca bir meydan var.
Bağcılar'da sokaklar çetelerle, uyuşturucu çeteleriyle dolu.
En büyük sorunlardan biri uyuşturucu.
Maalesef çeteler bu ilçeyi sarmış durumda.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin buna bir çözümü yok.
Çünkü onlar rakiplerine darbe yapmakla, Ekrem Başkan'dan kurtulmak için kumpas kurmakla meşguller.
Çeteler, çocukları hem tetikçi hem torbacı olarak kullanıyor.
Uyuşturucu kullanım yaşı 19'dan 16'ya gerilemiş.
Tedavi başvuruları iki kat, uyuşturucu kaynaklı ölümler iki kat artmış.
Ama Adalet ve Kalkınma Partisi'nin AK Toroslar çetesi, magazin peşinde koşuyor.
İki popçuyla uyuşturucu, iki topçuyla bahis operasyonu yapıp kara para baronlarına dokunmadan, kara paranın izini sürmeden, kara paranın ucu iktidarın oradan geçiyorsa, o taraflara dönmeden kendilerince algı operasyonları yapıyorlar.
Bir ulusal seferberlik ilan edeceğimizi söyledik.
Kara parayı takip edip baronların, çetelerin tepesine çökeceğiz." "Çetelerin kökü kazınacak" "'Aman Kuzey Irak petrolünde Erdoğanların adı geçiyor, büyük paraya dokunmayayım, İran ambargosunu deldiler, oraya karışmayalım.
Venezuela'dan Çorum'a gelen altınlar çıkabilir, oralı olmayayım, damada karışmayayım, evlada dokunmayalım' korkusu Türkiye'de büyük miktardaki kara parayı takipsiz bırakıyor.
Etkin mücadele için MASAK'ı hem özgür hem özerk bırakacağız, yetkilerle donatacağız.
Limanlarda, lojistikte gerçek bir denetim kuracağız.
Sosyal politikalarla birlikte tedavi ve rehabilitasyonu sağlayacağız.
Artık kimse bu ülkenin çocuklarına musallat olmayacak.
Annesinden günahsız doğan çocuk, 14 sene sonunda suç makinesine dönmeyecek.
Onun işlediği cinayet, onun yaktığı yürek, bu ülkede anaları ağlatmayacak.
Ahmetler Atlaslar, anasının babasının yanında güvenle büyüyecek, bunların hepsinin hesabı sorulacak.
Çetelerin kökü kazınacak." "İtiraz edeceğiz, isyan edeceğiz" Bağcılar'da bu kalabalık olmasaydı yüksek tempolu bir konuşma yapmayı düşünmediğini söyleyen Özel, "Bugün Silivri'de canımızı sıktılar, mitingi Silivri'de cezaevinin önünde yaptım ben.
Kusura bakmayın, biraz erken oldu, siz yoktunuz...
Buraya gelince, sizleri görünce bunları elbette konuşacağız" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti: "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin bugün Türkiye'de hüküm süren bir düzeni var.
Türkiye'de verginin yüzde 88'ini bu meydana ödetiyorlar, yüzde 11'ini gerçek vergi ödemesi gerekenlerden alıyorlar.
Teşvik onlara ver, vergi affı onlara ver, sonra bu meydana yüklen dur.
Bu meydandaki emekliye 20 bin Türk Lirası'nı reva gör, asgari ücretliye 28 bin Türk Lirası ile çocuk okut, geçin de.
Bu düzenin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzenidir.
Size söz veriyorum, and olsun ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzenini yıkacağız.
Bazen Eurovision'da sonuncu olurduk, bazen birinci olurduk.
Bazen futbolda elenirdik, bazen dünya üçüncüsü olurduk.
Şimdi yoksullukta, yüksek enflasyonda, işsizlikte, gelir vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.
Memleketi getirdikleri hal, 'yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama dayanmalısın, şükretmelisin, katlanmalısın'.
Kardeşim, bu ülke Atatürk'ün kurduğu eşit bir ülke.
Bu ülkenin her dine saygısı var, yüzde 99'u Müslüman.
Müslümanlıkta ruhban sınıfı mı var, bu memlekette ayrıcalıklı vatandaşlık statüsü mü var?
Neden ben katlanıyorum da sen keyif çatıyorsun?
Katlanmayacağız, asla katlanmayacağız, itiraz edeceğiz, isyan edeceğiz.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzeninin alaşağı edeceğiz.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kara düzenini yıkmaya var mısınız?
Hakkınızı almaya var mısınız?
Artık ezilmeye dayanamıyoruz, ezenlerden kurtulmaya var mısınız?
İşte bu kararlılık, bu mücadele, bu güç kazandıracak.
Çünkü ahlaki üstünlük, psikolojik üstünlük, çoğunluk enerjisi bizdedir.
Onlar korksun, biz kazanacağız." "Bir devri kapatıp, yeni bir devir açacağız" "Emekli maaşını 19 duyunca isyan ettik, Meclis'te oturma nöbetine, emekli direnişine başladık.
Bin Türk Lirası yaptılar, kabul etmedik, 15 gün orada direndik, şimdi 81 ilde direneceğiz, Anayasa Mahkemesi'ne gideceğiz.
Eninde sonunda emeklinin hakkını da emekçinin hakkını da söke söke alacağız.
İktidar olacağız, bir devri kapatıp yeni bir devir açacağız.
Artık, bakan evlatlarının devri bitecek, vatan evlatlarının devri başlayacak.
Tayyip Erdoğan geldiğinde yani 3 Kasım 2002 günü, beğenmediği Ecevit iktidarının son verdiği en düşük emekli maaşı, 1,5 asgari ücretti, bugünkü hesapla beğenmediğimiz asgari ücret üzerinden tam 42 bin Türk Lirası'lık bir maaş.
Emekliyi 42 bin Türk Lirası'ndan 20 bin Türk Lirası'na getirdiler.
Şaşmayan altın hesabıyla o gün 8 çeyrek altın alan en düşük emekli maaşı, bugün 2 çeyrek altın alıyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi, her emeklinin cebinden her ay 6 çeyrek altını almıştır. 6 çeyrek altını çalmıştır.
Elleri nasırlı emeklinin, dirsekleri çürümüş emeklinin, gözlükleri büyümüş emeklinin uğradığı büyük haksızlığa hep beraber isyan ediyoruz.
Çünkü herkes şunu bilmelidir ki, emekli kurtulmadan emekçi, emekçi kurtulmadan çiftçi, çiftçi kurtulmadan işçi, işçi kurtulmadan esnaf kurtulmaz.
Kurtuluş yok tek başına." Özel mitingde yaptığı konuşmada, "Bağcılar'da büyük bir mücadele sürüp gidiyor.
Bağcılar Migros depo işçileri zam istiyorlar, güvence istiyorlar.
Ama birileri o işçiyi küçük görüyor, üstten konuşuyor, ezmeye çalışıyor.
Kendi yukarılarda Migros işçisini karınca gibi görüyor.
Migros'a sesleniyorum.
Karıncanın kardeşi var o da Cumhuriyet Halk Partisi'dir.
İşçinin hakkını vermeyen beni karşısında bulur, bizi karşısında bulur.
Migros, aklını başına toplasın.
Yemeksepeti, kuryelere zulüm ediyor.
Emeklerini sömürüyor, zor şartlar dayatıyor.
Mücadele eden işçilerin mücadelesini görmezden geliyor.
Buradan Yemeksepeti'ne son uyarımı yapıyorum.
Bu senenin başında yeni bir sayfa açarak boykot listelerini boşalttık ama şunu söyledik.
Bu meydanlara kim şaşı bakıyor, kim doğru bakıyor, dikkatle takip ediyoruz.
Bu meydanın canı ciğeri, emekçisi, emeklisidir.
Sol, sosyal demokrat, emeğe sahip çıkan bir kitleyiz.
Şakamız yoktur.
Son ihtarda bulunuyorum.
Yemeksepeti ya anlar ya karşında bizi bulursun.
Kuryelere zulüme devam ederse, kuryelerin arkasında aslan gibi durmaya var mısınız" ifadesini kullandı.
Özel, şunları kaydetti: "Türkiye'de 81 ilde, gözü bu meydanda, gönlü bu meydanda olanların, kulağı direnişteki motokurye örgütündedir.
Kararı verin, bizi karşınıza almayın, nokta.
Bu milleti yoksullukta eşitleyen Erdoğan, ortalıkta dünya lideriyim diye geziyor.
Erdoğan'ın dünya lideri vasfını bolca köşelerinizde kullanın diye yazarlara, televizyonlara talimat...
Buradan o talimatı alanlara bir şey demiyorum da esas bize, siyasetçilere sandıkta talimat verenlere soruyorum, emekliye 20 bin Türk Lirası verenden dünya lideri olur mu?
Asgari ücreti 28 bin Türk Lirası yapandan dünya lideri olur mu?
Rakibinden korkup onu hapse atandan dünya lideri olur mu?
Trump'tan meşruiyet dilenenden dünya lideri olur mu?" "Sana Filistin'i sattırmayacağız" "Gazze'yi Trump'a teslim etmeye kalkıyorlar.
Bugün Gazze'de, Filistin'de kirli bir oyun oynanıyor.
Gazze'de Trump denilen kerameti kendinden menkul şahıs, bir Barış Kurulu kuruyor.
Adına Barış Kurulu demiş, damadı içinde, iş adamı kankası içinde, Orta Doğu Temsilcisi içinde, Irak'ı kana bulayan Tony Blair içinde, tiktokçu Hakan da içeride.
Bu ülkenin Filistin meselesi milli meselesidir, ulusal meselesidir.
Filistin'de Netanyahu denen katil, 71 bin masumun canına kıymışken, ona savaş kahramanı diyen Trump, Barış Kurulu kuruyorum diye Gazze Şeridi'ne oteller dikmeye, kumarhaneler yapmaya ve orayı Filistinli kardeşlerimizden almaya niyetlenmişken, bu Erdoğan, güya Filistin hassasiyeti olan Erdoğan, Trump'a susmakta, teslim olmakta, Barış Kurulu'nu teslim etmekte, oraya eleman vermekte, belki utanmadan kendisi de Trump'ın yanına gitmeyi düşünmekte ve Gazze'yi satmaktadır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Bülent Ecevit'in Yaser Arafat'ın arkasında durduğu yer neresiyse tam olarak oradayız.
Biz, bu meydanı dolduranlar olarak Deniz Gezmiş ve arkadaşları Filistin Kurtuluş Örgütü'ne nasıl destek verdiyse tam oradayız.
Biz Filistin'in dostuyuz, Trump'ın dostu değiliz.
Trump'a ses çıkaramayan Erdoğan'a şunu söylüyoruz.
Öyle boş meydanlarda, çıkıp da boş boş 'Dünya beşten büyüktür' demekle olmaz, Trump'ın karşısına geçip 'Dünya senden büyüktür' demekle olur." "Erdoğan'ın zamanında 'dostum Pedro Sanchez' dediği yoldaşımız, canım kardeşimiz Pedro Sanchez, 'Ben Trump'ın barış planında yokum, Filistin'in olmadığı yerde Filistin'in geleceği konuşulamaz dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin de çizgisi Pedro Sanchez gibi Filistin'in yanında İsrail'in karşısındadır.
Erdoğan'a soruyorum. 71 bin canın katiline, 'savaş kahramanı' diyen adamdan Filistin'e ne fayda gelir.
O topraklara kumarhaneler yaptıran, beş yıldızlı oteller yaptıran, önündeki hidrokarbonlara çökmek için 50 takla atan Trump'ın oyununa alet olmamayı, o heyete girmemeye, kimseyi vermemeye, Filistin'i satmamaya davet ediyorum.
Filistin'i sana sattırmayacağız." "Seçimi sen kazanırsan biz siyaseti bırakıyoruz" "İstanbul'u kazanan, son seçimlerde partiyi birinci yapan Türkiye İttifakı, rengini ay yıldızlı al bayraktan alır, bu bayrağa uzanan eller kırılır, kırılır, kırılır.
Bayrak provokasyonu yapıldığı andan itibaren kim tepki verdiyse çok doğru yapmıştır.
Geçmiş zamanlarda bu tip provokasyonlar toplumu bölerken, şimdi Kürt'üyle, Türk'üyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu ülke bayrağının arkasında durmuştur.
Bayrak provokasyonuna karşı uyanık olan tüm siyasileri ve bu bayrağın arkasında duran tüm milletimizi, şükranla ve minnetle selamlıyorum.
Yoksulluk, geçim sıkıntısı ülkemizin her yanını sarmış durumda.
Uyuşturucu ve kumar illeti hiç olmadığı kadar artmış durumda.
Milletimiz isyan noktasında.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, Tayyip Erdoğan'ın bu sorunları çözecek ne iradesi, ne becerisi ne de enerjisi kalmamıştır.
Karşınızda yıllardır bizim hatalarımızla seçim kazanan, her seçimden önce de çıkıp, 'Birinci parti olmazsam siyaseti bırakırım' diye caka satan biri var.
Şimdi o birine soruyorum, hani birinci parti olmazsan bırakırdın?
Ben kurultayda söz verdim, ilk seçimde partimi birinci parti yaptım, Türkiye'deki belediyelerin yüzde 65'ini aldım.
Girdiğim herhangi bir seçimde partim birinci parti olmazsa, partim iktidar olmazsa, o dakika siyaseti bırakıyorum, hodri meydan.
Ama sen, ikinci parti oldun hala duruyorsun.
Trump'tan meşruiyet dileniyorsun.
Bağcılar'dan sesleniyorum.
Cesaretin varsa, gel öyle atadığın savcılarla, ayarladığın hakimlerle değil, büyük mahkemenin, milletin huzuruna çıkalım.
Buradan ilan ediyorum.
Mart'ın sonunda İstanbul'a bütün belediye meclis üyelerimi istifa ettirmeye, sen de yapacaksan, İstanbul'da tüm belediye seçimlerini yenilemeye hazırım.
Benim adayım belli, Ekrem İmamoğlu.
Hangisine güveniyorsan...
Başbakan çıkardın yendik, Meclis Başkanı çıkardın, yendik.
Beceriksiz, mafyatik Murat'ı çıkardın, yendik.
İster tiktokçu Hakan, ister damat, ister evlat...
Kimi çıkarıyorsan çıkar karşımıza kararı İstanbul versin.
Seçimi sen kazanırsan, biz siyaseti bırakıyoruz.
Ama seçimi Ekrem Başkan kazanırsa artık yakamızdan düşün istiyoruz.
Hodri meydan." "Bu ülkeyi bir daha kurtaracağız" "Var mısın, 29 Mart Pazar günü İstanbul'da bütün İstanbullunun huzurunda büyük mahkeme kurulsun.
Ekrem İmamoğlu adayımdır, karşısına istediğini bulursun.
Biz yenersek erken seçim geliyor, sen yenersen ben siyaseti bırakıyorum, hodri meydan.
Var mısın?
Korkak, var mısın?
Çık karşımıza.
Öyle masum insanlara iftira atmakla olmaz.
Korkma, cesaretin varsa 29 Mart'ta çık karşımıza.
Çok cesaretin varsa erken seçim yaparsın, yoksa İstanbullu kararı versin, hodri meydan.
Silivri'de duruşmaları görülen Oya Başkan, Kadir Başkan, Zeydan Başkan için derhal tahliye bekliyoruz.
Tüm başkanlarımız için tutuksuz yargılama istiyoruz.
Henüz iddianamesi yazılmamış Beyoğlu gibi Gaziosmanpaşa gibi, Büyükçekmece Belediye Başkanımız gibi 9 aydır iddianame bekleyenler için acilen iddianame ve tutuksuz yargılama istiyoruz. 770 yılla yargılanan suç örgütü lideri Aziz İhsan Aktaş dışarıda.
Bu milletin seçtikleri içeride. 4 yılla yargılanan, cezası onaylansa bir gün yatmayacak olanları orada tutanlara söylüyorum.
Atmadığınız iftira kalmadı.
Erdoğan'a diyorum ki, yalanların çökmüştür, iftira siyasetin çökmüştür.
Bu millet artık yalanlara toktur, cesaretin varsa 16 milyonluk İstanbul'un karşısına çıkarsın.
Daha çok cesaretin varsa erken seçim yaparsın.
Korkaklığın sonu yok, iftiracılığın sonu yok.
Arkadaşlarımız masumdur, televizyon yayınından bile kaçan, canlı yayından korkanlar iftiracılarına artık güveni kalmayanlardır.
Bu kara düzene teslim olmadık, olmayacağız, çok vurdular, yıkılmadık, yıkılmayacağız.
Bir adım geri atmayacağız, bir santim eğilmeyecek, bir kelime eksik konuşmayacağız.
Çünkü biz haklıyız, arkadaşlarımız haklı, cesaretimiz tam.
Biz bu ülkeyi kurtaran kadrolarız, bir kez daha kurtaracağız." Özel, mitingin sonunda, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun serbest kalmasının ardından ilk mitingi Bağcılar'da yapma sözü verdi.