Haber Detayı

Ardıç: Faizler geriliyor ama firmaların kullanabildiği kredi hacmi artmıyor
şehir ekonomigazetesi.com
28/01/2026 10:58 (4 saat önce)

Ardıç: Faizler geriliyor ama firmaların kullanabildiği kredi hacmi artmıyor

Dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasının sadece faiz değişimiyle değil, bunun reel sektöre yansımasıyla da ölçüldüğünü söyleyen ASO Başkanı Ardıç, faiz indiriminin krediye erişimi henüz kolaylaştırmadığını kaydetti. Ardıç, “Faizler geriliyor ancak firmaların kullanabildiği kredi hacmi artmıyor; limitler dolu, vadeler kısa, maliyetler hâlâ yüksek.” ifadelerini kullandı.

HÜSEYİN GÖKÇE/ANKARA Ankara Sanayi Odası'nın (ASO) yılın ilk meclis toplantısında konuşan Başkan Seyit Ardıç, dezenflasyon sürecinin başarıya ulaşmasının faiz değişimiyle değil, bunun reel sektöre yansımasıyla ölçüldüğünü söyledi.

Konuşmasına sanayicinin yeşil pasaport talebini tekrarlayarak başlayan ASO Başkanı Seyit Ardıç, ülkeye döviz kazandıran sanayicilerin yıllardır dile getirdiği düzenlemenin gündeme alınmamasının izahı zor bir eksiklik olduğunu bildirdi.

Sanayicinin işinin masa başında değil küresel pazarlarda olduğunu ifade eden Ardıç, vize sürecindeki belirsizlik ve gecikmelerin, doğrudan rekabet gücünü zayıflattığını kaydetti. 2025 yılında belirsizliğin yeni normal olduğunu söylediğini hatırlatan Ardıç, 2026’ya da yeni dünya düzensizliğinin şaşırtmayan gelişmeleriyle girdiklerini söyledi.

Artık sadece kuralsızlığın olduğuna dikkat çeken Ardıç “Bugün küresel düzende güçlü olan, uluslararası kuralları tanımadığını artık gizleme gereği duymuyor” dedi.

İçinde bulunulan dönemi daha derin bir sistem değişimiyle okumak gerektiğine vurgu yapan Ardıç, “Bu yeni dönemde ülkeler serbest ticaretin avantajlarını değil, tedarik güvenliğini; maliyet optimizasyonunu, stratejik bağımsızlığı önceleyen bir çizgiye kayıyor” ifadelerini kullandı.

Son gelişmelerin diplomasinin yerini giderek güç dilinin aldığını gösterdiğini aktaran Ardıç, “Jeopolitik belirsizliklerin arttığı dönemlerde küresel sermaye daha seçici davranıyor, risk iştahı dalgalanıyor ve finansman koşulları sıkılaşıyor”  diye konuştu.

Geleceğe yönelik beklentilerin bozulmasının, dünya çapında yatırım ve tüketim iştahını da törpüleyebildiğini ifade eden Ardıç, 2026’da fiyat istikrarından ziyade risk yönetimi kavramının öne çıktığını anlattı.

Enerjide sadece fiyat seviyesini değil, arz güvenliğini ve öngörülebilirliği önceleyen bir yaklaşımın daha önem kazandığını belirten Seyit Ardıç, bu ortamda finansmana erişimin sanayici ve ihracatçı açısından belirleyici hale geldiğini vurguladı.

KOBİ’lere yönelik talepleri sıralayan Seyit Ardıç, ihracata dayalı üretim yapan KOBİ’ler için sabit faizli uzun vadeli üretim kredi paketi oluşturulmasını istedi.

Risk paylaşımı modeliyle özel sektör tahvil ihraçlarının desteklenmesinin acilen gündeme alınmasını öneren Ardıç.

KGF’nin üst limitlerinin imalat sanayine yönelik artırılması, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ile Eximbank, orta ve uzun vadeli sanayi finansmanı için özel kredi paketleri oluşturması gerektiğini kaydetti.

Ardıç bu önerileri önümüzdeki haftalarda ilgili bakanlıklara resmi olarak iletecekleri bilgisini verdi. “Kalıcı makro istikrara yönelik politikaları destekliyoruz” Merkez Bankası’nın faiz indiriminin enflasyonla mücadelede belirli mesafe alındığını gösterdiğini ifade eden Ardıç, makro istikrarı kalıcı olarak tesis etmeye yönelik kararlı politikaları reel sektör olarak sonuna kadar desteklediklerini bildirdi.

Sürecin başarıya ulaşmasının sadece faiz değişimiyle değil, bunun reel sektöre yansımasıyla da ölçüldüğünü söyleyen Ardıç, faiz indiriminin krediye erişimi henüz kolaylaştırmadığını kaydetti. “Emek yoğun sektörler fiyat yükseltemiyor” Ardıç, “Faizler geriliyor ancak firmaların kullanabildiği kredi hacmi artmıyor; limitler dolu, vadeler kısa, maliyetler hâlâ yüksek” ifadelerini kullandı.

Bu tablonun en çok geleneksel sektörlerde hissedildiğini söyleyen Ardıç, emek yoğun sektörlerin artan işçilik ve enerji maliyetleriyle mücadele ederken, döviz kurundaki sınırlı hareket nedeniyle de fiyatını yükseltemediğini söyledi.

Bu sektörlerin ne spekülatif kazanç peşinde olduğunu ne de kısa vadeli avantaj aradığını ifade eden Ardıç, “Bugün yaşanan sıkışma, üretim açığından değil, finansman ve maliyet baskısından kaynaklanıyor” dedi. “Kur, faiz, enflasyon eksenindeki tartışmalar yapısal sorunları gölgede bıraktı” Enflasyondan kalıcı kurtuluş için sanayicilerin büyük fedakarlık gösterdiğini bildiren Ardıç, buna karşılık taşınmaz hale gelecek yüklerin, ekonomik açıdan doğru sonuç üretmeyebileceğini aktardı.

Üretimin kaybedilmesi halinde kalıcı istikrarın olmayacağını ifade eden Ardıç, kur, enflasyon, faiz eksenindeki tartışmaların yapısal sorunları gölgede bıraktığını vurguladı.

Üretimde verimlilik ve ölçek ekonomisinin önemine işaret eden Seyit Ardıç, “Yeterli büyüklük yakalanamadığında, sanayici stratejik iş birlikleri, güvenli iş bağlantıları, değer zincirine katılma gibi yapısal taşları döşemekte zorlanıyor ve duvara çarpıyor” dedi.

Ardıç, çalışan başına katma değerin Türkiye’de 10 bin, AB’de 42 bin 600 Euro olmasının, organizasyonel yapının zayıflığı ve kapasite sorunundan kaynaklandığını anlattı.

ASO Ankara Ar-Ge merkezleri platformu kuruyor Ekonomi yönetimine çağırıda bulunan Seyit Ardıç, şirket evlilikleri ve birleşmelerin tercih değil, ekonomik egemenlik ve stratejik bağımsızlığın temel taşı olarak ele alınmasını istedi.

Ardıç, firmaların kapasite büyütmesini teşvik eden kümelenme ve birleşme modellerine yönelik vergisel kolaylıklar, ölçeklendirme kredileri ve ortak Ar-Ge platformları için kamu-özel iş birliği mekanizmalarını acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

ASO olarak Ankara Ar-Ge merkezleriyle ilgili araştırmayı üç ay içinde tamamlayacaklarını söyleyen Ardıç, ASO Ankara Ar-Ge Merkezleri Platformu kuracaklarını söyledi.

İllerin teknolojik gelişmişlik endekslerini gösteren ASO İLTEK çalışmasından bahseden Ardıç, bunun Türkiye’nin teknoloji üretim üssünün Ankara olduğunu gösterdiğini belirtti.

Seyit Ardıç’tan 4 talep, 4 uyarı 1- İhracata dayalı üretim yapan KOBİ’lere sabit faizli uzun vadeli üretim kredi paketi oluşturulmalı 2- Risk paylaşımı modeliyle özel sektör tahvil ihracı desteklenmeli 3- İmalat sanayine yönelik KGF üst limitleri artırılmalı 4- Kalkınma Bankası ve Eximbank uzun vadeli özel kredi paketleri oluşturmalı 1- Üretim kaybedilirse kalıcı istikrar olmaz 2- Kur, faiz, enflasyon eksenindeki tartışmalar yapısal sorunları gölgede bıraktı 3- Sanayici fedakarlık gösterdi, kaşınmaz hale gelecek yükler doğru sonuç üretmeyebilir 4- Sıkışma üretim açığından değil finansman ve maliyet baskısından kaynaklanıyor    

İlgili Sitenin Haberleri