Haber Detayı

Putin'in hiç göremediği kardeşi kim? Leningrad’da 872 gün süren işgalin acı mirası
Tarih aydinlik.com.tr
28/01/2026 16:30 (3 saat önce)

Putin'in hiç göremediği kardeşi kim? Leningrad’da 872 gün süren işgalin acı mirası

Leningrad Kuşatması’nın sona ermesinin 82. yılında Putin, düzenlenen anma törenine katıldı. Rus lider, kentin savunmasında ölen binlerce kişiyle birlikte, kuşatma sırasında henüz çocukken hayatını kaybeden ve aynı mezarlıkta yatan ağabeyi Viktor’un kabri başında da saygı duruşunda bulundu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Leningrad Kuşatması’nın sona ermesinin 82. yıl dönümü kapsamında St.

Petersburg’daki Piskaryovskoye Anıt Mezarlığı’nı ziyaret etti.

Putin, kuşatma sırasında yaşamını yitirenler anısına düzenlenen törende mezara çiçek bıraktı.Ziyaret esnasında, iki yaşında hayatını kaybeden kardeşi Viktor’un da kuşatma kurbanları arasında bulunduğu mezarlıkta saygı duruşunda bulunduğu gözlendi.

Kremlin’den yapılan açıklamada, ziyaretin Leningrad Kuşatması sırasında hayatını kaybeden milyonlarca sivilin anısını yaşatmak amacıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.

Vladimir Putin, 1942 yılında Leningrad Kuşatması sırasında hayatını kaybeden ağabeyi Viktor'u hiç görmemiştir; çünkü Rus lider, ağabeyinin ölümünden tam 10 yıl sonra, 1952 yılında dünyaya gelmiştir.PUTİN'İN ABİSİ VİKTOR PUTİN KİMİDİR, NASIL ÖLDÜ?

Viktor Putin, Vladimir Putin’in kendisinden önce doğan ve İkinci Dünya Savaşı’nın en karanlık döneminde trajik şekilde can veren ağabeyidir. 1940 doğumlu olan Viktor, Nazi işgali altındaki Leningrad Kuşatması sırasında yaşanan kıtlık ve difteri salgını nedeniyle henüz 2 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur.

Vladimir Putin 1952 yılında, yani ağabeyinin ölümünden tam 10 yıl sonra dünyaya geldiği için onu hiç tanıma şansı bulamamıştır.

Yıllarca tam yeri bilinmeyen mezarı, yapılan arşiv çalışmaları sonucu Piskaryovskoye Anıt Mezarlığı'ndaki toplu kabirler arasında tespit edilmiştir; bu yüzden Putin, her yıl bu mezarlığa hem ailesinin yasını tutmak hem de kuşatma kurbanlarını anmak için gitmektedir.LENİNGRAD KUŞATMASINDA NELER OLDU?

İnsanlık tarihinin gördüğü en vahşi saldırılardan biri olan ve Nazi Almanyası’nın Sovyet halkını haritadan silme planı üzerine kurulan Leningrad Kuşatması, 27 Ocak 1944’te Kızıl Ordu’nun kesin zaferiyle sona erdi.

Tam 872 gün boyunca faşist çemberinde kalan kent, teslim olmayı reddederek emperyalist saldırganlığa karşı sarsılmaz bir iradenin sembolü haline geldi.

Sovyet halkının azmi, Hitler’in kenti yerle bir etme emrini tarihin çöplüğüne gömdü.Eylül 1941’de tüm ikmal hatları kesilen Leningrad, dünya savaş tarihinin en çetin sınavını verdi.

Nazi komutanlığının kenti açlığa mahkûm ederek teslim alma stratejisine karşı, kentin savunucuları her sokakta ve her fabrikada barikatlar kurdu.Sovyet yönetimi ve halkı, kuşatma altındaki imkansızlıklara rağmen savunma sanayi üretimini durdurmadı; işçiler bir yandan cepheye mermi taşırken diğer yandan ellerinde silahla mevzileri terk etmedi.Kuşatmanın en karanlık günlerinde, Ladoga Gölü üzerinden açılan "Yaşam Yolu", Sovyet lojistik dehasının bir mucizesi olarak tarihe geçti.

Düşman ateşine ve ince buz tabakasına rağmen, kamyonlarla taşınan her bir gram ekmek ve yakıt, kentin kalbinin atmasını sağladı.Bu koridor sadece bir ikmal hattı değil, aynı zamanda anavatanın evlatlarını yalnız bırakmadığının ve her türlü bedelin ödeneceğinin somut bir göstergesi oldu.Leningrad halkı, sadece mermilere karşı değil, dondurucu soğuğa ve açlığa karşı da destansı bir disiplin sergiledi.

Sanatçılar radyolardan senfoniler çalarak moralleri yüksek tutarken, bilim insanları tohum bankalarını korumak adına açlıktan ölmeyi göze alarak geleceği kurtardı.

Bu toplumsal dayanışma, bireysel kurtuluşun değil, kolektif bilincin faşizm karşısındaki mutlak üstünlüğünü tüm dünyaya kanıtladı.Kızıl Ordu’nun Ocak 1943’teki "Iskra" (Kıvılcım) Operasyonu ile kuşatma çemberinde açtığı delik, nihai zaferin habercisi oldu. 1944’ün başında başlatılan büyük taarruzla birlikte, Wehrmacht birlikleri ağır kayıplar vererek geri çekilmek zorunda kaldı.

Leningrad üzerindeki abluka tamamen dağıtılırken, Sovyet ordusunun bu başarısı sadece bir kenti kurtarmakla kalmadı, aynı zamanda Berlin’e giden yolun taşlarını döşedi.Bugün Leningrad, "Kahraman Şehir" unvanını kanıyla ve sarsılmaz inancıyla taşıyor. 1 milyona yakın sivilin ve askerin hayatını kaybettiği bu süreç, Sovyet halkının faşizme karşı kazandığı ahlaki ve askeri zaferin en büyük anıtıdır.Leningrad’ın düşmemesi, Hitler’in Doğu planlarının çöküşü ve özgür bir dünyanın yeniden inşası için yakılan en parlak meşale olmuştur.

İlgili Sitenin Haberleri